Yıl:8   Sayı: 86   Fiyatı: 6.5 YTL



  

Türkiye, 2007’nin başlarından itibaren küresel sistemde meydana gelen likidite krizinin tetiklediği bir ekonomik krizi tartışmaya devam ediyor. Özellikle uluslararası piyasalardaki sıcak para fazlası ve göreceli olarak yaşanan iyileşmeden kendi payına düşeni alarak, 2007’nin son çeyreğine kadar büyüyen Türk ekonomisi bu tarihten sonra bir durgunluğa girmiştir. Kaldı ki gerçekleşen büyümenin istihdama yansımaması ve cârî açık bu dönemde tartışılan en önemli konulardı. İstihdama yansımayan büyümenin borçlanmak kaydıyla gerçekleştiği, ara mallarının üretiminde bile ithalâtın önemli bir yer tuttuğu, bunun da düşük kur politikasından kaynaklandığı; bu dönemde Türk ekonomisine yönelik getirilen eleştirilerin ana temasını oluşturuyordu.

.
  


   
   


        
Geçmiş Sayılarda Yayınlanan bazı yazıların tam metinleri
Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin PAZARCI ile Söyleşi
İstediğiniz Şerhi Düşün, Uyum Protokolü’nün İmzalanması; “Kıbrıs Cumhuriyeti” Adı Altında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni Tanımak Anlamına Gelir
Irak Türkmen Cephesi (ITC) Türkiye Temsilcisi Ahmet Muratlı ile Irak Seçimleri ve Yaşanan Gelişmeler Üzerine Söyleşi
Kerkük, Savaş Ganimeti Gibi
Kürtlere Sunulmaktadır
Seksen Yıllık Cumhuriyet'in
Kimlik Meselesi...

Prof. Dr. E. Semih YALÇIN
Prof. Dr. Sina AKŞİN ile Söyleşi
Türkiye Bağımsızlığını Yitirmiş Durumda
Büyük Ortadoğu ve Kafkasya
Prof. Dr. Anıl Çeçen
2023 e-mail grubuna üye olmak için;
Yukarıdaki Form kutusuna mail adresinizi yazıp,
Üye Ol butonuna basınız...




    



Ekonomide Durum

Doç. Dr. Mehmet GÜNAL

Meşhur bir atasözümüz vardır: “Koyun can, kasap et derdinde!” Ekonominin içinde bulunduğu durumu ve buna bağlı olarak esnafın, sanatkârın, çiftçinin, memurun, işçinin, emeklinin, kısacası vatandaşın durumunu -bu durum karşısında kayıtsız kalan ve yaklaşan krizi ciddîye almayan, sâdece kapatılma davasına odaklanan AKP Hükümeti’nin tutumunu dikkate alınca- anlatan en uygun söz “vatandaş geçim, AKP kapanma derdinde!” olsa gerek.

   



Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan AYGÜN ile Söyleşi

Borçlanarak Büyüdük!


2023- 2002 yılından itibaren Türkiye ekonomisinde bir iyileşme olduğu iddia edildi. 2002’den bu yana yaşanan ekonomik gelişmeleri siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye gerçekten ekonomik olarak kırılganlıktan kurtuldu mu?

S. Aygün-
Türkiye ekonomisi 2001 krizinde dibe vurduktan sonra, her ekonomik kriz sonrasında olduğu gibi doğal bir toparlanma dönemi yaşadı.

   



İnce Buz Üzerinde Patinaj; Türkiye Ekonomisi

Dr. Kemal Atilla ÖZMUMCU

Haziran 2008 tarihi itibariyle Türkiye ekonomisinin güncel durumu irdelendiğinde ülkemizi oldukça zor geçecek yılların beklediği anlaşılmaktadır. Bu durumun ABD’den başlayarak dünyanın geneline yayılacak bir ekonomik buhran fırtınası karşısında derinleşerek darbe etkili hâle dönüşeceğini söylemek ise kehânet olmaz.

   



Prof. Dr. Aziz KONUKMAN ile Söyleşi

Küresel Sermaye ile Masaya Oturulmalı


2023- Türkiye’de ekonomik verilerin olumsuzlaşmaya başladığı yönünde değerlendirmeler artmaya başladı. Bu konuda sizin düşünceleriniz nedir?

A. Konukman-
Genellikle iktisat tartışmalarında durumun iyi olduğunu söyleyenlerle kötü olduğunu söyleyenler mukayeseyi bardak örneği ile yaparlar;

   



Ekonomik Dünya Devleti Olamaz

Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Batı kapitalist sistemi bütün dünyayı kendi hegemonyası altına alabilmek üzere bir küreselleşme süreci başlatmıştır. Yirmi yıla yakın bir süredir devam eden bu dönemde, yeni bir dünya düzeni kurabilmek üzere uluslararası sermaye merkezlerinin işbirliği yaptığı ve bütün dünya halkları ile ülkelerini karşılarına alarak var olan devlet düzenlerini tehdit ettikleri görülmektedir.

   



Ekonomik Güç ve Siyasî Baskı Modeline Örnek: TÜSİAD

Doç.Dr. Celalettin YAVUZ

Osmanlı Devleti’nin son döneminde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla birlikte ülkede “millî burjuvazi”nin bulunmadığı gerçeği kafalarda yer etmişti. Bu maksatla yerli ve millî burjuvazi tesis etmek adeta bir “millî hedef” hâline geldi.

   



Evanjelist Muhafazakâr Politika ve Türkiye’deki Aktörleri

Prof. Dr. Nadim MACİT

Yaşadığımız dünyayı anlamak, “inşa edilmek istenen dünya sistemini” ve bunun Türkiye’ye yönelik yansımalarını kavramak anlamına gelir. Soğuk savaş sonrası sisteminin iki niteliği “küreselleşme ve terörizm”, yeni güç politikasının “yeni muhafazakârlıkla” iç içe geçen mantığını anlamanın yoludur.



Lübnan’da Barış Rüzgârlarından Yeni Bir İç Savaşa Doğru Mu?

Prof. Dr. Esat ARSLAN

Devletlerin birbirleriyle ilişkilerini düzenleyen uluslararası hukukta “barış” kavramı XX. yüzyıla kadar tıpkı Türk Dil Kurumunun sözlüğündeki gibi “savaşmama durumu” olarak anlaşılmış ve o şekilde düzenlenmiştir. Uluslararası hukuk öğretisinde bu anlayış yakın döneme kadar, “Savaş Hukuku ve Barış Hukuku” olarak iki ana eksende mütalaa edilmiştir.



“Çitin Üzerinde Kalan” Batı

E. Haldun SOLMAZTÜRK

Bizdeki siyasî dilde “Batı” denince, genel olarak coğrafî anlamda bizim batımızda kalan, halkının çoğu Hıristiyan olan ülkeler ve esas olarak da Avrupa Birliği’nin Batı Avrupalı üyeleri ile Amerika Birleşik Devletleri anlaşılır. Buralarda, “sitting on the fence”1 diye bir deyim vardır ki bizdeki karşılığı “iki arada bir derede kalmak” olabilir.



Mikro Milliyetçilik Rüzgarında, Türkistan Birliği Ne Kadar Hayal, Ne Kadar Gerçek?

Haktan BİRSEL

Tarihten günümüze, bir coğrafyada kalıcı ve güçlü bir hâkimiyet oluşturmanın tek yolu, bütün güç merkezleri tarafından, mikro milliyetçilik esaslarını uygulayarak, halkları parçalayıp, birbirinden ayırmak ve bir bütünün içinden birbirine benzemeyen farklı, fakat küçük bütünler yaratmak olmuştur.
   



Türkler ve Moğollar: Bozkırın Uyanışı

Turan CAN

Bozkırın hamlelerini anlamak zordur, çünkü onun hayranlık uyandıran muhteşem tarihi daima bütünlükten yoksun bir hâlde sunulmuştur. Sâdece yıldızın parladığı anlar, bir birinden kopuk yükselişler, dünyanın gözünü kamaştıran anî parlayışlar ve miras bırakmayan yok oluşlar.
   

Son Güncelleme Tarihi: 15.HAZİRAN.2008
Bu Site 2023 Dergisi Tarafından Hazırlanmıştır
Webmaster: Davut Merzifonluoğlu