:: Adres ve Telefon Değişikliği ::
  
Ceyhun Atıf Kansu Caddesi 195/1
   Balgat / ANKARA
   tel: 0 312 287 23 64 - 65
   belgegeç: 0 312 287 23 65

28. Sayımız 15 Ağustos 2003'den İtibaren
    Gazete Bayii ve Kitabevlerinde...



>">

Uluslararası hukuku ve meşruiyeti hiçe sayarak Irak’ı işgal eden ABD, bir anlamda uluslararası ilişkilere yön veren saiklerin merkezine gücü yerleştirdiğini de ilân ediyordu. ABD’nin bu kadar fütursuz hareket etmesinin gerisinde, Amerika’nın askerî ve ekonomik varlığına hiçbir ülkenin -tek başına olduğu gibi ittifaklar içine girerek bile- karşı duramayacağı inancı yatmaktadır. İki kutuplu dünya sisteminin çok kutuplu ve çok merkezli bir yapıya evrilmesi soğuk savaş dönemi sonrasında umut edilen gelişmeler arasında iken, özellikle Asya krizi ile birlikte dünyada yaşanan sorunların ardından bu umutlar yerini “bekle gör” politikasına terk etmiştir. Özellikle yeni güç merkezleri olması beklenen ve Asya kaplanları olarak lanse edilen ülkelerde yaşanan krizler, Türk cumhuriyetlerindeki rejim bunalımları, AB’nin ABD karşısında bir çekim merkezi olmak yerine kimi zaman ona paralel politikaları benimsemesi, bu umutların giderek sönmesine ve ABD’nin “Pax Americana” yolunda ilerleyerek küresel egemenliğini ilân etmesine vesile olmuştur.
 
devam


A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağrı Erhan İle Söyleşi 

Türk-Amerikan İlişkilerinin Tarihi Seyri ve Kırılma Noktaları



Türk-Amerikan ilişkilerini II. Dünya Savaşı’ndan sonra başlatmamak gerekir. Geçenlerde Türk Dışişleri Bakanı da aynı doğrultuda bir açıklamada bulundu; 50-55 sene öncesine dayanan ilişkilerden bahsetti. Bu doğru değil. Nasıl ki, Türkiye’nin Rusya ile İngiltere ile Fransa ile ilişkileri Osmanlı dönemine dayanıyor, Türk-Amerikan ilişkileri de yine Osmanlı dönemine dayamaktadır.



ayrıntılar


Amerikan Dehşetinin Mimarları: Neoconlar

Süleyman BULUT


Neoconlar: Tuhaf Bileşenli Bir Kimlik Profili
Amerikalılar’ın dış dünyaya karşı sergilediği vurdumduymaz ve snob bakış açısından tarih boyunca iki temel politika neşet etmiştir: izolasyonizm, yâni dünyada olup bitenle mümkün olduğunca ilgilenmeme ve sözde idealistlik cilâsı altında özde realist müdâhaleci anlayış… 



ayrıntılar


ABD Savunma Politikasının El Kitabı:
Amerika’nın Savunmasının Yeniden İnşâsı

Yalçın SARIKAYA


“Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi*” adlı organizasyonun, “Amerika’nın Savunmasının Yeniden İnşası (Yeni bir Yüzyıl için Strateji, Kuvvetler ve Kaynaklar)” başlıklı raporu, bugün ABD’yi yöneten çevrenin, geçmişi baba Bush devrine kadar uzanan bir çalışmasıdır. 21. Yüzyılın başında, ABD için kapsamlı bir savunma güzergâhı çizen bu çalışma, aynı zamanda ABD dış politikasına ilişkin olarak da çeşitli yorum ve işaretler taşımaktadır. Giriş bölümünde, çalışmayı ortaya çıkaran “Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi”nin Amerika’nın savunma gücündeki azalma, küresel çaptaki Amerikan liderliğinin uygulanmasında karşılaşılan problemler ve barışın korunması konularıyla ilgilendiği belirtilmektedir.



ayrıntılar


Jeopolitik Güç Merkezleri Arasında Güç Mücadelesi ve
ABD Türkiye Ortaklığı

Yrd. Doç. Dr. İdris Bal

Türk Amerikan ilişkileri İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra büyük gelişim kaydetti. Sovyet talepleri Türkiye’yi SSCB’yi dengeleyici güç arayışına itti ve Türkiye NATO’ya girerek Batı güvenlik sistemine dahil oldu.1 Bu adım Türkiye’nin Batılılaşma hedefine de uygundu. ABD Türkiye’yi Truman Doktrini ve Marshall Plânı çerçevesinde SSCB’ye karşı destekledi. Türkiye tüm Batılı kurumlara üye olmayı amaçladı. Bu doğrultuda örneğin AET’ye başvurdu ve Avrupa Konseyi’ne üye oldu. 1945-1960 döneminde Türkiye Batı ile ve ABD ile neredeyse pürüzsüz denebilecek ilişkiler tecrübesi yaşadı.



ayrıntılar


Türk-Amerikan İlişkileri
Tarihçesinden İlgi Çekici Notlar

Dr. Şenol KANTARCI

2000 yılındaki Clinton-Esad görüşmesi, Türk-Amerikan ilişkilerinde, gözden kaçan önemli bir kesiti oluşturmuş ve ABD’nin en yetkili ağzı olan Başkan’ın sözleriyle tarihteki yerini almıştır. Söz konusu görüşme sırasında ABD Başkanı Bill Clinton, Suriye Devlet Başkanı Hafiz Esad’a “Siz Golan Tepeleri’nden İsrail’e taviz verin, ben de size Türkiye’den su sözü veriyorum...” demiştir.



ayrıntılar


Siyasi, Ekonomik ve Strateji Araştırma Merkezi (SESAR) Başkanı İsmail YILDIZ ile Söyleşi:

ABD'yle Senkron ve Asenkron Kurumlar Arası Çatışmanın Ürünü:
Süleymaniye Krizi



ayrıntılar

  

Sürgündeki Halk Ahıska Türkleri
ve Yusuf Serveroğlu

Rasim BAYRAKTAR

1 Aralık 1939 yılında Gürcistan Cumhuriyeti Adgün Rayonu Abastuban köyünde bir Değirmenci ailesinde dünyaya gelmiştir. 15 Kasım 1944 tarihinde bütün Ahıskalılar gibi Serveroğlu’nun (Sarvarov) ailesi de Ahıska’dan Orta Asya çöllerine sürgün edildi. Özbekistan Cumhuriyeti Fergana Vilayeti Ahunbabayev ilçesinin Stalin kolhozuna yerleştirilmiş. Ve 1956’da Lise öğretimini tamamlayan Serveroğlu, 1961’de Taşkent Havacılık Yüksek Okulu’ndan mezun olmuştur.1
Bilindiği gibi Ahıskalılar’ın sürgün edildikleri yıllarda, açlık hüküm sürdüğü için, özellikle çocuklar ve yaşlılar soğuktan ve açlıktan ölmüştür.



ayrıntılar

  

Terörizmin Dini Yok

Yrd. Doç. Dr. H. Bülent OLCAY

Terör olayları bazı ülkelerde çok etkili olmaktadır. Kendi ülkeler içinde mücadele edenlerin yanı sıra, 1960’lı yıllardan başlayarak başka ülkelerde de eylemlerini sürdüren örgütler bulunmaktadır. Terörizm, ana hatlarıyla sistematik cinayetler işlenmesi ve siyasal bir hedefe ulaşmak için halkta korku yaymaktır. Ancak, terörizmle mücadele ederken devletlerin yargısız infaz, işkence veya binaların yerle bir edilmesi gibi kullandığı yöntemler; ya da bazı etnik ya da dinî grupların “düşman” ilân edilmesi gibi hususlar da devletin dahili düşmanlarını siyasal bir hedefe ulaşmak için terörize etmesi ya da kısaca “devlet terörü” olarak algılanmaktadır



ayrıntılar


A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağrı Erhan ile Söyleşi
Türk Amerikan İlişkileri ve Kırılma Noktaları

Amerikan Dehşetinin Mimarları: Neoconlar
Süleyman BULUT

ABD Savunma Politikasının El Kitabı:
Amerika'nın Savunmasının Yeniden İnşası

Yalçın SARIKAYA

Jeopolitik Güç Merkezleri Arasında
Güç Mücadelesi ve ABD-Türkiye Ortaklığı

Yrd. Doç. Dr. İdris BAL

Türk Amerikan İlişkileri Tarihçesinden İlgi Çekici Notlar
Dr. Şenol KANTARCI

Siyasi, Ekonomik ve Strateji Araştırma Merkezi (SESAR) Başkanı İsmail YILDIZ ile Söyleşi:
ABD'yle Senkron ve Asenkron Kurumlar Arası Çatışmanın Ürünü: Süleymaniye Krizi

Sürgündeki Halk Ahıska Türkleri ve
Yusuf Serveroğlu
Rasim BAYRAKTAR

Terörizmin Dini Yok
Yrd. Doç. Dr. H. Bülent OLCAY

Okuma Salonu


2023 e-grubuna
üye olmak için aşağıdaki
boşluğa e-mailinizi yazıp
onaylayınız.

    




 
Türk Modernleşmesi

Yazar: Mümtaz'er Türköne
Yayınevi: Lotus 

Türk Modernleşmesi kendine özgü, el’an devam etmekte olan uzun bir maceradır. Kendine özgüdür; zira, modernleşen diğer toplumlarla bir çok ortak paydayı paylaşmakla beraber, farklılıklar ve özgün yönler izlediği rotayı belirlemiştir. Uzun bir maceradır; zira başladığımız günden bugüne dışımızdaki dünya birkaç defa yıkılıp yeniden kurulmuştur; ama modernleşme yekpare bir bütün olarak inişler ve çıkışlarla, savrulmalar ve içe dönmelerle yüklendiği ağır yükleri taşımıştır. Bazen de bir dağın çevresinden dolanıp aynı yere gelmek gibi, yol aldığı zannıyla uzun mesafeler katetmiş ama bir arpa boyu ilerleyememiştir.

Modernlik, Batı’nın inşa ettiği, farklı mecralarda akan birçok ırmağının birleştiği noktada şekillenen ve dünyayı bir kaldıraç gibi bütünüyle değiştiren bir tarih dönemini ifâde etmektedir. Siyasal alanda demokrasiyi, kültürel alanda insan merkezli bir dünya tasavvurunu, bilimsel alanda sınırsız bir akıl egemenliğini ve ekonomik alanda sanayi devrimi ile kitlesel üretimi gerçekleştiren Batı, modernlik adı verilen bu sahip oldukları ile dünyayı egemenliği altına aldı. Batının her alanda ortaya çıkan bu tartışılmaz üstünlüğü öylesine güçlü bir rüzgar estirdi ve dünyayı bütünüyle etki menziline aldı ki, Batı dışında kalan toplumlar hızla değişmeye başladılar. Batı dışı toplumların, modernliğin etkisi altında hızla değişmesine modernleşme adını veriyoruz.


devam
  









Son Güncelleme Tarihi: 16.AĞUSTOS.2003
Bu Site 2023 Dergisi Tarafından Hazırlanmıştır
Webmaster: Mustafa Nazif