Yıl:9   Sayı: 112   Fiyatı: 7.50 TL


  
 

Yugoslavya’nın parçalanması süreci ve sonrasında Hırvatistan’dan başlayıp Bosna üzerinden bütün Balkanlara oradan Avrupa’ya ve dünyanın her köşesine yayılan acıların izleri geçen zamana rağmen silinmiş değil. Yaşanan olayların delik deşik olmuş şahitleri binalardaki mermi izleri bile henüz tam manasıyla silinmemişken, aradan geçen zamana rağmen, insanların yüreklerindeki acının dinmesini beklemek belki de pek gerçekçi değil… Zira 1992 ile 1995 tarihleri arasında üç yüz binden fazla insanın hayatını kaybettiği bir katliam yaşandı, bütün Avrupa’nın sessiz bakışlarının nezaretinde…

 
  


   
   


        
Geçmiş Sayılarda Yayınlanan bazı yazıların tam metinleri
Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin PAZARCI ile Söyleşi
İstediğiniz Şerhi Düşün, Uyum Protokolü’nün İmzalanması; “Kıbrıs Cumhuriyeti” Adı Altında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni Tanımak Anlamına Gelir
Irak Türkmen Cephesi (ITC) Türkiye Temsilcisi Ahmet Muratlı ile Irak Seçimleri ve Yaşanan Gelişmeler Üzerine Söyleşi
Kerkük, Savaş Ganimeti Gibi
Kürtlere Sunulmaktadır
Seksen Yıllık Cumhuriyet'in
Kimlik Meselesi...

Prof. Dr. E. Semih YALÇIN
Prof. Dr. Sina AKŞİN ile Söyleşi
Türkiye Bağımsızlığını Yitirmiş Durumda
Büyük Ortadoğu ve Kafkasya
Prof. Dr. Anıl Çeçen
2023 e-mail grubuna üye olmak için;
Yukarıdaki Form kutusuna mail adresinizi yazıp,
Üye Ol butonuna basınız...




    



Uluslararası Adâlet Divanı’nın Kosova Kararı ve Etkileri

Gözde KILIÇ YAŞIN

Kosova’nın bağımsızlığının uluslararası hukuka aykırılığı konusunun Uluslararası Adâlet Divanı’na (UAD) taşınması, dünyanın dikkatini bir kez daha bu soruna çevirmiştir. Yargı sürecinin sonunda Divan’ın tavsiye nitelikli bir danışma görüşü sunacağından ve özellikle kararın sâdece Sırplar ve Arnavutları ya da Sırbistan ve Kosova’yı değil tüm dünyayı ilgilendiriyor olmasından dolayı taraflardan her hangi birisinin bir hüküm üzerinden zafer ilân edebileceği kadar açık ifadelerin kararda yer alması beklenmiyordu.

   



Doç. Dr. Cüneyt YENİGÜN:

"Balkanlar’da Türkiye’nin Rakibi Yok"


2023- Yugoslavya’nın parçalanması sonrasında Balkanlar’da çok kanlı olaylar yaşandı. Aradan geçen zamana rağmen acılar unutulmadığı gibi Balkanlar’daki istikrarın pamuk ipliğine bağlı olduğuna dair birçok emare var. Öncelikli olarak Balkanlar’ın genel bir fotoğrafını çekmenizi istek neler söylersiniz?

   



Unutmadık

Ersin KÜÇÜKBARAK

11 Temmuz 2010…
Yer Srebrenitsa…
Potaçari Şehitliği…
Yüzlerce tabut yan yana…
Hiç bu kadar cenazeyi bir arada görmemiştim.
Sahi kaç kişi görmüştür ki?
774 tabut…
Kulakları sağır eden bir sessizlik
Tabutlar… Hepsi kuş kadar hafif…

   



Bosna Sorunu Kalıcı Çözülmelidir

Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

Vatikan’ın kurulmasından bu yana sürüp giden Hıristiyan bir Avrupa yaratma idealinin ortaya çıkardığı en önemli sorunlardan birisi Bosna konusudur. On beşinci yüzyılda Müslümanları ve Yahudileri Avrupa kıtasının batı bölgesinden sürüp çıkartarak tüm kıtayı bir Hıristiyan bölgesine dönüştürmeyi hedefleyen Vatikan Hıristiyan merkezi, Avrupa Hıristiyan nüfusunu yüzyıllardır Müslümanlara ve Yahudilere karşı kullanarak, tarihteki dinsizlik imparatorluğu olan Roma devleti gibi bir Hıristiyan Avrupa imparatorluğu yaratabilmenin ardında koşmuştur.

   



Türkiye-Sırbistan İlişkilerine Dair Tarihsel Bir Kesit

Prof. Dr. Esat ARSLAN

Güney Slav Birliği anlamına gelen “Eski Yugoslavya” ayrımsallıkların özenle kurumsallaştırıldığı bir birliktelikti. Bu coğrafî bir birliktelikten ziyade, ayrımsal kültürün şekillendirdiği bir yansımaydı. “Üçüncü Dünya” lideri Tito, Osmanlı’nın bırakmış olduğu bu coğrafyada ayrımsallıkları kurumsallaştırmıştı.

   



Avrupa’ya Yakın İnsanlıktan Uzak; Bosna-Hersek ve Kıbrıs

Ayşe Meltem ÇEKİRDEKCİ

Dünyada yaşanan soykırımlara baktığımızda sistematik bir şekilde, istenmeyen ırkın, etnik grubun/ halkın zalimce öldürüldüğünü görüyoruz. II. Dünya Savaşı’ndan sonra yaşanan en büyük felâket olarak tarihe geçen Bosna-Hersek savaşı ve hakkında Uluslararası Adâlet Divanı’nın “soykırım” kararı bulunan Srebrenitsa da bunlardan biridir.

   



Güzel Bosna’da Çirkin Oyun

Fadime DURAN-Orçun SABAY

Yugoslavya, Slovenleri, Hırvatları, Boşnakları, Sırpları, Slovenleri, Makedonları ve Arnavutları bir arada tutan büyük ve bağlantısız bir ülkeydi. Josip Broz Tito’nun eşit halklardan meydana gelen federal bir topluluk olarak ilân etmesiyle Yugoslavya, dünya tarihindeki yerini almıştır.



Balkan Stratejisinde Milliyetçilik

İpek ÇİFTÇİ

İngiltere’de Nisan ayından bu yana devam eden ve Temmuz’da sonuçlanan Eyüp Ganiç dâvâsı, bizi 1992-1995 yılları arasında eski Yugoslavya’nın mirası üzerinde yaşanan o kanlı günlere geri götürdü. Etnik ve dinî farklılıkları nedeniyle katledilen insanların dramı ve Batı güçlerinin yanı başlarında yaşanan bu vahşete seyirci kaldığı günleri, ayları ve gerçekte yılları bir kez daha hatırladık.



Medeniyetler Çatışması ve Bosna-Hersek

Zeynep LEBA

Soğuk savaşın bitişi yeni bir dünya düzeninin başlangıcı anlamına geliyordu. Soğuk savaş sonrası dönem, Fukuyama’nın “tarihin sonu” tezinin aksine Batı için düşmansız ve ötekisiz bir dönem olmamış ancak yeni dünya düzeninin formülasyonunda “medeniyetler çatışması” baş köşeyi almıştır.

   



Rusya’nın Balkanlar Politikasının Bazı Hususları

Dr. Ali ASKER

Rusya’nın Balkanlar politikası tarih boyu değişik süreçlerden geçmiştir. Rusya İmparatorluğu, Ortodoks ve Slav halkları korumak ve himaye etmek adı altında Balkanlar’a yönelik projeler gerçekleştirmişse de, Rusya’nın istediği bir ortam bir türlü gerçekleşmemiştir.

   



Bosna-Hersek’in Avrupa Macerası

Mehmet ŞAHİN

Savaşlarla ve insanlık dramlarıyla öne çıkan 20. yüzyıl, son trajedisini ironik bir şekilde insan haklarının en gelişmiş olduğu düşünülen hatta “insanlığa karşı suçlar” kavramının doğduğu coğrafyada yâni Avrupa kıtasında yaşadı. Yugoslavya’nın dağılmasının ardından Avrupa’nın orta yerinde meydana gelen savaşların sonunda yeni devletler tarih sahnesine çıkarken, bilhassa doğu ülkelerinde “insan hakları” kavramının da gerçekten bu sahnede olup olmadığı tartışılmıştır.

   



Balkanlar’dan Bosna-Hersek’e Amerikan Politikası

Sinem DEMİRKIRAN

Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyet Rusya’nın, İkinci Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan milletlerarası kuvvet boşluğunu doldurma çabaları, hiç şüphesiz ki dünyaya yepyeni bir şekil vermiştir. Almanya tehdidine karşı Sovyet Rusya ile yapmış olduğu askerî işbirliği sonucu Avrupa’dan tekrar kendi kıtasına çekilmeye hazırlanan ABD, Sovyet Rusya’nın Orta Doğu, Avrupa ve Uzak Doğu istikâmetinde harekete geçtiğini öğrenmesi ile çeşitli stratejiler geliştirmeye başlamıştır.

   



Hiçbir Devlete Âit Olmayan Topraklar: Batı Trakya’nın Hikâyesi

Mehmet Şükrü GÜZEL

Batı Trakya, doğuda Meriç Nehri ile Türkiye'den, batıda Mesta-Karasu Nehri ile Yunanistan Makedonyası’ndan, kuzeyde Rodop dağları ile Bulgaristan'dan ayrılmakta, güneyde Ege Denizi ile çevrili bulunmaktadır.

   



Batı’da ve Türk Toplumunda Yeni Dinsel Hareketler

Prof. Dr. Orhan TÜRKDOĞAN

TGelenekli ve tarihsel Türk toplum yapısı, çevre-merkez diyaloguna dayalı uyumlu bir oluşumu temsil etmektedir. Kültür tarihimizin verileri bize bu gerçek uyum tablosunu açıklamaktadır. Ancak,16. yüzyıldan itibaren bu armoni kimliğini koruyamamış, çevre-merkez diyebileceğimiz bir yapılaşmanın içine girmiştir.

   

Son Güncelleme Tarihi: 15.AĞUSTOS.2010
Bu Site 2023 Dergisi Tarafından Hazırlanmıştır
Webmaster: Davut Merzifonluoğlu