Yıl:6   Sayı: 80   Fiyatı: 6.5 YTL



  

Türkiye’nin doğu ve güneydoğusundaki sorunların temelinde yer alan PKK terör örgütü, Bush-Erdoğan görüşmelerinin ardından tasfiye edilme sürecine girmiş bulunmakta. Fakat bunun terör örgütünün toptan ortadan kalkacağı şeklinde okumak şu anki gelişmeler ışığında mümkün değil. Zira, Türkiye’nin dönüştürülmesi ve terör vasıtasıyla sevk ve idare edilmesi için PKK’nın ileriki dönemlerde de oynayacağı roller olduğu gözükmektedir. PKK’nın arkasındaki güç konumundaki ABD ve Avrupa’nın, PKK’yı etkisizleştirilmesi karşılığında Türkiye’nin ulus devlet kimliğinin tasfiyesini pazarlık masasına aleni olarak getirdiği, 5 Kasım’da gerçekleşen Bush-Erdoğan görüşmesi sonrasında daha da netleşmiştir. Görüşme öncesinde toplumun bütün kesimlerinden PKK’ya yönelen öfkenin de tesiriyle sınır ötesi operasyona yönelik açıklamalar yapan, Barzani ve Talabani ikilisini teröre destek verdikleri için kınayan AKP hükümetinin yetkilileri, bu görüşme sonrasında tedricen tansiyonu düşürmek suretiyle hadiseyi “dağdakilere af”a kadar getirmiş, silahları bırakması hâlinde PKK’ya siyasetin yolunun açılacağını dile getirmişlerdir. AKP’nin ileri gelenlerinin önemli meselelerde uyguladıkları taktiği burada da sürdürdüklerini görmek mümkün; o da birbiriyle çelişkili açıklamalar yapmak sûretiyle kafaları karıştırmak, toplumda oluşan tepkiyi bu kafa karışıklığı üzerinden etkisiz hâle getirmektir. PKK’yı varlığını yıllardır borçlu olduğu ABD’nin vereceği istihbarat desteği ile ortadan kaldıracaklarını söyleyenlerin şimdi affı gündeme getirmesi, bir aylık bir zaman diliminde daha önce planlanan bir stratejinin ürünüdür. Dağlıca saldırısı sonrasında kullanılan üslubun bugün tamamen değiştiğine gelişmeleri yakından takip eden zihinler kolayca fark edebilirler.

.
  


   
   


        
Geçmiş Sayılarda Yayınlanan bazı yazıların tam metinleri
Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin PAZARCI ile Söyleşi
İstediğiniz Şerhi Düşün, Uyum Protokolü’nün İmzalanması; “Kıbrıs Cumhuriyeti” Adı Altında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni Tanımak Anlamına Gelir
Irak Türkmen Cephesi (ITC) Türkiye Temsilcisi Ahmet Muratlı ile Irak Seçimleri ve Yaşanan Gelişmeler Üzerine Söyleşi
Kerkük, Savaş Ganimeti Gibi
Kürtlere Sunulmaktadır
Seksen Yıllık Cumhuriyet'in
Kimlik Meselesi...

Prof. Dr. E. Semih YALÇIN
Prof. Dr. Sina AKŞİN ile Söyleşi
Türkiye Bağımsızlığını Yitirmiş Durumda
Büyük Ortadoğu ve Kafkasya
Prof. Dr. Anıl Çeçen
2023 e-mail grubuna üye olmak için;
Yukarıdaki Form kutusuna mail adresinizi yazıp,
Üye Ol butonuna basınız...




    



Kimlik ve Anlam Ortaklığının Milletin Oluşmasındaki Rolü ve Türk Milleti

Prof. Dr. Özcan YENİÇERİ

Kimlik, öznenin bilmesi, kendisini, nesneyi ve diğerlerini fark etmesi demektir. Özü itibariyle de tanımak, tanınmak ve tanımlamak anlamına gelir. Bilinmektedir ki birey ancak farklılığını idrak ettiğinde tanır ve tanımlar. Fark etmek iki boyutludur; birincisi aidiyetlerle diğeri de ötekilerle ilgilidir.

   



Doç. Dr. Hasan ÜNAL ile Söyleşi

“Yavru Vatan” Değil, Habis Bir Ur!


2023- Başbakan R. Tayyip Erdoğan’ın Bush’la görüşmesi sonrasında PKK ile mücadele noktasında Türkiye nereye geldi? Bu görüşmeden çıkan kararlar Türkiye’nin terörle mücadelesinde netice alınmasına katkı sağlar mı?

H. Ünal-
Benim kanaatimce Başbakan Erdoğan ile Bush arasındaki 5 Kasım görüşmeleri ileriki yıllarda bir mîlâd olarak anılacak.

   



Yavru Vatan ile Anavatanı Parçalamak

Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

Ortadoğu coğrafyasında bir Kürt devleti ikinci kez kurulmaktadır. Yirminci yüzyılın ortalarında İkinci Dünya Savaşı sonrasında Sovyetler Birliği tarafından İran topraklarında ilk Kürt devleti kurulmuştur ama ancak bir yıl yaşayabilmiştir. Bir yıl sonra İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri ikilisinin bir operasyonu ile bu yeni devlet ortadan kaldırılmıştır.

   



“Kimlik” Tartışmasında “Türk” Rengi Belirgin Olmalıdır

Doç. Dr. Celalettin YAVUZ

ABD ve İngiltere tarafından 20 Mart 2003’te başlatılan Irak Savaşı’ndan sonra, Irak’taki istikrarsızlığa paralel olarak Türkiye’nin güneydoğusunda ve doğusunda, gittikçe artan ölçüde, huzur ve asayiş yeniden bozulmaya başladı.

   



Küresel Egemenlik İçin Parçalanan Kimlikler

Dr. Fahri ATASOY

Kimlik tartışmalarını çok yönlü olarak yapmak mümkün. Kimliğin sosyal psikolojik olarak tanımlanmasından, felsefî boyutunu tartışmaya kadar bir çok zeminde açıklamalar yapılabilir. Farklı disiplinlerdeki farklı bilim adamları kimlik problemine kendi zeminlerinden yaklaşabilirler.

   



Prof. Dr. Abdülkadir ÇEVİK ile Söyleşi

Türk Milletine Başarı Gerekli...


2023- Politik psikoloji, Türkiye’de pek bilinmeyen bir kavram ve daha ziyada Vamık Volkan’ın açıklamalarıyla gündeme geldi. Politik psikoloji kavramından biraz bahseder misiniz?

A. Çevik-
1974 yılında zamanın Başbakanı Bülent Ecevit, ki o zaman Kıbrıs Barış Harekâtı gündemdeydi, Türkler ile Yunanlılar arasındaki sorunlardan bahsederken, “İki ülke vatandaşları arasında duygusal bazı sorunlar var” şeklinde bir cümle kullanmıştı, ama pek kimse o zaman bunu dikkate almamıştı.

   



21. Yüzyılın Eşiğinde Türk Sosyolojisinin Dinamikleri

Prof. Dr. Orhan TÜRKDOĞAN

“Çağdaş Türk Sosyolojisi” adlı araştırmamızda (Erzurum, 1977), 1950’ler sonrası ülkemizde gelişen sosyoloji akımlarının yönü, boyutu ve metodolojisi hakkında bir bölüme yer verilmişti. 1950-1970’ler arası yirmi yıllık süre içinde:



Devşirilen PKK'nın İpleri Çekilirken Kürt Kimliğinin Siyasallaşma Süreci

Prof. Dr. Esat ARSLAN

Ortadoğu’da faaliyette bulunan ve bu topraklarda tutunabilen yasa dışı örgütlerin genelde bilinen üç tipi bulunmaktadır. Sınıflandırmaya tâbi tutulan illegal örgütlerin büyük çoğunluğu taşeron örgüt statüsündedir. Bu yapılanma ve örgütlenme sistematiği bölgede kalıcılık, devamlılık ve mevcudiyet seçeneklerinin olmazsa olmazıdır.



Türk Kültürünün Terkip Kabiliyeti Üzerine Bir Deneme

Yrd. Doç. Dr. Ruhi ERSOY

Bu çalışmada Türk kültürünün tarih sahnesinde varlık gösterdiği coğrafyadan hareketle kültür teorisyenlerinin “Bozkır kültürü” diye adlandırdığı bu kültürün, temel nitelikleri üzerinde durulup, yeryüzündeki yayılım alanlarında kurduğu devletler, ürettiği erdemler ve çağın şartlarına göre çevre kültürleri kendi üslubuna dönüştürebilme özelliği üzerinde durulacak, kurumları ve sanatçılarını çağın şartlarına sürekli eklemlendirebilme kabiliyeti noktasında bazı örnek çözümlemeler yapılmaya çalışılacaktır.



Ermeni Meselesi’ne Genel Bir Bakış-II

Mehmet TORUNLAR

Tarihî boyunca gerçek anlamda katliamlara imza atmış, soykırım yapmış Batılı devletler, modern çağın en büyük soykırımı olarak tanımlanabilecek Yahudi soykırımına, başta Almanya olmak üzere değişik derecelerde katılmışlardır.
   



Rusya’nın Enerji Politikası ve Avrupa’da Enerji Rekabeti

Gökhan TELATAR

Vladimir Putin’in yönetime gelmesiyle Rusya’nın uluslararası alandaki saygınlığını ve etkinliğini artırmaya yönelik daha aktif bir dış politika benimsemiştir. Putin, SSCB’nin dağılmasından sonra Rusya’nın kaybettiği etkinliği yeniden kazanmak ve ülkesinin eskisi gibi bir süper güç olmasa bile küresel dengelerde etkili bir büyük güç olmasını sağlamaya yönelik bir dış politika izlemeye başlamıştır.
   

Son Güncelleme Tarihi: 15.ARALIK.2007
Bu Site 2023 Dergisi Tarafından Hazırlanmıştır
Webmaster: Davut Merzifonluoğlu