E-mail: bilgi@2023.gen.tr

İçindekiler »; Abonelik formu » Görüş ve Öneriler »

Aralık 8.Sayımız Kitabevlerinde

Taşlar Yerinden Oynarken

TÜRKİYE STRATEJİSİNİ ARIYOR.

Prof. Dr. Amet DAVUTOĞLU İle Söyleşi
Kuzey-Güney, Doğu-Batı Ekseninde
Türkiye'nin Stratejik Derinliği

Doç. Dr. Hasan Ünal
Yunanistan'ın Türkiye Politikası

 

Bayramınızı Kutlar, Sağlıklı ve Mutlu Yarınlar Dileriz.


TÜRKİYE, HAZAR VE AFGANİSTAN EKSENİNDE
PETRO

POLİTİK

SUNUŞ

11 Eylül saldırısının ardından ABD'nin Afganistan'a yönelik operasyonu birçok soru işaretini de beraberinde getirdi. Bunun en büyük sebebi, saldırı hakkında ileri sürülen iddialar ve bunlara karşı Amerikan yönetiminin tatmin edici bir açıklamada bulunmamasıydı. Bu yüzden olayları yakından takip edenlerin ortaya çıkardığı çelişkiler çerçevesinde konuya yaklaşıldığında, Afganistan merkezli büyük bir oyunun sahneye konulduğunu düşünmemek elde değil.

Bölgenin gerek Asya'yı, gerek Ortadoğu'yu, gerekse Uzakdoğu'yu kontrol edecek bir konumda bulunması; yaşananların, yarının dünyasını yeniden şekillendirmeye yönelik büyük bir organizasyonun ilk hamleleri olarak değerlendirilmesine yol açmaktadır. Dergi olarak, bu puzzle'ın bizce önemli olan bir parçasını ele alarak örtüyü biraz aralamak istedik: Petro-politik.
Ayrıntılar İçin Tıklayınız...


Teknoloji

Predator'un Dönüşü
Çok Yönlü Tekerlekli Sandalye
Vejetaryen Otomobil
Şarbon Tehtidi'ne Detektör
Kokulu Telefon
Sony'den "Maço" Köpek
Kasırgalardaki Gizli Gerçekler
İzinsiz Girmek Yasaktır
"Takke" de eriyor..!
Benim Gerçek Bebeğim
Güneş Lekesinin İçi Görüntülendi


TÜRKİYE, HAZAR VE AFGANİSTAN EKSENİNDE
Petro-Politik

Üretim sürecinde kullanılan enerji kaynaklarının değişmesiyle insanlık çok önemli adımlar atmış, gerek iktisadî gerekse sosyal tüm insan ilişkileri de büyük bir dönüşüme uğramıştır. Enerji kaynakları ve enerji türünün değişmesi, öncellikle teknolojik değişmenin, sonrasındada iktisadî ve toplumsal değişmenin motor gücünü oluşturmuştur.

Bir doğal kaynağın doğrudan veya uygun sistem yardımıyla dışsal aktivite yaratma kapasitesi olan enerji; ekonominin emek, sermaye ve toprak (doğal kaynaklar) şeklinde sıralanan üç klâsik üretim faktörüne teknolojik gelişmenin eklediği çağdaş bir üretim faktörüdür. Enerji ile ekonomi arasında çok güçlü bir ilişki vardır. Bunun kökeninde, enerjinin hem sanayide bir üretim girdisi olarak kullanılması, hem de bireylerin günlük yaşamlarını sürdürebilmelerinde önemli bir yer tutan bir tüketim maddesi niteliği taşıyor olması yatmaktadır.


Prof. Dr. Hüseyin Bağcı:
Afganistan Politikamızı Ulusal Çıkarlarımız ve Tercihlerimiz, Belirliyor

Afganistan Politikamızı
Ulusal Çıkarlarımız ve
Tercihlerimiz, Belirliyor
11 Eylül ile ilgili en önemli olgu, olayın yalnızca askerîaçıdan değil, mental açıdan da Batı dünyası ile İslâm dünyası arasındaki farkı ortaya çıkarmış olmasıdır. Dünyayı görme, dünyayı algılama ve dünyanın nimetlerini paylaşma açısından, yeni bir felsefî akımın, yeni bir felsefî yaklaşımın ortaya çıktığını görüyoruz. Yâni Doğu'nun genelde zayıf, geri kalmış ya da geri bırakılmış toplumlarının tüketime ve dünyaya yönelik bakışlarında, bence radikal bir yaklaşımın örneğidir. Askerî boyutunu pek o kadar önemsemiyorum. Fakat bu saldırıdan sonra paranoyak toplumlara dönüşen bu ülkelerin, toplumsal rehabilitasyon için harcayacakları para, savunma giderleri için harcayacakları paradan daha fazla olacaktır.

Yeni gelişmelerin ne olduğu sorusu bu noktada çok önemli değil. Ancak 11 Eylül saldırıları, tıpkı Roma İmparatorluğu'nda, Osmanlı İmparatorluğu'nda ve İngiltere İmparatorluğu'nda olduğu gibi, ana merkezin, yâni Washington'un ve ekonomik merkez New York'un vurulabilir olduğunu göstermek açısından çok önemli bir olguyu gündeme getirdi.


TMO Genel Müdür Yardımcısı
Refik KORKMAZ İle Söyleşi
EKMEK FİYATLARI SPEKÜLATİF

TMO'nun kuruluş amacından ve piyasada oynadığı rolden bahsedebilir misiniz?
TMO'nun kuruluş amacı ve görevi hasat zamanı üreticiyi, tüketim zamanında da tüketiciyi korumaya yönelik regülasyondur. Bunu şöyle açıklayabilirim: Hasat zamanında ürün fiyatlarının çok aşağıya düşmesini engellemek, tüketime sunma vakti geldiğinde de tüketicinin pahalı bir beslenmeye mâruz kalmaması için gerekli tedbirleri almaktır. TMO, zincirin ilk halkasından son halkasına kadar bütün aşamalarla ilgilenen bin kuruluştur.

Bu işlemleri yaparken dikkat ettiğini temel kriterler nelerdir? Ekmek fiyatlarının artmasında TMO'nun rolü nedir ya da bu artışı engellemek için neler yapabilir?
Tarım Bakanlığı ve dolayısıyla TMO'nun hububatla ilgili görüşünü dayandırdığımız iki temel var. Birincisi, Türkiye'nin kendine yetecek asgarî hububatı üretmesini temin etmektir. Bir tarım ülkesi olan Türkiye'nin hububatını ithalden değil, kendi ürettiğinden sağlaması gerekiyor. Bunu yapabilmenin en önemli şartı; ziraatı yapan, hububatı üreten çiftçinin en azından bu işi sürdürebilmesi için yetecek kadar gelir elde etmesini sağlamaktır.
Ayrıntılar İçin Tıklayınız...

İÇİNDEKİLER
KASIM 2001 - Sayı 7
Teknoloji
Türkiye, Hazar ve Afganistan Ekseninde
Petro-politik
Afganistan Gerçeği ve Büyük Oyun'a Dönüş
Nadir BIYIKOĞLU
Prof. Dr. Hüseyin BAĞCI İle Petropolitik ve Uluslarası Platformdaki Son Gelişmeler Üzerine Söyleşi: Afganistan Politikamızı Ulusal Çıkarlarımız ve Tercihlerimiz Belirliyor
Enerji, Ekoloji, Strateji, İdeoloji
Kâzım ÜTÜK
Yaşanan Yeni Süreçte Avrasya Enerji Kaynaklarının Yeri ve Önemi
Dr. Osman Nuri ARAS
Alev ALATLI İle Söyleşi: Ergenekon'dan Kızılelma'ya Bir Rüya'ya Yeniden Uyanmak
Liderlerin Stratejik Sorumlulukları
Doç. Dr. Özcan YENİÇER

TMO Genel Müdür Yardımcısı Refik KORKMAZ İle Söyleşi:
Ekmek Fiyatları Spekülatif

Sosyal Devletin Unutulan Yüzü
Engelli Bireyin Toplumsal Katılımı

Mustafa YİĞİT

Androidlerin Felsefesi ve Geleceği
Selin E. KORKMAZ
Saat
Koray FEYİZ
Okuma Salonu
Hazırlayan: Gökhan HİLÂL
 


Alev ALATLI İle Söyleşi
Ergenekon'dan Kızılelma'ya
Bir Rüya'ya Yeniden Uyanmak

Alev Alatlı - Bence "Rüya"nın temel cümlesi şuydu: "...Sâdece kendi ulusumuza yönelik günübirlik çözümler üreterek yaşayakalmak mümkün değildir. Sunulacak alternatiflerin 'Roma Klübü' üyelerinin bile zihinlerini çelecek kadar sağlam basan alternatifler olması gerekiyordu." Evet, benliğimizi kuantum fiziğinin yansımalarına göre yeniden tanımladık demek mümkün. Bizim kültürümüzün varsa bir bilimsel gerçeği, bu kuantum fiziğidir, klâsik fizik değil.

Dolayısıyla önümüze yeni açılan -ki ben buna hep "ikinci aydınlanma çağı" diyorum- bu dönem, bizi açıklayan bir çağ olacaktır. Kavga da bundan çıkacaktır. Klâsik fizik kısmî doğruları hep nihâî doğrularmış gibi sunageldi, bizim en büyük tepkimiz de buna oldu. Kimi zaman bunu Nasrettin Hoca fıkralarıyla açıkladık, "sen haklısın, sen de haklısın, e sende haklısın" diyerek, kimi zaman "oynamıyoruz bu oyunu" diye açıkladık. Bence çok büyük acılar çektik, çünkü bize sunulanın kısmî gerçek olduğunu bütün yüreğimizle, kafamızla biliyorduk, hissediyorduk, ama yaşayakalmak için bunu kabullenmek durumunda kaldık ve "mış" gibi yapmaya itildik. Tabiî çok fire de verdik.

 
ESKİ SAYILAR

Ekim 2001
- Sayı 6

3. Dünya Savaşı Tehdidi Altında Tercihimiz:
NEFRETİN SAVAŞI MI?
SEVGİNİN BARIŞI MI?

 

Eylül 2001 - Sayı 5

Türkiye Ne Kadar Güvenlikte?...

Bilge Kağan Hazinesi
Tika Başkanı Dr. Öner Kabasakal ile Söyleşi

İş ve Zihniyet Dünyasının Kimyası Değişirken

Ağustos 2001 - Sayı 4

Kâzım Mirşan: Türk Tarih Tezi Üzerinde Yeniden Düşünülmeli

Deprem

Uzgörü

İklim

Temmuz 2001 - Sayı 3

The Türkçe

Prof. Dr. Mehmet Aydın ile "Din Felsefesi Üzerine sohbet

Yeniden Doğan Vatan: Kırım

Türkiye Kıbrıs Politikasını Gözden Geçirmelidir

Haziran 2001 - Sayı 2

Uyanan Ejderha: ÇİN

Dış Ticaret Müsteşarı Kürşad Tüzmen'le Röportaj

İhanet İdeolojisi

Biz milenyumlular

Mayıs 2001 - Sayı 1

Dünya dönüyor...
Kimin için?

Alev Alatlı ile İkinci Aydınlanma Çağı

Bilgi Toplumunda Savaş

Ekonomik Gelişmeler ve İktisadi Kriz

 

 
Bu sitenin yapımı ve internet hizmetleri FORSNET tarafından sağlanmaktadır