Yıl:4   Sayı: 42   Fiyatı: 5 milyon



  

İki kutuplu dünya tasarımı sona ermiş olmakla birlikte, henüz küre yeni bir uluslararası sisteme evrilmiş ve bir dengeye kavuşmuş değildir. 90’lı yıllar, insanlara hâkim olan iyimser düşünceler ve küreselleşmenin dünyayı “küresel bir köye” dönüştüreceği iddiasıyla “rüzgar gibi” geçerken; hiç kimse, şiddetin ve savaşların tek kutuplu bir dünya tasarımın ürünü olarak yeryüzüne yayılacağını beklemiyordu. İki kutuplu dünyanın sona ermesi, Balkanlar’da, Orta Asya’da, Doğu Avrupa’da bağımsız devletlerin ortaya çıkması ve bu sürecin kanlı savaşlarla gerçekleşmemesi; iki kutuplu düzenin çok kutuplu bir yapıya doğru evrileceği, karşılıklılık esasına dayalı bölgesel entegrasyonların çatışmaları değil, işbirliği zeminini güçlendireceği iyimser düşüncesini de doğurmuştu. Öyle ki, Yugoslavya’nın parçalanmasıyla ilk sinyallerini veren yeni çatışma alanlarının doğacağı ve küresel bir paylaşım kavgasının yeniden yaşanacağı gerçeği bile, bu iyimserliği yıkmaya yetmedi: Ta ki ABD’nin, 11 Eylül saldırısını küresel hegemonya arayışına reel bir zemin oluşturmak için kullanmaya karar vermesi ve yeryüzünü Amerikan menfaatleri doğrultusunda yeniden şekillendirmek için gücü merkeze alan bir yöntemi benimseyip önce Afganistan’ı, ardından Irak’ı işgal etmesine kadar…

  

        
Geçmiş Sayılarda Yayınlanan
bazı yazıların tam metinleri
  
Seksen Yıllık Cumhuriyet'in
Kimlik Meselesi...

Prof. Dr. E. Semih YALÇIN
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi
Öğretim Üyesi

Prof. Dr. Sina AKŞİN ile Söyleşi
Türkiye Bağımsızlığını
Yitirmiş Durumda
Büyük Ortadoğu ve Kafkasya
Prof. Dr. Anıl Çeçen
2023 e-mail grubuna üye olmak için;
Yukarıdaki Form kutusuna mail adresinizi yazıp,
Üye Ol butonuna basınız...








  



Rusya'da Avrasyacılık Anlayışı ve
Avrasya'daki Türkiye Gerçeği


Özcan Yeniçeri

SSCB bir abartıydı. Komünizm de öyle. Bunun farkında olan yalnızca bugünün tek küresel gücü ABD idi. O da bunu, küresel hegemonya için sonuna kadar kullandı. SSCB’nin dağılmasına günler varken bile ABD komünist tehditten korunmak(!) için “Yıldız Savaşı Projesi”ni başlatmıştı.

   



Avrasya’da Dünya Hegemonya Kavgası

Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

“Avrasya” kavramı bir coğrafî bölgenin adıdır. Dar ve geniş anlamda ele alınmaktadır. Geniş anlamda, Avrupa’nın doğusu ile Asya’nın batısını kapsarken dar anlamda ise, dünyanın merkezî bölgesine dayanan bir tanımlamayla Avrasya’yı açıklayabiliriz.
   



AVRASYACILIK : Düşünsel Problematiği

Yrd.Doç.Dr. Elif Hatun Kılıçbeyli

Avrasyacılık, ilkçağlardan yeni çağa kadar geçen yüzyıllık süreçlerde coğrafik hareketlilik ve kitlesel göçler ile kendiliğinden ortaya çıkmış bir gerçek olarak kabul edilmekle birlikte, üzerinde yapılan araştırmalar ile oluşturulan kavramlar, 20. yüzyıl başlarına dek uzanmaktadır.
   



Rusya’da Bir Millî İdeoloji Arayışı: Avrasyacılık

Dr. İhsan ÇOMAK

Avrasyacılık terimi ilk defa Alman coğrafyacı Aleksander Gumbeldt (1769-1859) tarafından kullanıldı. Rusça’da ilk defa kullanan V. İ Lamanski (1833-1914) oldu. Başlangıçta sâdece bir coğrafî terim olan Avrasyacılık, daha sonraları Rusya’da felsefî ve ideolojik bir anlam kazandı. İdeolojik kriz dönemlerinde gündeme gelen bu akım, Rusya için bir “millî ideoloji” hâline getirilmeye çalışıyor.

   



Dünden Bugüne Rusya; Rusya’nın Genel Politikaları

Dr. Vakur KAYADOR

Ekim Devrimi sonrası Lenin’in önderliğindeki yıllar, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin kuruluş dönemidir. I. Dünya Savaşı sırasında olağanüstü yetenekli ve birikimli devrimci kadrolar; artık bütün dinamizmini yitirmiş, halkla bağlarını koparmış, garip bir papaza, Rasputin’e teslim olmuş Romanoflar karşısında dünyanın ilk sosyalist devrimini gerçekleştirmişlerdir.
   



Analiz
Türkistan-Terör-İki Örgüt ve Türkiye


Dr. Hasan Ali Karasar

Amerika Birleşik Devletleri’nin Afganistan merkezli olarak 11 Eylül’ü takip eden süreçte yürüttüğü “uluslararası terör ile mücadelesini” yarım bırakarak Irak macerasına sürüklenmesi, bölgeyi ve terör örgütlerini izleyen uzmanlar arasında yeni bir tartışma yaratmıştır.

   



Sivas Kongresi Kararları mı ?
Genişletilmiş Ortadoğu Ve Kuzey Afrika (GOKAP) Projesi Dayatması mı? 


Doç. Dr. Esat Arslan

Bir ulusun kurtuluşunu hazırlayan kararlara ev sahipliği yapması, bir ulusun yeniden inşasına tanıklık etmiş olması, 20. yüzyılın başlarında dünyadaki mazlum uluslara örnek olacak biçimde esaretten kurtuluş bildirgesinin yazılması, Sivas ilimizin önemli özelliklerindendir.
   



Amerikan Başkanlık Seçimleri:
Bush-Kerry Yarışı ve
Seçimin Türkiye Açısından Muhtemel Sonuçları


Doç. Dr. Birol Akgün ve Arş. Gör. Erdem Özlük

2 Kasım 2004 tarihinde Amerikalılar, başkanlık seçimi için yeniden sandığa gidecekler. Yarışın iki temel aktörü, Cumhuriyetçi Parti adayı ve mevcut başkan George W. Bush ve Demokratlar’ın adayı John F. Kerry. Amerikan halkının kimi başkan seçeceği, yalnızca kendi ülkelerini değil dünya sistemini de etkileyecek.

   



Küresel Şiddet ve Teröre Köklü Çözüm:
İnsan Olmanın Kök Değerleri Üzerine
Yeniden Düşünmek ve Yüksek Güven Kültürü Yaratmak


Prof. Dr. Hasan ONAT

İnsanlık bir bütün hâlinde zor bir sınav döneminden geçmektedir. Bilim ve teknolojideki gelişmeler, gerçekten göz kamaştırıcıdır. Genetik alanındaki araştırmalar insana heyecan vermektedir. İletişim imkânlarının artması, dünyayı küçücük küresel bir köye dönüştürmüştür.
   



Telafer Olayları

Prof. Dr. Ekrem PAMUKÇU

Telafer’de Türkmenler aleyhine gelişen son olayları analiz etmeden önce Telafer hakkında kısa bir bilgi vermekte fayda görüyorum. Telafer, Musul’un 70 km. kadar kuzey batısında, merkez nüfusu 280.000 olan katıksız bir Türkmen kasabasıdır.
   



Küreselleşme Sürecinde Bir Kırılma Noktası: 11 Eylül

Dr. Fahri ATASOY


Küreselleşme tartışmalarının en zirvesinde şüphesiz “tarihin sonu” tezi yer alır. Fukuyama’nın “tarihin sonu” tezi ile dile getirdiği, insanlığın artık modernleşme sürecini tamamlayarak liberal demokrasi ve kapitalizm safhasıyla birlikte varabileceği en üst zirveye çıkmış olduğudur.
   



2004 Kışı Ve
“İnsan Kaynaklı” Meteorolojik Afetler Üzerine Bir Değerlendirme


Doç. Dr. Murat Türkeş


Bugünkü klimatolojik bilgilerimize ve hâfızalarımızda kayıtlı anılarımıza göre, geçmiş yıllarda da örneğini çokça yaşadığımız şiddetli kış koşulları, yeni yılla birlikte özellikle de 20-26 Ocak 2004 günleri arasında, Türkiye’nin büyük bir bölümünde etkili oldu.
       

Son Güncelleme Tarihi: 15.AĞUSTOS.2004
Bu Site 2023 Dergisi Tarafından Hazırlanmıştır
Webmaster: Mustafa Nazif