Doğan Kürt Devletinin Ebesi Türkiye mi?

Prof. Ofra BENGIO


Ankara ister istemez Kürt cininin şişeden kaçmasına yardımcı oldu ve cini tekrar şişeye sokmak Türkiye için çok zor olacaktır.

Eğer, “Kuzey Irak'ta bir Kürt varlığının inşasına yardımcı olan bir ülke var o da kim” diye sorulacak olursa; bunun cevabı Türkiye’dir. Bu iddia, Ankara’nın Irak’taki bu türden muhtemel sonuca geleneksel muhalefetine ve kendi huzursuz Kürt nüfusu üzerinde muhtemel yayılma etkisi yüzünden Irak Kürtlerine destek verilmemesi için müttefiklerine, özellikle de Amerika Birleşik Devletleri’ne uyguladığı baskılar göz önüne alındığında paradoksal görünüyor. Bölgedeki son halk ayaklanmaları ve bu ayaklanmaların hem kendi Kürt nüfusuna hem de Suriye’deki Kürtler üzerinde olası bulaşıcı etkileri göz önüne alındığında takındığı tutum daha da çelişkili görünmektedir.

Bu paradokslar nasıl izah edilebilir? Kısaca bölgedeki gerçeklere şöyle bir göz atalım. 1991 Körfez Savaşı’ndan sonra ve bilhassa 2003 Körfez Savaşı’ndan sonra Türkiye yavaş ama kesin bir şekilde, sağduyusunun aksine, kendi aleyhine döndü ve kurulma aşamasındaki Kürt devletinin paravanı olan Irak Kürdistan’ını yöneten Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) için bir hayata bağlayan göbek bağı hâline geldi.

KBY’ye yönelik Ankara'nın politikasındaki yavaş değişim diğerkam kaygılardan ziyade pragmatikti. Türkiye 1991 Körfez Savaşı ve savaşın sonunda (Irak merkezi hükümetinin) Kürt isyânını bastırmasıyla sınırında bir milyon Kürt mülteci sorunu ile karşı karşıya kaldı. İlâve bir milyon Kürt yükünü sırtında istemeyen Türkiye, kaçan Kürtlerin evlerine geri dönmelerini sağlamak için müttefikleri ile birlikte “Huzur Operasyonu” projesini tasarladı. Bu plan ile birlikte uygulamaya koyulan “uçuşa yasak bölge” ile Irak ordusunun Kürtlere karşı hareket etmesinin engellenmesi ile Ankara ve Bağdat arasında kopan ilişkiler, KBY ile Türkiye arasında şizofrenik ilişkilerin gelişmesine zemin hazırladı.

Bir yandan Türkiye, KBY’nin kendi Kürtleri üzerindeki sirayet edici olası etkileri hususunda azamî özen gösterirken, diğer taraftan KBY’nin siyasî ve diplomatik kazanımlarını boşa çıkarma girişimlerinde bulundu. Diğer yandan ise, Ankara gelişmekte olan yapıdan en başta ekonomik kazanımlar olmak üzere en üst seviyede menfaat elde etmek için elinden geleni yaptı. Bu yaklaşım nedeniyle Kürdistan Bölgesi, 2012 yılına kadar sayıları KBY’de kurulan şirketlerin yarısına tekabül eden, 900 Türk şirketi için büyük bir yatırım alanına döndü.

Bu listeye KBY’yi Türk nüfuz alanına çeviren diğer büyük işleri, kültürel ve sosyal girişimleri de ekleyebiliriz. Sonuç olarak, Türk ihracatının en az yüzde yedisi KBY’ye yapılmaktadır.

Ankara’nın, KBY ile 20 Mayıs 2012 tarihinde imzaladığı şaşırtıcı boru hattı anlaşmasını -ki bu anlaşma Bağdat’taki merkezî hükümetin onayı olmadan yapılmıştı- petrol ve gaza olan ihtiyacı ve İran’dan ithali durdurması için kendisine yapılan baskı nedenlerine bağlaması pek de ikna edici gözükmemektedir. Kürdistan Bölgesi'nden Türkiye’ye uzanan iki petrol ve bir gaz boru hattı projeleri, gerçekleşmeleri hâlinde, Kürtlerin bağımsızlık emellerini daha da besleyeceklerdir.

İlginçtir, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Taner Yıldız bu anlaşma vesileyle "Türkiye, Bölgesel Kürt Yönetimi'nin Batı’ya açılan kapısı olarak görülmelidir” dedi.

Bu ilişkilerin gelişmesinin ardında yer alan ikinci önemli amaç ise, KBY’nin Türkiye’nin sancılı Kürt sorununu (yâni silâhlı PKK’nın Türk devleti hedeflerine düzenlediği devam eden saldırıları) çözmeye yardım edeceğine yönelik ümit idi.

Ne var ki, Ankara’nın üsleri Kuzey Irak’ta bulunan PKK’ya karşı KBY’nin savaşacağı veya en azından PKK’yı çevreleyeceği ümidi gerçekleşmedi. Üçüncü ve belki de en önemli husus Ankara’nın, bölgenin değişen jeostratejik haritasına ayak uydurma ihtiyacıdır ki, bu onu “düşmanımın düşmanı, dostumdur” özdeyişine göre hareket etmeye de zorlamıştır.


|Devamı 2023 Dergisi'nde|                                                                             |Abone olmak için tıklayınız|
   


Son Güncelleme Tarihi: 15.AĞUSTOS.2012
Bu Site 2023 Dergisi Tarafından Hazırlanmıştır
Webmaster: Davut Merzifonluoğlu