Yıl:4   Sayı: 42   Fiyatı: 5 milyon



  

Türkiye’deki gündemin kendisini biteviye tekrar eden bir düzeneğe sahip olduğunu zaman zaman herkes düşünmüştür. Fakat bu düzeneğin, bir plağın yeknesaklığından bir hayli uzak ve daha sofistike şekilde işlediği düşüncesi, son zamanlarda daha çok insanın zihnini kurcalamaktadır. Bu düşünceyi körükleyen önemli unsurlardan biri de kamuoyundaki gündem dalgalanmalarıdır. Bilindiği üzere, belirli kavramların yol açacağı tartışma potansiyeli aşağı yukarı belli iken, bu kavramın yaratacağı tartışmanın “tavan yapması”nı temin etmek bambaşka faktörlere bağlıdır. Entegre çalışmayı başarabilen, tecrübeye dayalı bir bilgi birikimine sahip, beklenen etkilerin elde edilmesi için gerekli enstrümanları belli şartlar içinde kullanabilen, bunu yaparken de etkinin dozajını artıracak bir trend yakalamayı başarabilen kurum ve yapılanmalar, tartışmaların istenilen kıvama getirilmesi için elzemdir. Bu türden kurum ve yapılanmaların ülkemizde bir hayli etkin bir rol oynadıklarını çıplak gözle görmek mümkündür. En basitinden, Türkiye’de fırtınalar kopartması beklenen gelişmeler ardı ardına yaşanırken toplumsal ve kurumsal tepkilerin çok cılız kalması, kamuoyu oluşturucu bazı güçlerin farklı ve lüzumsuz tartışmaları devreye sokmalarıyla yakından ilgilidir. Büyük ehemmiyet arzeden hususların ciddiye bile alınmadığı, ama gereksiz mevzuların kamuoyunda günlerce tartışıldığı bu garip Türkiye klâsiği, aslında çok bilinen ve dikkatli herkesin rahatlıkla fark edebileceği sıradan bir durumdur.

  

        
Geçmiş Sayılarda Yayınlanan
bazı yazıların tam metinleri
  
Seksen Yıllık Cumhuriyet'in
Kimlik Meselesi...

Prof. Dr. E. Semih YALÇIN
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi
Öğretim Üyesi

Prof. Dr. Sina AKŞİN ile Söyleşi
Türkiye Bağımsızlığını
Yitirmiş Durumda
Büyük Ortadoğu ve Kafkasya
Prof. Dr. Anıl Çeçen
2023 e-mail grubuna üye olmak için;
Yukarıdaki Form kutusuna mail adresinizi yazıp,
Üye Ol butonuna basınız...








  



Avrupa Birliği Sürecinde Doğu ve Güneydoğu Kabile-Aşiret Yapısı:

Standart Kültür, AB Süreci ve Azınlıklar


Prof. Dr. Orhan TÜRKDOĞAN 

Doğu ve Güneydoğu yöremiz, 1980-2000 yılları arasında Osmanlı’dan günümüze Türk tarihinin en kanlı -deyim yerinde ise- iç savaşına mâruz kalmıştır. Artık, J. Cuisehier’in ileri sürdüğü, “Kentsel Türkiye” ile “Kırsal Türkiye” veya merkez-çevre arasındaki ikili yapılaşma, bu süre içinde yeni bir norm ve biçim kazanacaktır.

   



ASAM Başkanı E. Büyükelçi Gündüz AKTAN ile Söyleşi:

Bölünmemek için Gayret Sarf Etme Sorumluluğu Ülkelere Aittir
   



AB 2004 Türkiye İlerleme Raporu’nun
Düşündürdükleri


Prof. Dr. E. Semih YALÇIN

Bilindiği gibi, 6 Ekim 2004 tarihinde AB Komisyonu’nun “2004 yılı Türkiye İlerleme Raporu” ve Türkiye’nin muhtemel AB üyeliğinin ortaya çıkaracağı sorunlar hakkındaki “etki raporu” açıklanmıştır. Kayıtsız şartsız AB yanlısı olanların dört gözle beklediği bu Rapor’un yayınlanmasıyla birlikte Türkiye’de ağır bir “mütareke“ havasının teneffüs edilmeye başlandığı görülmektedir.
   



Mozaik

Durmuş HOCAOĞLU

Mehmed Akif’in “okur-yazar denilen eski baş belâsı”, Necip Fâzıl’ın “aslını gördüğü hiçbir şey, posasını görmediği hiçbir şey yoktur” şeklinde tarif ettiği “yarı-aydın” tipine mükemmelen uyan; yetersiz ve yeteneksiz ve bir de bunların üstüne, ihlâssız, her devirde yükselen trendlerin kuyruğuna takılan, büyük bir kısmı ise içinde gizli din taşıyanlar gibi gizli hesapları bulunan “piyasa aydınları”nın, ya da diğer adıyla “Türkiye aydınları”nın ezelî ve tedâvisi handiyse imkânsız olan hastalıklarından olan sıhhatsiz, içi doldurulmamış kavramlara yaslanma illetinin binbir türlü örneğinden birisi de “Mozaik ÜIke”dir.

   



Avrasya Gerçeğinde Güneydoğu

Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

“Anadolu’da yaşayan Türklerle Kürtler arasına nifak sokmak isteyen gerici, sömürücü karanlık kuvvetler, emperyalizmle el ele vererek halklarımızı daha kolayca ezmek istiyorlar. Kürt ve Türk haklarının bahtiyarlığa ve insanca yaşamaya varmak için derebeylerine, şehir ve köy ağalarına, gericilere, ırkçılara, milletlerin varlıklarını ve millî haklarını inkâr edenlere, halkları birbirine düşürüp sırtlarından rahatça geçinenlere, emperyalizmin uşaklarına karşı yürüttükleri yeni millî kurtuluş savaşının zaferi Kürt ve Türk haklarının elbirliği ve kardeşliği ile kazanılır.
   



Tarihi Süreçte Avrupalı - Türk Diyaloğunda Azınlık Meselesi

Dr. Yonca ANZERLİOĞLU

Avrupalı devletlerin geçmişten bugüne Türk idaresi altında yaşayan azınlıklarla ilgisinin tarihi geçmişi sorgulandığında, karşımıza oldukça net bir tablo çıkmaktadır. Her şeyden önce bilinen odur ki, Avrupalı kimliğinin oluşumunda Türk kimliği önemli bir rol oynamıştır.

   



Ali Tayyar ÖNDER İle Söyleşi:

“Türkiye’deki Etnik Grupların
2500 Seneyi Aşan Bir Kaynaşması ve Birlikteliği Var”
   



Kimlik Politikası, Demokrasi ve
Ulus - Devlet:
Bir Durum Tespiti


İlber R. ATEŞ

Demokratik sistemlerin çoğulculuk ve uzlaşma perspektifleri günümüzün en temel tartışma eşikleri arasında yer almaktadır. Moderniteye özgü siyasal düzen argümanlarının ya da bir başka ifâdeyle uzlaşma saikinin tartışmaya açılması ile birlikte; kimlik, farklılık ve tanınma olguları siyasal olanın doğasına yönelik yeni çıkarımlara ortam hazırlamış görünmektedir.

   



Brüksel’e Hareket Edecek
17 Aralık Treni De Kaçırılırsa Ne Olacak?


Dr. Mustafa TALAS

1999 Helsinki Zirvesi’nden beri, Türkiye tamamen bir tarihe kilitlenmiş bir şekilde beklemekteydi. 6 Ekim 2004’e tekabül eden bu tarih, sonunda geldi ve geçti.
Eşi ve benzeri olmayan kırk yıllık serüvende, sıklıkla karşılaşılan “bu iş bu defa tamam, artık biz de Avrupalıyız” ifâdelerini içeren manşetler ve flaş haberler, yazılı ve görsel basındaki yerlerini hemen alıverdiler.
   



ABD Müdahaleciliğinin Alt Yapısı Hazırlanırken;

Yeni Ufuklar


Doç. Dr. Esat ARSLAN

Avrupa’nın olağanüstü düzeydeki karşı-propaganda çabalarına rağmen, özellikle de bu karşı-propagandada başı çeken Fransa ve İngiltere medyasının elit kesimine Amerikalı seçmenin prim vermediği açıkça ortaya çıkmıştır. George W. Bush’u, ABD’nin şimdiye kadar gelmiş geçmiş en kötü başkanı göstermeye yönelik karalama kampanyası inanılamayacak bir düzeyde Amerikan seçmeni elinin tersiyle sert bir biçimde geri itilmiştir.
   



Balkanlar'da Bölgesel Yaklaşım:

Avrupa Birliği'nin Balkanlar Politikası


Salim GÖKÇEN

Balkanlar, gerek geçmişte gerekse günümüzde, Avrupa’nın güvenliği ile doğrudan ilgili bir coğrafya özelliğine sahip olmuştur. Geçmişte, doğudan gelen akınları ve istilaları ileride karşılama açısından; günümüzde ise, daha çok içerdiği istikrarsızlık ve krizler nedeni ile Avrupa’nın güvenliğini yakından ilgilendirmiştir.
   



"Büyük Güçlerin" Hegemonik Mücadelesi Sürüyor

Doç. Dr. talip KÜÇÜKCAN

Yirminci yüzyılın son çeyreğinde soğuk savaşın bitmesi büyük yankılar uyandırmıştı. Siyasî ve askerî gerilimlerin sona ermesi, bunun yerine refah, demokrasi ve insan haklarının dünyada baskın eğilimler olacağı umudu ve beklentisi doğmuştu.
       

Son Güncelleme Tarihi: 15.AĞUSTOS.2004
Bu Site 2023 Dergisi Tarafından Hazırlanmıştır
Webmaster: Mustafa Nazif