||| Kurban Bayramınız Mübarek Olsun... |||

21. Sayımız 15 Ocak 2003'den İtibaren
    Gazete Bayii ve Kitabevlerinde...


>">

Soğuk savaşın sona ermesi; acıları hâlen taze olan savaşların, silâhlanma yarışlarının ve yeryüzüne hâkim olan nefretin sona erdiğine ilişkin olumlu algılamaları da beraberinde getirmişti. Berlin Duvarı’nın simgesel yıkılışıyla ilân edilen “yeni dünya düzeni” ise, bu olumlu atmosferden yararlanarak “daha yaşanır bir dünya” tasarımıyla insanlığın karşısına çıkmıştır. Aradan geçen 10 senelik zaman diliminde insanlığın beklentilerine uygun olarak gelişmeyen yeni dünya düzeni ya da küreselleşme olgusu, uygulamalarıyla birçok soru işaretini de beraberinde getirmiştir. “Gerçekten dünyamız daha iyi bir yer hâline gelmiş midir?” sorusu, bunlardan en can alıcı olanı olarak cevabını beklemektedir. Soğuk savaşın sona ermesinden bugüne kadar geçen zamanda bu soruya “olumlu” bir cevap vermek maalesef mümkün olmamıştır. “Olumlu” beklentiler Körfez’de ve Balkanlar’da yaşanan savaşlarla yavaş yavaş yerini endişeye terk ederken, 11 Eylül saldırısı ve sonrasında yaşanan gelişmeler bu endişelerin ne kadar haklı olduğunu ortaya koymuştur.     devam


 

  Avustralya Dünyanın En Büyük Kulesini Yapacak
  Kök Hücreler Kalp Krizi Sonrası
      Oluşan Bozuklukların Tedavide Kullanıldı
  Çin 2003 Yılında Uzaya İnsan Gönderecek
  Konuşan Etkileşimli Film Posterleri 
  Sahibini tanıyan cüzdan
  Antarktika 10 bin yıldır eriyor
                                                                      devam


Prof. Dr. Orhan TÜRKDOĞAN ile Söyleşi:

Atatürk ve Milletleşme
Projesi Olarak Cumhuriyet
İkili Toplum, Aydın Dejenerasyonu ve Devşirme Geleneği

Atatürk ümmetten millete geçişi sağlamak için uğraştı



ayrıntılar


İkinci Aydınlanma Çağı,
Yeni Dünya Düzeni ve Kültler


Alev ALATLI

İkinci Aydınlanma Çağı ve Yeni Fizik
Bugün size dünya düşünce gündemini teşkil eden birbirine bağlı üç gelişmeden söz etmek istiyorum. Bunlardan ilki, 1920’li yıllarda baş veren ve günümüzde “İkinci Aydınlama Çağı” diye adlandırılagelmeye başlayan düşünce devrimi. İkincisi, temellerini “Yuvarlak Masa”, “Bilderberg Toplantıları” ve “Roma Kulübü” hareketlerinin teşkil ettiği öne sürülen “Yeni Dünya Düzeni”. Üçüncüsü de “Yeni Dünya Düzeni”nin muhalifleri ve kültler.



ayrıntılar


Bilkent Üniversitesi Uluslar arası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yardımcı Doçent Dr. Mustafa KİBAROĞLU ile Söyleşi:

Kitle İmha Silâhlarının Gelişim Süreci, Yayılmasının Önlenmesine İlişkin
Yapılan Çalışmalar ve Geleceğin Güvenlik Tehditleri

Kitle İmha Silâhları Konusunda Asıl Tehlike Devlet Dışı Aktörlerdir



ayrıntılar


Irak Krizi ve Türkiye

Prof. Dr. Refet YİNANÇ

Gazi Üniversitesi İ.İ.B.F. Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı2000 yılı sonlarında George W. Bush’un başkan
seçilmesiyle ABD’nin Irak sorununa yeniden ağırlık vereceği bekleniyordu. Bush, babası zamanında başlayan Körfez Krizi’ni sona erdireceğini seçimlerden önce vaat etmişti. Oğul Bush Bağdat’ta Er-Reşid Oteli girişinde babasının portresinin tepelenmesinden rahatsızlık duymaktaydı. Üstelik Saddam, babasına suikast girişiminde bulunmuştu!



ayrıntılar


Kimyasal Silâhlar ve
Korunma Yolları


Prof. Dr. İ. Hamit HANCI*, Dr. Çağlar ÖZDEMİR*, Arif BOZBIYIK**, Adli Biyoloji Uzmanı Ayşim Tuğ*

Kimyasal harp ajanları Birleşmiş Milletler’in 1969 yılında yayınlamış olduğu bir raporda "insanlar, hayvanlar ve bitkiler üzerine doğrudan toksik etkileri nedeni ile kullanılan her türlü katı, sıvı, gaz hâlindeki kimyasal maddeler" şeklinde tanımlanmıştır.



ayrıntılar

  
Kopenhag Zirvesi Kararları ve
Kıbrıs Meselesi

Doç. Dr. Hasan Ünal

12-13 Aralık günlerinde Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da toplanan Avrupa Birliği zirvesi hem Türkiye hem de Kıbrıs konusunda bazı kararlar aldı. Her ne kadar hükümet ve basının önemli bir kesimi Kopenhag’da Türkiye konusunda alınan kararların tarihî bir dönüm noktası teşkil ettiğini; bu kararlardan sonra Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne iyice yaklaştığını ve tam üyelik yolunun açıldığını söylemeye çalışsalar da, gerçekçi bir analiz durumun o kadar da berrak ve net olmadığını ortaya koyacaktır. 



ayrıntılar

  

Küresel Güç Mücadeleleri,
Türk Dış Politikası ve Irak Krizi

Mahmut Niyazi Sezgin

Küreselleşme ve buna bağlı sorunlar ile hegemonik güç mücadelesinin tarihi, coğrafî keşiflerin yapıldığı 16. yüzyıla kadar dayanır. Bu döneme kadar ki siyasî zihniyette hegemonyanın alanı, at sırtında ulaşılabilecek mesafeyle sınırlı kalmaktayken, bundan böyle Batı’da, dünyada erişilemeyecek hiçbir bölgenin olmadığı ve küresel bir imparatorluğun kurulabileceği kanaati yaygınlaşmaya başlamıştır.



ayrıntılar

  
Petrol Nerede Kriz Orada

Mehmet Ziya VAROL


“Bir damla petrol bir damla kandan daha kıymetlidir.” 
Çocukluğumuzun siyah beyaz ve ilk gençliğimizin renkli televizyonlarında seyretmekten bıkmadığımız Western filmlerinin ağırlıklı temasını, altına hücum ve Kızılderililer’in beyaz adama karşı gerçekleştirdiği hain saldırılar teşkil ederdi.



ayrıntılar

  

Sam Amca’nın Yeni Oyuncakları

Süleyman BULUT


Savaş kirli ama kârlı bir iştir. Özellikle de silâh sanayicileri ve bu sanayiye teknoloji sağlayan firmalar için…Ne yazık ki, savaşlar ve çatışmalar, tarih boyunca teknolojinin itici gücü olmuştur ve biz insanlar, içimizdeki varlık savaşının bir izdüşümü olarak, zulmün yayılması için aklımızı ve bilgi birikimimizi kullanmışızdır.



ayrıntılar

Teknoloji
Bilkent Üni. Ul. İl. Bl. Öğr. Üy. Yrd. Doç. Dr. Mustafa KİBAROĞLU ile Söyleşi:
Kitle İmha Silahları Konusunda Asıl Tehlike Devlet Dışı Aktörlerdir
Sam Amca'nın Yeni Oyuncakları
Süleyman BULUT
II. Aydınlanma Çağı,
Yeni Dünya Düzeni ve Kültler
Alev ALATLI
Irak Krizi ve Türkiye
Prof. Dr. Refet YİNANÇ
Küresel Güç Mücadeleleri,
Türk Dış Politikası ve Irak Krizi
Mahmut Niyazi SEZGİN
Kopenhag Zirvesi Kararları
ve Kıbrıs Meselesi
Doç. Dr. Hasan ÜNAL
Kimyasal - Biyolojik Silahlar
ve Korunma Yöntemleri
Prof. Dr. İ. Hamit HANCI
Dr. Ç. ÖZDEMİR - A. BOZBIYIK
Prof. Dr. Orhan TÜRKDOĞAN ile Söyleşi
Atatürk ve Milletleşme
Projesi olarak Cumhuriyet
İkili Toplum, Aydın Dejenerasyonu ve
Devşirme Geleneği
Gözucu
Petrol Nerede Kriz Orada
Mehmet Ziya VAROL
Okuma Salonu
  


2023 e-grubuna
üye olmak için aşağıdaki
boşluğa e-mailinizi yazıp
onaylayınız.

    




Eylemci
Yazar: Tim Jordan
Yayınevi: Kitap 
Sayfa: 128

1991’de televizyonlarımızdan ilk kez bir naklen savaş izledik: Körfez Savaşı. Irak halkının üzerinde patlayan bombalar, televizyon izleyicileri için birer eğlencelik oldu. Ölen yüzlerce, binlerce insan kimsenin umurunda değildi aslında. Sızlanmalar yapaydı. Çok değil on yıl sonra, bu kez bir başka dehşet eylemi canlı yayındaydı: 11 Eylül 2001, İkiz Kuleler’in yolcu uçaklarının çarpması sonucunda yıkılması. Bir zamanlar, ismiyle müsemmâ, dünya ticaretinin merkezi olan bu binalar, bir anda alev topuna döndü. Kaçışan insanlar, bağıranlar, inleyenler ve yine televizyonun, gerçeğin üzerini örten, gerçekle hiç de örtüşmeyen ikinci bir yapay gerçeklik meydana getiren mahir elleri devreye girdi. Her iki olayda da, bundan sonra pek çok şeyin değişeceği, belki de hiçbir şeyin eskisi olmayacağı duygusuna kapıldık. Nasıl bir dünyaydı bu? Nasıl bir geleceğe doğru yol alıyorduk? Barışçı, demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü bir dünyayı özlerken, terörün kol gezdiği, haberlerin tahrif edildiği, yazarların satın alındığı, inancın ve gerçeklik duygusunun yitirildiği bir dünyaya nasıl gelmiştik? Öte yandan, bunca olumsuzluğa rağmen, değişen dünyanın 21. yüzyılda bize daha iyi bir yaşam sunmasını nasıl sağlayacaktık? Bu daha iyi yaşamın ahlâkı nasıl bir ahlâk olacak ve nereden doğacaktı? İşte Tim Jordan “Eylemci” isimli kitabında bu güncel sorulara cevap bulmaya çalışıyor. Avrupa’dan ABD’ye, Avustralya’dan Güney Amerika’ya çok geniş bir coğrafyada dünyamızı değiştirmeye çalışanlarla bizi tanıştırırken, siyasî arenayı işgal eden sivil itaatsizlik eylemlerinin, geçmişin tek konuya odaklanmış siyasî akımlarını ve tutucu otoritelerinin nasıl sürekli sorguladığını ortaya koyuyor. Geleneksel ideolojik savaşların yerini, yeni siyasî aktörlerin popüler ve kolektif eylemleri almış durumda. 21. yüzyılın yaşam ahlâkı, bu eylemlerde yeniden keşfediliyor.

  devam
  






Komik üstü kült film geri dönüyor

Türk Sineması, Yeşilçam klasikleriyle kendi hâlinde yaşayıp gidiyordu. Ta ki Yavuz Turgul “Eşkıya”yı yapana kadar. 1996 yılında çevrilen bu film, hem eleştirmenleri hem de izleyicileri şaşırtmıştı gerçekten. Türk sinemasından böyle bir yapım beklenmiyordu çünkü. Hâlbuki anlatılanlar çok da farklı değildi. Töreler, bir aşk hikâyesi, dostluk uğruna işlenen cinayetler; Yeşilçam filmlerinde en fazla kullanılan simgeler, Eşkıya’da da vardı. Ama onu farklı kılan bir şey olmalıydı mutlaka. İmkânları zorlamayan, özentiye kaçmayan, dekor ve teknoloji olarak da doğallığı kullanan bir filmdi Eşkıya. Özellikle nostalji tutkunlarının rağbet ettiği Yeşilçam filmleri, ağlatmak isterken güldürüyor, korkutmak isterken mide bulandırıyor, heyecanlandırmak isterken hayretler içinde bırakıyordu. Tek ulvî mahâreti, güldürmek olan birçok yapıma imza atıldı yıllarca. Eşkıya’da her şey yerli yerindeydi. Onu farklı kılan buydu işte.

Devlet Tiyatroları’nda Ocak ayı
THY’den Türkiye Takvimi
Münih Filarmoni’de bir Türk
Ayasofya'nın akustiği
  konservelendi

  devam


Son Güncelleme Tarihi: 16.OCAK.2003
Bu Site 2023 Dergisi Tarafından Hazırlanmıştır
Webmaster: Mustafa Nazif