Yıl:6   Sayı: 67   Fiyatı: 6.5 YTL



  

Türkiye, küresel ölçekte son yıllarda yaşanan gelişmelerin tesiri altında hızla kendisinin tercih etmediği bir menzile doğru sürüklenmektedir. Tabiî ki kaptan köşkünün inhisarında olmayan bu sürüklenişin sâkin bir limana ulaşmakla neticelenmesi mümkündür ama bu ihtimal üzerinden yola çıkarak geminin içindekilere günlük yaşamlarını sürdürmelerini söylemek ne kadar gerçekçidir? Dahası, yolculara bu sürüklenişin keyfini çıkartmalarını telkin edenlerin içinde bulundukları psikolojiyi izaha “iyimserlik” kelimesi kifayet etmemektedir.

Türk milletinin değer yargılarını küçümseyen, bunlarla kavgalı olan, Cumhuriyet’i “Batılılaşma ve Türk milletinin terbiye edilmesi” projesi hâline dönüştüren aydın ve yönetici zümrenin; toplumu dönüştürmenin bir aracı olarak gördüğü, “Uygarlık Projesi” yaftasıyla lanse ettiği Avrupa Birliği yürüyüşünün bugün geldiği durum; bağlılarının ve savunanların umudunun aksine Türkiye’yi Batılılaştırma aracı olmaktan hızla çıkarak Türk milletini etnik ve dinî kamplara bölen, dolayısıyla aşiretleştiren bir proje hâline dönüşmüştür. AB marifetiyle Türk milletini dönüştürmeyi düşünen zümre, bugün gelinen noktaya bakarak AB’nin Türk milletini ve devletinin içini boşaltma projesi hâline gelmesinden herhalde hoşnut değillerdir. Bu konuya ilişkin bir başka önemli nokta ise, bu zihniyeti “monşer” olarak tanımlayan, milletin değerlerini önemsediklerini iddia eden muhafazakâr çevrelerin AB üstünden yürüyen Uygarlık (uygarlaştırılma) Projesi’ne sâhip çıkmada bir zamanlar karşı oldukları zümreden daha heveskâr ve daha cüretkâr hâle gelmeleridir. Nasıl bir sürecin ve “akıl tutulması”nın neticesinde bu duruma geldikleri önemli olmakla birlikte, farklı bir tartışmanın konusudur. Fakat şimdiki duruma bakarak söylenecek yegâne söz her iki zümrenin de, saikleri farklı olmakla birlikte, Türk milleti ve devletiyle olan hesaplarını AB üstünden görmeye çalışmakta olduklarıdır. Neticede en büyük bedeli de Türk milleti ve devleti ödemektedir. Türk milletini, “millet olarak” değerlendirmediğini, Türk devletinin bugünkü yapısından hoşnut olmadığını yetkililerinin ağzından dökülen laflarla, açıklanan resmî raporlarla ilân eden AB’yi, “farklı imiş” gibi gösterme gayretlerini başka türkü açıklamak mümkün değildir.

.
  


   
   


        
Geçmiş Sayılarda Yayınlanan bazı yazıların tam metinleri
Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin PAZARCI ile Söyleşi
İstediğiniz Şerhi Düşün, Uyum Protokolü’nün İmzalanması; “Kıbrıs Cumhuriyeti” Adı Altında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni Tanımak Anlamına Gelir
Irak Türkmen Cephesi (ITC) Türkiye Temsilcisi Ahmet Muratlı ile Irak Seçimleri ve Yaşanan Gelişmeler Üzerine Söyleşi
Kerkük, Savaş Ganimeti Gibi
Kürtlere Sunulmaktadır
Seksen Yıllık Cumhuriyet'in
Kimlik Meselesi...

Prof. Dr. E. Semih YALÇIN
Prof. Dr. Sina AKŞİN ile Söyleşi
Türkiye Bağımsızlığını Yitirmiş Durumda
Büyük Ortadoğu ve Kafkasya
Prof. Dr. Anıl Çeçen
2023 e-mail grubuna üye olmak için;
Yukarıdaki Form kutusuna mail adresinizi yazıp,
Üye Ol butonuna basınız...




  

Kök Hücreden Retina Nakli Başarıldı
İngiltere’nin önde gelen üniversitelerinden University College London’a bağlı Optalmoloji Enstitüsü’nde yapılan deneyde, önce farelerin görme yetilerini kaldırdı. Daha sonra farelere olgunlaşmamış retina kök hücresi nakledildi.

Cassini Satürn’de Kasırga Saptadı
Satürn’ün yörüngesinde bulunan uzay aracı Cassini, dev bir kasırganın gezegenin güney kutbunu kasıp kavurduğuna ilişkin görüntüler gönderdi.

Hava Taşımacılığı İçin Yeni Dönem
Petrol fiyatlarının varil başına 80 dolara dayanmasının, birçok havayolu şirketinin iflasına neden olacağı belirtiliyor. Birçok dev havayolu şirketi, uçaklarda yakıt tasarrufu vadeden yeni teknolojilere ilgi gösteriyor.

Dünya’yı Örten Metan Yaşamı Korudu
Bilim adamları, kırağı benzeri metan ve karbon dioksitten oluşan sis tabakasının yeryüzünü örttüğünü belirtiyor. Güneş ışınları, metan ve azottan müteşekkil atmosfere çarptığında, morötesi ışınları metan tabakasında kimyasal reaksiyonları tetikleyerek, “aerosol” adı verilen partiküllerin oluşmasına olanak sağlıyor.

Küresel Isınma Böcekleri Çoğaltacak
Bilim insanlarına göre, küresel sıcaklıkların artması böcek popülasyonunun artmasına yol açabilir. Bu sürecin insanların yaşamını tehdit edeceği öngörülüyor.







  



AB ve ABD’nin Adım Adım Türkiye’yi Gerileten Stratejileri! 

Prof. Dr. Özcan YENİÇERİ

Türkiye’nin tarihi, coğrafyası ve kültürüyle uyumlu bir siyasî iradeye sâhip olmaması; bölgesinde ve periferisinde giderek etkinliğini yitirmesine neden olmaktadır. Çizgisi, pusulası, istikâmeti ve derinliği olmayan yaklaşımlar her alanda Türkiye’yi geriletmektedir. Türkiye yaşanılan zaman diliminde başta Türk Dünyası olmak üzere; terörle mücadele, Irak, Kerkük, Kıbrıs, Ege, Güney Doğu, sözde soykırım, AB ve ABD ile olan ilişkiler konusunda tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar edilgen bir konuma düşürülmüştür.

   



Mahir Kaynak ile Söyleşi

Türkiye Küresel Sermayenin Kontrolünde

2023- Şu anda küreselleşme kavramı dünyayı tanımlamak için herkes tarafından kullanılıyor. Fakat kavramın içeriği, neyi tanımladığı, içinin nasıl doldurulduğu meçhul… Size göre küreselleşme nedir?

M. Kaynak-
Küreselleşmenin dünyada tek akım olduğu iddiasına katılmıyorum. Ben 11 Eylül’den sonra çatışan tarafların kim olduğunun, bugüne kadar süreç içerisinde de kimin kimle mücâdele ettiği sorusunun cevabını aradım. Bu cevap dünyada bilinmiyor. Yâni çok çok söylenen şey, teröristlerle bütün dünya savaşıyor yahut Irak ile ABD savaşıyor.

   



AB Sürecinde Toplumsal Yapı ve Küreselleşme 

Prof. Dr. Orhan TÜRKDOĞAN

Avrupa Birliği süreci, kültürler arası bir oluşum, bir diğer deyimle farklı kültürlerin karşılaşmasıdır. Kültür antropolojisi gösteriyor ki, iki toplumun karşılaşmasında egemen kültür, zayıf kültürü etkisi altına almak sûretiyle bir benzeşime gider, onu kendi doğrultusunda biçimlendirir.
Günümüz Türkiye’si, 1839’dan itibaren başlayan Batılılaşma sürecinde, bu defa isteğe dayalı (voluntary) bir yol izlemek sûretiyle, Batı karşısında teslimiyetçi bir tavır takınmıştır. Bu durum, Avrupa Birliği’ne uyum sağlamak için tüm kültür ve değerler sisteminden soyutlanarak, Batı’ya yönelim anlamını taşır.
.
   



Ömer Lütfi METE ile Söyleşi

Türkiye Devlet Olmaktan Çıkmıştır


2023- Birçok Türkiye manzarası resmediliyor ama ben ikisinin değerlendirmesini rica edeceğim öncelikle sizden. Bir tanesi ulusal medyadan yansıyan ve her şeyin iyi olduğu Türkiye… Diğeri ise hâkim olman medyadan yansıyan; küresel hâkimiyetin kıskacındaki bir Türkiye... Siz nasıl bir Türkiye fotoğrafı görüyorsunuz?

Ö. L. Mete-
İki Türkiye’de nerdeyse birbirine denk derecede uzak. Benim “yükseltilen değerler medyası” dediğim medya, küresel sermayenin, küresel güçlerin olmasını istediği Türkiye’ye yönelik yayınlar yapıyor. Bu bir ideolojik yayındır ve asla objektif habercilik, dürüst yorum yansıtması değildir
.

   



Türk Dış Politikasında Fırtınalı Denizler ve Alınacak Önlemler

Doç. Dr. Celalettin YAVUZ

Çin Seddi’nden Viyana ve Adriyatik’e, Urallar’dan Aden Körfezi’ne, Basra Körfezi’nden İberik’e uzanan coğrafyada engin ve zengin bir tarihe sâhip Türk milletinin, çoğunluğu bu tarihî mirasın zenginliklerinden kaynaklanan çok sayıda ve çeşitte dış politik sorunları mevcuttur. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti’nin yönetimine aday olan devlet adamlarının, bu iç ve dış sorunları büyük ve çetrefilli Türkiye’nin herhangi bir devlet ya da şirket gibi yönetilemeyeceğini bilmesi, yönetime aday olan siyasetçilerin en azından parti içi araştırma merkezlerinde dış politika sorunları konusunda “oryantasyon veya uyum” eğitiminden geçmesi kaçınılmazdır.
   



Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN ile Söyleşi

Ana Çelişki; Laiklik-İrtica Değil,
Küresel Emperyalizm-Ulus Devlet Çelişkisidir


2023- Sayın Çeçen, küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin ışığında Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun kısa bir tahlilini sizden ricâ ediyorum.

A. Çeçen-
Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu durum, AB açısından bakıldığında aldatılmış nişanlı pozisyonundadır. AB yıllarca bize” şunu yap, bunu yap, bunları yerine getir” dedi ama sonuç görüldüğü üzere; AB’nin dışındayız. ABD ile ilişkiler bakımından değerlendirildiğinde; ABD yıllarca bize birçok öneride bulundu ve onu da kırmadık, her istediklerini yaptık, ama netice olarak daha kötü ve daha bağımlı bir durumdayız.

   



İlk TBMM Hükümeti’nden Günümüze
Cemaat Vakıflarının Statüleri ve Yeni Vakıflar Yasa Tasarısı


Prof. Dr. Esat ARSLAN

TBMM’nin Kuruluşundan Bu Yana Vakıf Örgütlenmesinin Tarihçesi
İstanbul’un İşgal Kuvvetleri Komutanlığı tarafından fiilî olarak işgali ve Meclis-i Mebusan’ın kapatılması, Ankara Hükümeti’nin devlet olma yolunu tartışmaya mahal bırakmayacak bir biçimde açmıştı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) Ankara’da toplanması bir bakıma 27 Aralık 1919 tarihinde Heyet-i Temsiliye ile gelmiş bulunan yürütme erkinin yanında temsil yeteneği de dâhil olmak üzere devletin de Ankara’ya gelişinin simgesi olmuştu.



Avrupa Birliği Serüvenimiz

Hasan ÇOBAN

Avrupa ülkeleri arasında bir birlik oluşturulması fikri çok uzun yıllar öncesine dayanmakla birlikte fiiliyata geçirilmesi 1950’li yıllarda başlamıştır. 50 yıldır oluşturulmaya devam edilen Avrupa Birliği’nin (AB) ne kadar büyüyeceği ve nerede duracağı henüz kestirilememektedir. Avrupa ülkeleri arasında bir birlik oluşturulmasına neden ihtiyaç duyulduğuna ve Türkiye’nin AB’ye girişinin neden uzadığına bir açıklık getirilebilmesi için Avrupa tarihine, Türklerin Avrupa tarihindeki yerine ve geçtiğimiz yüzyıllarda Avrupa ülkelerini yakından etkileyen gelişmelere bakmakta yarar vardır.



“Türkiye 2006 İlerleme Raporu” AB’nin Gördüğü Türkiye

Cengiz ÖZEL

Türkiye 2006 İlerleme Raporu, Avrupa Komisyonu tarafından 8 Kasım 2006’da Brüksel’de açıklanmış ve 1 Ekim 2005 ve 30 Eylül 2006 tarihleri arasındaki süreyi kapsamakta olup; genel yaklaşımı ve üslubu itibariyle Türkiye-AB ortaklık ilişkisinin en önemli gerekliliklerinden olan ve en azından aday bir ülkenin hak ettiği şekilde nesnel, objektif, rasyonel ve yapıcı bir anlayışı yansıtmaktan uzak bir dille yazılmıştır.



Kültürel Kimlik Algılayışına Eleştirel Bir Yaklaşım

Dr. Yaşar KALAFAT

Bu yazımızda ele alacağımız konu, evvelce değinmiş olmamıza rağmen bazı dergilerde dikkatimizi çeken ve bize göre doğru olmayan yaklaşım tarzları ve kimlik algılayışlarıdır… Her türlü fikre açık olmamıza rağmen, onaylayamadığız izah biçimlerine dair görüşlerimizi açıklamaktan da kendimizi alamıyoruz.



Soros’u ve “Renkli Devrimlerini” Betimleme Yerine Analiz Eden Bir Kitap

Yrd. Doç. Dr. Şenol KANTARCI

“Rusya’da Siyaset ve Oligarşi” adlı kitabıyla kendisinden söz ettiren, özelde Rusya olmak üzere Avrasya, enerji, STK’lar, etnik çatışmalar ve bölgesel politikalar üzerine çalışmalar yürüten strateji uzmanı Sinan Ogan, bu defa yine tartışmalar yaratacak olan “Turuncu Devrimler Soros’un Yeni Dünya Düzeni: ‘İkinci El’ Demokrasi ve Neo-Con’lar” isimli yeni çalışmasıyla Türk okuyucusunun karşısına çıkmıştır.
   

Son Güncelleme Tarihi: 15.KASIM.2006
Bu Site 2023 Dergisi Tarafından Hazırlanmıştır
Webmaster: Davut Merzifonluoğlu