Yıl:8   Sayı: 102   Fiyatı: 6.50 TL



  

2009, geleceğimizi etkileyeceği muhakkak olan “açılımların” sahne almasıyla birlikte tarihin önemli yılları arasına girmeyi şimdiden hak etmiş gibi görünmektedir. Şimdiki tartışma iklimine baktığımızda siyasî iradenin bu konudaki gayretinin tarihte nasıl anılacağını aşağı yukarı kestirmek mümkünse de, olaylar ve şahıslar hakkında kesin hükmü tarihe bırakmayı ve 2023’ün bu ayki sayısını, tarihe şahitlik vazifemizi yerine getirerek, “açılımlar” yılı olarak addedilecek 2009’un son aylarına damgasını vuran gelişmelerden birisini teşkil eden Ermenistan ile Türkiye arasında Zürih’te imza edilen protokole ayırmayı uygun bulduk..

 
  


   
   


        
Geçmiş Sayılarda Yayınlanan bazı yazıların tam metinleri
Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin PAZARCI ile Söyleşi
İstediğiniz Şerhi Düşün, Uyum Protokolü’nün İmzalanması; “Kıbrıs Cumhuriyeti” Adı Altında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni Tanımak Anlamına Gelir
Irak Türkmen Cephesi (ITC) Türkiye Temsilcisi Ahmet Muratlı ile Irak Seçimleri ve Yaşanan Gelişmeler Üzerine Söyleşi
Kerkük, Savaş Ganimeti Gibi
Kürtlere Sunulmaktadır
Seksen Yıllık Cumhuriyet'in
Kimlik Meselesi...

Prof. Dr. E. Semih YALÇIN
Prof. Dr. Sina AKŞİN ile Söyleşi
Türkiye Bağımsızlığını Yitirmiş Durumda
Büyük Ortadoğu ve Kafkasya
Prof. Dr. Anıl Çeçen
2023 e-mail grubuna üye olmak için;
Yukarıdaki Form kutusuna mail adresinizi yazıp,
Üye Ol butonuna basınız...




    



Kafkasya’da Bitmeyen Hâkimiyet Mücadelesi ve Türkiye

Prof. Dr. Özcan YENİÇERİ

Farklılıklar laboratuarı niteliğindeki Kafkasya’da SSCB’nin çöküş sonrasında üç bağımsız devlet meydana gelmişti. Bu devletler, henüz toparlanmadan kendilerine bağlı özerk bölgelerin sorunlarıyla yüz yüze geldi. Bu bağlamda Gürcistan için Abhazya ve Osetya; Ermenistan ve Azerbaycan için ise Dağlık Karabağ temel itilaf konusu oldu.

   



Prof. Dr. Aygün ATTAR:

Türkiye-Ermenistan İlişkilerinde Amerika’nın Telkinleri Etkilidir


E. Dursun- Türkiye ile Ermenistan arasında parafe edilen ve 10 Ekim’de imzalanacağı açıklanan protokollere ilişkin olarak gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Özellikle ikinci protokolde protokollerin kabul edilmesinden 2 ay sonra sınır kapılarının karşılıklı açılması planlanıyor.

   



Kapılar Kimin İçin Açılıyor?

Yrd. Doç. Dr. Yalçın SARIKAYA

Türkiye ve Ermenistan, 10 Ekim 2009 günü Türkiye saati ile 21.00’de diplomatik ilişkileri kurmaya ilişkin protokolü Zürih’te, ABD, Rusya, Fransa, Slovenya ve İsviçre Dışişleri Bakanlarının katıldığı bir törenle imzaladı. Bu protokolün iki ülke meclislerinde kabulü bir prensip olarak benimsenerek zorunluluk hâline getirildi.

   



Türkiye’nin Normalleşme Arayışları Işığında Güney Kafkasya

Araz ASLANLI

Türk dış politikası açısından Ekim 2009’a, Güney Kafkasya’ya ilişkin olarak iki önemli gelişme beklentisi ile girilmişti. Bu beklentinin birincisini, Moldovya’nın başkenti Kişinev’de gerçekleştirilen BDT Devlet Başkanları Zirvesi sırasında, 8 Ekim’de Azerbaycan ile Ermenistan arasında, Karabağ sorununa (Azerbaycan topraklarının Ermenistan tarafından işgali sorununa) ilişkin anlaşma, diğerini ise, 10 Ekim’de İsviçre’de “Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesine” ilişkin daha önce paraf edilmiş protokollerin imzalanması oluşturmaktaydı.

   



Karabağ Ermenilere Verilemez

Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

Son zamanlarda sürekli “açılım”lara doğru sürüklenen Türkiye’de, en önemli açılımlardan birisi olarak da, “Ermeni açılımı” olarak isimlendirilen yeni girişimler gündeme getirildi. Devletin en tepesindeki yöneticilerin başlattığı süreçle birlikte Türk kamu görevlileri şimdiye kadar bilinen çizginin dışında hareket etmeye başladı.

   



Temel Dayanaktan Yoksun “Ermeni Protokolleri”

Prof. Dr. Esat ARSLAN

Perde arkasındaki Ermenistan’ın emelleri bağlamında ABD Dışişleri Bakanlığı’nda çerçevesi ve içeriği çizilen, Türkiye’nin çokça dahil edilmediği, sâdece Ermenistan ve ABD arasında aylar süren ince eleyip sık dokunan müzakerelerin ardından, 31 Ağustos 2009 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin sâdece parafının alınmasıyla Protokoller oluşturuldu.1

   



Azerbaycan ile Türkiye Arasında Bilimsel ve Eğitim Alanlarında İşbirliği

Lale KERİMOVA 

Azerbaycan ile Türkiye arasındaki işbirliği üzerine çalışmalar yapılırken genellikle konunun siyasal, ekonomik ve askerî boyutları üzerinde daha fazla durulmaktadır. Tabiî ki, ikili ilişkiler açısından bu alanlar büyük önem taşımaktadır.



Avrasya’da İşbirliği ve Kalkınmanın Öncüsü: Nazarbayev Asya’nın Yükselen Yıldızı: Kazakistan

Dr. Hasan Ali KARASAR

1991 yılının Ağustos ayında gerçekleşen bir darbe sonucu Rusya Federasyonu Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını ilân ettiğinde, fiilî olarak soğuk savaş yıllarının bu süper gücü tarih sayfalarına karışmış oluyordu.



Dengesiz Güçler Merkezi Avrasya

Haktan BİRSEL

Ahmet Reşit’in “Büyük Oyunu’nun İkinci Perdesi”, ABD eski Başkanı (Baba) Bush’un, “Yeni Dünya Düzeni” şeklinde isimlendirdiği Avrasya güç mücadelesinin 1990 sonrası yeni şekli, günümüze kadar geçen süre içinde ne yazık ki Avrasya’nın yerli halklarının lehine bir gelişme doğurmamıştır.

   



Türk Kültür Birliğinin Önemi ve Türk Dünyası Jeokültürüne Yönelik Stratejik Öngörü

Dr. Hakan KANTARCI

Türk varlığının bugüne değin sürekliliğini ve dinamikliliğini sağlayan, Türk kimliğini anlamlaştıran ve millet benliğini oluşturan olgu, “temel değerler” olmuştur. Bu temel değerler, Türk kültürünü merkeze alan öz değerlerdir.

   



Günümüz Siyasal Oluşumları: Kürt Sorunu mu? Türk Sorunu mu?

Prof. Dr. Orhan TÜRKDOĞAN

Günümüz Türk toplumunun en önemli dinamiklerinden biri Güneydoğu sorunudur. Bunun da temelinde etnisite sorununa dayalı oluşumlar yatmaktadır. Şu anda aydınlar, yöneticiler, siyasal partiler, sivil toplum örgütleri, akademik kuruluşlar ve basın-yayın organları kendilerine özgü çözüm yollarını ileri sürerek, eylemlerde bulunmaktadırlar.

   



Türkiye-Azerbaycan Diplomatik İlişkilerinde Stratejik Bir Obje Olarak Kültürün Yeri ve Rolü

Dr. Yaşar KALAFAT

Günümüz Türk toplumunun en önemli dinamiklerinden biri Güneydoğu sorunudur. Bunun da temelinde etnisite sorununa dayalı oluşumlar yatmaktadır. Şu anda aydınlar, yöneticiler, siyasal partiler, sivil toplum örgütleri, akademik kuruluşlar ve basın-yayın organları kendilerine özgü çözüm yollarını ileri sürerek, eylemlerde bulunmaktadırlar.

   

Son Güncelleme Tarihi: 15.EKİM.2009
Bu Site 2023 Dergisi Tarafından Hazırlanmıştır
Webmaster: Davut Merzifonluoğlu