Yıl:6   Sayı: 73   Fiyatı: 6.5 YTL



  

Küreselleşmenin, tesir ettiği toplumsal yapılarda birbirine paralel değişimlere yol açtığını, 1991 yılından itibaren giderek ivmelenen süreçlerin farklı toplumsal yapılarda oluşturduğu neticelerine bakarak söylemek pekâla mümkündür. “Dağılma, geçiş ve hızlı değişim dönemlerinde mevcut kaide ve normların tesirini kaybetmesi, toplumu kucaklayan yeni kaide ve normların ortaya çıkmaması yüzünden meydana gelen boşluk, kaidesizlik, normsuzluk, kanunsuzluk ve sosyal çözülme” anomi olarak tarif edilirken, bunun en bariz yansımasının da bireyin içinde yaşadığı toplumun değerlerine ve kendine yabancılaşması olarak tezahür ettiği bilinmektedir.

“Yapı bozumu” olarak da tarif edilebilecek bu süreçte öncelikle kavramların saldırıya mâruz kaldığını söyleyebiliriz. Kavramlar bireyi ait olduğu topluma bağlayan birer ağ vazifesi ifa ederken, anlam erozyonuna uğrayan her kavram Özcan Yeniçeri’nin tarifi ile zihinde inşâ edilen her tereddüt ve ortaya konulan her kuşku, bireyi “ortak payda”dan ve “genel çıkar”dan biraz daha uzaklaştırır. Mesele öncelikle bireyin toplumla olan bağlarını koparmak olsa bile bir başka hedef de onu yeni değerler ve kavramlar üzerinden başka bir zihin dünyasına bağlamaktır. Zaten geçiş dönemi toplumlarında ortaya çıkan tehlike de bu iki sürecin eş zamanlı yürütülememesinin ortaya çıkarttığı kimliksizlik hâlidir. Anomi, bu geçiş dönemlerinde ortaya çıkan toplumsal bir rahatsızlık olarak bu yüzden karşımıza çıkmaktadır. Küreselleşmeye içerik kazandıran hâkim zihniyet, dünyayı kendi çıkarları doğrultusunda yeniden şekillendirme projesine -işgal dâhil birçok araç kullanarak- hayatîyet kazandırma gayretindeyken, toplumsal dokunun “tutkalı” vazifesindeki millî ve mânevî değerlerin bu saldırılardan masun olacağını kimse söyleyemez.

.
  


   
   


        
Geçmiş Sayılarda Yayınlanan bazı yazıların tam metinleri
Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin PAZARCI ile Söyleşi
İstediğiniz Şerhi Düşün, Uyum Protokolü’nün İmzalanması; “Kıbrıs Cumhuriyeti” Adı Altında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni Tanımak Anlamına Gelir
Irak Türkmen Cephesi (ITC) Türkiye Temsilcisi Ahmet Muratlı ile Irak Seçimleri ve Yaşanan Gelişmeler Üzerine Söyleşi
Kerkük, Savaş Ganimeti Gibi
Kürtlere Sunulmaktadır
Seksen Yıllık Cumhuriyet'in
Kimlik Meselesi...

Prof. Dr. E. Semih YALÇIN
Prof. Dr. Sina AKŞİN ile Söyleşi
Türkiye Bağımsızlığını Yitirmiş Durumda
Büyük Ortadoğu ve Kafkasya
Prof. Dr. Anıl Çeçen
2023 e-mail grubuna üye olmak için;
Yukarıdaki Form kutusuna mail adresinizi yazıp,
Üye Ol butonuna basınız...




  

Çin İklim Raporuna İtiraz Ediyor
Birleşmiş Milletler’e bağlı, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin Bangkok’ta düzenlenen konferansında ele alınan taslak rapor, ülkelerin derhal harekete geçmeleri hâlinde, dünya ikliminin büyük bir ekonomik yüke neden olmadan istikrara kavuşturulabileceği sonucuna varıyor.

Avustralyalılar Kanserli Hücreleri Doğrudan Hedef Alan Metot Geliştirdiler
Bilindiği gibi, kanserli hücreleri geriletmek ve öldürmek için kemoterapi kullanılır. Ancak bu süreç hastalar için oldukça zor ve acılı bir süreçtir.

NASA Hubble Teleskopu’nun Selefini Tanıttı
NASA, Amerikan Astronomi Topluluğu’nun son toplantısında, 2013 yılında miadını dolduracak olan Hubble teleskopunun yerini alacak yeni teleskopu basına tanıttı.

Yıldızların Ölümleri de Muhteşem
Her şey doğar, gelişir, yaşlanır ve ölür. Bütün cesametlerine ve milyarlarca yıla yayılan ömürlerine rağmen yıldızlar dahi bu döngüden münezzeh değiller. Ne var ki, ölümleri de varlıkları kadar muazzam olabiliyor.

Bilim Adamları Uyarıyor: Güneş Kremlerine Fazla Güvenmeyin!
Yaz güneşinin insanları kendisine çağırmaya başladığı bu Mayıs günlerinde güneşin etkilerinden korunmak için tedbirler de alınmalı.







  



“Misyonerlik” Konusunda Yeni Bir Paradigma Denemesi 

Ali Rıza BAYZAN

“Hıristiyan misyonerlerin faaliyetleri kamuoyunda ağırlığını hissettirmeye başladı. Her önemli konuda olduğu gibi bunda da iki kutba bölündük. Bazıları tehlikeyi görmeyenleri ahmaklıkla, diğerleri de tehlikeyi abartanları paranoyayla suçluyor.”2

   



Prof. Dr. Nadim MACİT ile Söyleşi

Dinlerarası Diyalog Açık Misyonerlikten Daha Tehlikelidir

2023- Dinlerarası diyalog nedir ve hangi ihtiyacın ürünü olarak ortaya çıkmıştır?

N. Macit-
Dinlerarası diyalogun Yahudi ve Hıristiyanlık arasında değerlendirilmesi gerekir. Çünkü Hz. İsa Yahudi geleneğinden kopan, ayrıca kendine özgü dinî semboller, metaforlar, ritüeller geliştiren bir Peygamberdir. Bu anlamda baktığımızda belki Yahudilik’ten bir kopuş olarak Hıristiyanlığını teşekkül ettiğini söylememiz gerekiyor.

   



Prof. Dr. Yümni SEZEN ile Söyleşi

İliştirilmiş İslâmcıların Diyalog Misyonu

2023- Dinlerarası diyalog nedir? Bunun teolojik temelleri nelerdir?

Y. Sezen-
Genel diyalog Allah’ın bir kanunun, tabiatın bir kanunu, toplumsal kanun. Yâni insanlar birbiriyle iletişim kurarlar, hatta sâdece insanlar değil hayvanlar da kurarlar, bu normal bir şey. Diyaloga kimsenin bir şey dediği yok.

   



Başkanlık Federasyona Götürür

Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

Türkiye Cumhuriyeti, önce cumhurbaşkanlığı daha sonra da genel seçimlerin yapılacağı bir döneme girdiği aşamada bambaşka bir gündem maddesi ile karşılaştı. Halen yürürlükte olan anayasaya göre, şimdiye kadar seçilen cumhurbaşkanları iktidar partisinin hatalı tutumu nedeniyle seçilemez duruma gelmiş ve bu aşamada da ortaya çıkan tepkiler Türkiye’nin siyasal gündemini değiştirmiştir.

   



Doç. Dr. Ender Ethem ATAY ile Söyleşi

Yarı Başkanlık Sistemi Türkiye’nin Şartlarına Uygun Değil

2023- Başkanlık ve yarı başkanlık ve parlamenter sistem nedir? Bunların arasındaki temel farklılıklar nelerdir?

E. E. Atay-
Parlamenter sistemde, sistemin aktörleri parlamento tarafından belirlenir, parlamentonun işleyişine göre sistem aktörleri belirlenir. Halkın seçimiyle oluşmuş olan bir parlamento yasama yetkisini kullanır, yürütme yetkisi de bu parlamentonun içerisinden belirlenmiş olan bakanlar kurulu marifeti ile yürütülür.

   



Avrupa, Avrupa Birliği ve Küresel Kaos

Haktan BİRSEL

Yaklaşık olarak günümüzden 300 yıl önce başlayan emperyalizm hareketi1, inişli çıkışlı bir grafiğe sâhip olmuş ve çıkış trendinin ulaştığı doruk noktalarında dünyaya ve Avrasya coğrafyasındaki mücadele alanının tam merkezinde yer alan Türkiye’ye büyük zararlar vermiştir.

   



Ege’de İskânsız Adacık ve Kayalıklar (EGEAYDAAK) Sorunu

Doç. Dr. Celalettin YAVUZ

Basında zaman zaman, Kardak Kayalıkları civarında Yunan ya da Türk balıkçı tekneleri avlandığı için, küçük de olsa Türk-Yunan gerilimi varlığından söz edildiğini görüyoruz. Taraflar bölgede keşif gözetleme faaliyetlerini sürdürmekte, bölgeye karşı tarafın teknelerinin yaklaşmasına izin vermemektedir.



Irak Sorunu Karşısında Birleşmiş Milletler’in Konumu

Dr. Metin AKSOY

Birleşmiş Milletler, ilk kez Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulmuştur. Birinci Dünya Savaşı, insanları ve devletleri maddî mânevî kayıplara uğratmış ve bu büyük kayıpların gelecekte olmaması veya gelecekte olabilecek tahribatların engellenmesi düşüncesiyle uluslararası alanda etkili olabilecek bir örgütün kurulması kararlaştırılmıştır.



Yrd. Doç. Dr. Şenol KANTARCI ile Söyleşi

Sorun ABD ve AB’deki Türkiye Algılamasıdır

2023- Sözde Ermeni soykırımı ile ilgili 24 Nisan’ların devamlı tehdit unsuru olarak kullanılmasını nasıl buluyorsunuz?

Ş. Kantarcı-
Ermeni iddiaları ile ilgili 24 Nisan’ların sürekli bir şekilde gündeme getirilmesinin altında yatan birçok faktör bulunmaktadır. Ancak, konunun uluslararası boyutta ses getirir şekilde ortaya konulmasındaki başarıyı, Ermeni lobisinin, sözü edilen etkin çalışmalarında görmemek lâzımdır diye düşünmekteyim.



Anadolu’dan New York’a: Ermenilerin Amerika’ya Göçü

Dr. Ahmet AKTER

1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı, Osmanlı İmparatorluğu için tarihsel bir kırılma noktası olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu Avrupa’da yalnızlığa mahkûm edilmiş, Avrupa’daki topraklarının büyük bir bölümü işgal edilmiş, Kıbrıs kaybedilmiş ve yapılan anlaşmalar devletin parçalanmasının yolunu açmıştır.



Yeni Yunan Tragedyası: Gagavuzlar

Gözde Kılıç YAŞIN

Yunanistan’ın “kesintisiz 3000 yıllık bir soy ve medeniyet sürekliliği” ile “Antik Helen ile Bizans’ın devamı olmak” iddialarıyla oluşturduğu millî kimlik tanımı, bir Yunan ulusu oluşturmaktan başka bu ulusa gittikçe genişleyen bir vatan da vaat ediyor.
   

Son Güncelleme Tarihi: 15.MAYIS.2007
Bu Site 2023 Dergisi Tarafından Hazırlanmıştır
Webmaster: Davut Merzifonluoğlu