Bahreyn Halkının Haklı İsyânı ve Bölgesel Güçlerin Tavrı

Yrd. Doç. Dr. Abbas KARAAĞAÇLI


Giriş

Son aylarda Kuzey Afrika ve Ortadoğu bölgelerinde; diktatörlerin devrilmesine, uzun zamandır iktidarları tekellerinde bulunduran yönetimlerin sona ermesine, halk ayaklanmalarına, hatta devrim diye nitelendirilebilecek siyasal gelişmelere şahit olmaktayız. Ortadoğu ve Afrika’nın siyasal tarihini inceleyenler, bu coğrafyada vuku bulan bütün devrim, darbe veya benzeri yönetim değişikliklerinin genellikle kanlı ve şiddetli olduğunu bilmektedirler.

Yakın geçmişte de Kuzey Afrika’nın en istikrarlı ülkelerinden sayılan Tunus ve Mısır’daki yönetim değişikliklerinin ardından değişim ve devrim talebi ilerleyerek Ortadoğu’nun hemen hemen bütün bölgelerini sarmıştır. Ne yazık ki Libya ve Yemen’deki değişim taleplerine karşı iktidardaki diktatörlerin her ne pahasına olursa olsun köhnemiş iktidarlarını sürdürme inadı, bu ülkelerde büyük can ve mal kaybına yol açmıştır ve açmaktadır. Mazlum Libya halkı, 40 yıllık diktatörleri Muammer Kaddafi yönetimine isyân bayrağı açıp demokratik taleplerle başlattıkları hareketin arifesinde ABD, Fransa ve İngiltere ve diğer Batılı devletlerin son model teknolojik uçak, silâh ve bomba denemeleri ile karşı karşıya kalmıştır. Ayrıca, harekâtın başlamasından daha kısa bir süre geçmesine rağmen çok sayıda sivil vatandaş canını ve malını kaybetmiştir.

Yemen’de ise, diktatör Ali Abdullah Salih halkın demokratik talep ve isteklerine silâh ve mermi ile karşılık vererek daha şimdiden yüzlerce sivil vatandaşın ölümüne neden olmuştur. Bu şiddet uygulamasının ayarı öylesine kaçırılmıştır ki, başta El-Ehmer kabilesinin önde gelenlerinden Yemen ordusunun önemli komutanlarından General Ali Muhsin El-Ahmer başta olmak üzere pek çok sivil ve askerî bürokrat halkın isyânını haklı görerek Ali Abdullah Salih’i terk etmişlerdir. 1978 yılından beri ülkeyi baskı ve şiddet yöntemleri kullanarak idare etmeye çalışan Ali Abdullah Salih ise, sırtını Suudi Arabistan ve ABD’ye dayayarak halkın bütün hak, hukuk, demokratik talep ve isteklerini silâh kullanarak bastırma yöntemini kullanmış ve kullanmaya devam etmektedir.

Bölge uzmanlarının ittifakla üzerinde durdukları, Yemen ve bölgenin diğer baskıcı yönetimlerin Suudi Arabistan, ABD ve İsrail üçgeninin yardım ve desteklerine dayandığıdır. Nitekim geçen sene El Husi hareketi isyânı sırasında da Suudi Hava Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri bölgeyi işgal etmiş; köyler, kasabalar sürekli olarak bombalanmış ve bu hareket kanla, şiddetle bastırılmaya çalışılmıştır. Şimdi ise Yemen halkı fakirliğe, diktatörlüğe, rüşvete, yolsuzluğa ve ülkelerinin ABD ve İsrail maşası olmasına karşı ayaklanmış, aylardır demokratik hak ve hukuklarını aramaya başlamışlardır. Ali Abdullah Salih’in güvenlik güçleri ve halkı şiddetle bastırmaya organize olan paralı milisleri ve Suudi askerî birliklerine rağmen aylardır Yemen halkı sokaklarda, meydanlarda ve özellikle Cuma namazı çıkışında, barışçıl eylem ve yürüyüşlerine devam etmektedirler. Her gün birkaç gencin, kadının ve erkeğin güvenlik güçlerince öldürülmesine rağmen Yemen halkı onurlu mücadelelerini sürdürmektedirler.

Suudi yönetimi bir taraftan diktatör Ali Abdullah Salih yönetimine destek verirken öte yandan aşiret ve kabile reislerini petro-dolarlarıyla satın alarak etkisi altına almaya ve böylece halk isyânını zayıflatmaya yönelik çabalarını sürdürürken, diğer taraftan Ali Abdullah Salih yönetimi sonrasını dizayn etmek için “Körfez İşbirliği Konseyi”ni devreye sokarak, devrimi yönlendirmeyi ve rayından çıkartmayı hedeflemektedir. Yemen halkı ise bütün bu entrika ve desiselere karşı direnişini sürdürmekte ve Ali Abdullah Salih yönetimi son bulmadıkça direnişlerini sürdüreceklerini açıklamaktadırlar. Kuşkusuz Yemen halkı bu demokrasi ve özgürlük taleplerinde büyük bedeller ödeyeceklerdir. Ama çok uzun yıllardan beri Ali Abdullah Salih yönetiminin acımasız yönetimi altında onursuz bir yaşama mahkûm bırakılan Yemen’in onurlu halkı bu ağır bedeli ödemeye hazır görünmektedirler.

Yemen’de son olarak geçtiğimiz cuma başkent Sana’da bulunan başkanlık sarayına isabet eden roket atar mermileriyle diktatör Ali Abdullah Salih ve diğer yöneticiler yaralanmışlardır. Ardından Yemen diktatörü Ali Abdullah Salih, Başbakan Muhammed Mecuz, Millet Meclisi Başkanı Yahya El Rai, Danışma Meclisi Başkanı Abdülaziz Abdülgani, Başbakan Yardımcısı Raşit El Elimi ve Başbakan Yardımcısı Sadık İsna Uras’ın da içinde bulunduğu üst yönetim kadrosu Suudi Arabistan’a kaçmak zorunda kalmışlardır. Kamuoyuna bu adı geçen yöneticilerin Cuma namazı sırasında yaralandıkları ve tedavi maksadıyla Suudi Arabistan’a gittikleri haberi geçilmiştir. Ülkenin en önemli aşiretlerinden Haşit aşireti lideri Şeyh Sadık El Ehmer’in evine yapılan saldırılar sonucunda bu saldırının gerçekleştirildiği dikkat çekmektedir.


|Devamı 2023 Dergisi'nde|                                                                             |Abone olmak için tıklayınız|
   

 

Son Güncelleme Tarihi: 15.HAZİRAN.2011
Bu Site 2023 Dergisi Tarafından Hazırlanmıştır
Webmaster: Davut Merzifonluoğlu