Yıl:5   Sayı: 48   Fiyatı: 6.5 YTL



  

İç huzursuzluklar yoluyla Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanma sürecini hızlandırma amacınını taşıyan emperyalistlerin kullandığı Ermeniler, aradan geçen yüz elli yıllık süreye rağmen aynı güçlerin “piyon”u olmaya devam ediyorlar. Çar Petro’nun sıcak denizlere inme politikası çerçevesinde Ruslar tarafından silâhlandırılan Ermeniler’in Doğu Anadolu’nun işgali sırasında giriştikleri katliamların gerçek boyutları hâlen aydınlığa kavuşturulmuş değil. Yine aynı şekilde, İngiliz ve Fransız emperyalizminin emri dahilinde Ermeni çetelerinin yaptığı faaliyetler de, tam anlamıyla ulusal ve uluslararası kamuoyunun gündemine getirilmedi. Fakat şurası muhakkak ki, o dönemde yaptıkları işbirlikleri ve kanlı eylemler, Ermeniler’in pozisyonunu, “milleti-i sadıka”dan “emperyalizmin kanlı hançeri” konumuna itmiştir. 
Şüphesiz algılamadaki bu değişim bir anda gerçekleşmemiş, Osmanlı yönetimi Ermeni tebaanın hatasını fark edeceği günü sabırla beklemiştir. Ne yazık ki, yapılan bütün uyarılar ve gösterilen hüsn-ü niyete rağmen, özellikle Doğu Anadolu bölgesinde giderek tırmanan Ermeni terörü, “tehcir kararı”nı zorunlu bir uygulama olarak gündeme getirmiştir.
Tarihsel bağlamdan ve o yıllarda Osmanlı’nın baş etmek zorunda olduğu sorunlardan soyutlanarak değerlendirilmeye alınan Ermeni tehciri meselesi ile bugün, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti yargılanmak istenmektedir.


  

   
   


        
Geçmiş Sayılarda Yayınlanan bazı yazıların tam metinleri
Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin PAZARCI ile Söyleşi
İstediğiniz Şerhi Düşün, Uyum Protokolü’nün İmzalanması; “Kıbrıs Cumhuriyeti” Adı Altında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni Tanımak Anlamına Gelir
Irak Türkmen Cephesi (ITC) Türkiye Temsilcisi Ahmet Muratlı ile Irak Seçimleri ve Yaşanan Gelişmeler Üzerine Söyleşi
Kerkük, Savaş Ganimeti Gibi
Kürtlere Sunulmaktadır
Seksen Yıllık Cumhuriyet'in
Kimlik Meselesi...

Prof. Dr. E. Semih YALÇIN
Prof. Dr. Sina AKŞİN ile Söyleşi
Türkiye Bağımsızlığını Yitirmiş Durumda
Büyük Ortadoğu ve Kafkasya
Prof. Dr. Anıl Çeçen
2023 e-mail grubuna üye olmak için;
Yukarıdaki Form kutusuna mail adresinizi yazıp,
Üye Ol butonuna basınız...




  


  



Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürü 

Doç. Dr. Yusuf SARINAY ile Söyleşi: 

“Tehcir Önceden Plânlanmış Değildir!”

   



Konuyla İlgili Birkaç Söz

Prof. Dr. Yavuz ERCAN

İnsanlar, insan olmanın en önemli özellikleri olarak, barış, dostluk ve sevgiden söz eder ama insanlık tarihi, maalesef kin, nefret ve düşmanlık sayfalarıyla doludur. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri, Ermenilerin Osmanlı Devleti’ni parçalamak için çıkardıkları ayaklanmalar ve Türk halkına karşı işledikleri cinayetler ve toplu öldürmelerdir.
   



Bir Ermeni Propaganda Klasiği:
“Mavi Kitap ( Blue Book )”

Yrd. Doç. Dr. Enis ŞAHİN

Ermeni Meselesi’yle ilgili olarak son yıllardaki gelişmeler artık tamamen göstermiştir ki, Ermeniler tüm tarihlerini “Türk düşmanlığı” üzerine kurmuşlardır ve bu yöndeki çalışmalarını arttırarak sürdürmektedirler. 24 Nisan 1915 tarihinin 90. yıldönümü vâsıtasıyla dünya kamuoyunda oluşturmaya çalıştıkları “Türk düşmanlığı” ve “karalama kampanyaları” bunun önemli göstergelerindendir.
   



Birinci Dünya Savaşı Sırasında Doğu Anadolu’da Ermeni Politikaları

Yrd. Doç. Dr. Haluk SELVİ

Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’na dahil olduğunda açtığı ilk cephelerden birisi Doğu Cephesi idi. Bu cephede Rus birlikleri içerisinde 150.000 Ermeni gönüllüsü vardı ve bunların çoğu Avrupa sınırından transfer edilmişti. Gönüllülerin görevleri, Rus düzenli birliklerine destek olmak ve bu bölgede onlara öncülük etmekti.1 Gönüllü birliklerinin başında 1890 yılından itibaren Anadolu’da birçok isyân olayına karışmış Ermeni çete reisleri de vardı.

   



Dr. Erdal İLTER ile Söyleşi

Ermenistan İddialarından Vazgeçmezse 

Türkiye-Ermenistan İlişkileri Normalleşmez
   



Ermeniler’in Katlettiği İttihat ve Terakki 
Mensuplarına Atatürk Sahip Çıkmıştır

Dr. Şenol KANTARCI

Yakın dönem Türk tarihini çalışanlar ve okuyanlar, Osmanlı Devleti’nin son yıllarına damgasını vurmuş olan İttihat ve Terakki Partisi’ne yönelik yoğun bir karalama kampanyası yapıldığını bilirler. Herhangi bir çalışmada veya tartışmada, Osmanlı’nın son dönemine, özellikle de Birinci Dünya Savaşı söz konusuysa eğer, mutlaka İttihat ve Terakki’nin üç önemli ismi Enver-Talât ve Cemal üçlüsüne, oldukça ağır eleştiriler yapılmadan geçilmez. Mevcut durumu konuyla ilgili bir çok eserde görmek mümkündür.

   



Bir Başka Açıdan Ermeni Sorunsalı

Doç. Dr. Esat Arslan

Anadolu’yu yurt yaptığımızdan buyana yaklaşık bin yıla yakın bir süre birlikte yaşadığımız, ortak kültürel değerleri geliştirdiğimiz Ermenilerle olan ilişkilerimiz, nedense sâdece I. Dünya Savaşı sırasında yaşanan “olmak ve olmamak” arasında bocalanan bir evreye, 1915 yılına indirgenmektedir. “Doğu Sorunu” bağlamında yayılmacı güçler tarafından aldatılan ve isyâna zorlanılan Ermenilerin bu dönem içerisinde eyleme geçmeleri ve yaptıkları onlarca hata hiç göz önüne alınmadan; Türkiye’nin tarihiyle yüzleşmesi, daha da ileri gidilerek bundan korkmaması gerektiği söylemleri ülkemizde yüksek sesle ifâde edilmektedir.
   



Sevk ve İskân Kararının Uygulanmasında 
Talât Paşa’nın Hassasiyeti

Yrd. Doç. Dr. Hasan BABACAN

Birinci Dünya Savaşı öncesinde Avrupa siyasetinde oluşmaya başlayan kutuplaşma içerisinde Osmanlı Devleti de kendisine bir yer; sağlam, güvenilir bir müttefik bulma arayışında idi. Bunun için İngiltere, Fransa hatta Rusya ile ittifak arayışına girmiş ancak başarılı olamamıştı. Başlangıçta karşı olmasına rağmen en sonunda Almanya ile ittifaka varılmıştı. Bu da Osmanlı Devleti’nin siyaseten olası bir savaşa hazırlandığının açık bir göstergesiydi.

   



Soykırım Tartışmalarının Unutturduğu Müslüman Mülteciler

Yrd. Doç. Dr. Tuncay ÖĞÜN

Yirmiyi aşkın ülkeden 70 milyon askerin katıldığı I. Dünya Savaşı, o tarihe kadar görülmemiş derecede büyük can ve mal kayıplarına yol açan insanlık tarihinin ilk topyekûn savaşıdır. O yıllarda Kafkas Cephesi olarak adlandırılan Anadolu’nun doğu kesimleri de bu savaşın korkunç tahribatından kurtulamamıştır. Osmanlı-Rus savaşları ve Ermeni çetelerinin saldırıları, bu yörede Müslüman-Hıristiyan, Türk-Ermeni ayrımı gözetmeksizin toplumun tüm kesimlerini etkilemiş; yüz binlerce insan hayatını kaybetmiş, ocaklar sönmüş, köyler, kasabalar, şehirler yerle bir olmuş, evler, işyerleri, tarlalar sahipsiz kalmıştır.
  



İngiltere - Rusya ve Ermeniler

Dr. Timuçin KODAMAN

Genel bir ifâde ile denilebilir ki Ermeni meselesi1, Şark Meselesi’nin2 önemli bir halkasını ve aynı zamanda Anadolu topraklarındaki uzantısını teşkil etmektedir. Şark Meselesi çerçevesinde büyük devletlerin (büyük güçlerin) Balkanlar’daki Hıristiyan unsurları Osmanlı Devleti hâkimiyetinden kurtarma politikasının başarıya ulaşmasının ardından, Anadolu’daki Hıristiyan kavimlerinden olan Ermeniler de, aynı yolla kendi özerklikleri ve egemenliklerini alabilecekleri konusun da ümitlendiler.
 



Ermeni Sorununun Ortaya Çıkışında 
Amerika Birleşik Devletleri’nin Rolü

Arş. Gör.
Dilşen İNCE ERDOĞAN

XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ortaya çıkan Ermeni Sorunu, Şark Meselesi’nin uzantısı olarak görülmekte ve değerlendirilmektedir. Osmanlı İmparatorluğu’nun bu yüzyılda içinde bulunduğu siyasî ve iktisadî ortam ile dünya siyasetinde meydana gelen değişme ve gelişme Türk- Ermeni ilişkilerinde ciddî sorunların çıkmasına neden olmuştur.
 



Türkiye’de Modernleşmenin Ayrıştırma İdeolojisine Dönüşmesi

Özcan Yeniçeri

Bugün laik-antilaik, başörtülü-başı açık, Batılı-Doğulu, ilerici-gerici tartışmalarının altında büyük ölçüde, modernleşme(me)nin ürettiği sancılar vardır. Osmanlı Devleti’nin kriz, yenilgi, kaos, belirsizlik ve moral çöküşü içinde çözülmeye başladığı dönemlerde, çıkmazların dayattığı “Tanzimat” ve “Islahat” Batıcılığı arzulanan sonucu sağlayamamıştır.
   



Paris Barış Konferansı’ndan Büyük Ortadoğu Projesi’ne

Sedef Bulut Gazi Üniversitesi, Öğretim Görevlisi

20. yüzyıl tarihinde I. Dünya Savaşı sonuçları bakımından önemli bir dönüm noktası teşkil etmektedir. Avrupa güçler dengesini altüst eden I. Dünya Savaşı sonrasında dört büyük imparatorluk; Alman, Avusturya-Macaristan, Osmanlı İmparatorluğu ve Rus Çarlığı siyasî ömrünü tamamlamıştır. 1919 yılında bozulan dengeleri yeniden kurmak üzere toplanan Paris Barış Konferansı dünyanın kaderini belirleyecek somut hak iddialarını gündeme getirmiş ve bir çok tartışmalara neden olmuştur.
   



Irak Türkisi Gerçeği ve Millî Mücadele Dönemi 
Bölge Halkının Türk Yönetimi İstekleri

Yrd. Doç. Dr. Selçuk DUMAN

Irak, tarihi gelişimi içerisinde hiçbir Arap ülkesinde görülmeyen eski bir medeniyete sahiptir. Neolitik çağdan beri ilk yerleşim yerleri bu bölgede oluşmuştur. Dicle ve Fırat nehirlerinden dolayı, ilk sulama kanalları bu bölgede meydana gelmiştir. Bu yüzden nüfus artmış, şehirler kurulmuş, mimarî gelişmiş ve ilk kanunlar ortaya çıkmıştır.

Son Güncelleme Tarihi: 15.MART.2004
Bu Site 2023 Dergisi Tarafından Hazırlanmıştır
Webmaster: Mustafa Nazif