E-mail: bilgi@2023.gen.tr

Dağıtım Noktaları » Abonelik Formu » Görüş ve Öneriler »

Küresel Kıskaçta
Can Çekişen
TÜRK TARIMI

SUNUŞ

2002 yılının ilk sayısından hepinize merhaba... 2023 olarak Türkiye'nin geleceği açısından önemli gördüğümüz konuları bütün yönleri ile irdelemeye devam ediyoruz.

Devlet yönetiminde alınan bir kararın uygulamaya geçmeden önce çok detaylı düşünülmesi gerektiği, bütün tarafların mutabakatı sağlanmasa dahi asgarî müştereklerde uzlaşmanın temin edilmesinin gerek kamu açısından, gerekse kararın neticeleri ile muhatap olanlar açısından önemli olduğu âşikârdır. Kültürel ve ekonomik alanlarda küreselleşmenin getirdiği olumsuz neticelerle her geçen gün biraz daha tanışan Türk milletinin yarınlarını yakından ilgilendiren önemli konulardan biri de, Tarım Reformu Uygulama Projesi kapsamında yeniden yapılandırılan Türk tarımıdır. Bu projenin uygulamasında sorumluluk sahibi olan tarafların olaya yaklaşımları ile konunun sakıncalı yönlerine dikkat çekenlerin görüşleri çerçevesinde biz de Türk tarımının sorunlarını sayfalarımıza taşıdık.

Ayrıntılar İçin Tıklayınız...


Teknoloji

Şişmanlara Müjde: Yağ Yapıcı Gen Tespit Edildi
Anti Mayın Postalı
Bombardımanın Tek Kurbanı İnsanlar Değil
Kuşlarda "Kayıp" Verdi
Fasulye Posasından Mermi
Robot Köpeklerin Modası Geçti:
Artık Robot Böcekler Var
Sıkışınca Gerneşen Madde Bulundu
Beden Saatinin Esrarı Çözülüyor
Temiz Yakıta Doğru
Uçak Pille Uçar mı?
Derinliklerin Hâkimi
Elektrikli Otomobiller Yayılıyor


Millî Eğitimden Küresel Kraliyetçilere
Prof. Dr. Oktay SİNANOĞLU
İle Söyleşi:
Dili Yok Olan Milletler Tarih Sahnesinden Silinir

Dil değişince bütün gelenekler, töreler gider. Ben diyorum ki, dil gönlü yüzdüren gemidir, dil gidince o gönlü yüzdüren gemi batar. Bunun içinde dinî inançlar da var. Dili giden kimse, artık kendi milleti gibi düşünmez olur. O zaman misyonerlik faaliyetlerinin önü açılmış olur. İngilizce öğretmeni kılığında gelen misyonerlerden sonra açıkça misyonerlik faaliyetleri alır yürür. Ondan sonra küreselleşme falan denilerek yabancı şirketler oraya dolar, sonra da kendi topraklarını bile satın alırlar. Tabiî önce eğitimle kafalar hazırlanır, sömürgeleşmenin en tehlikesi kafaların sömürgeleşmesidir. Kafa sömürgeleştikten sonra senin hiçbir şeyini bırakmazlar, bu milletten olanlar önayak olur, gidip imzayı basarlar, sonunda topraklarını da alırlar. Sonunda böyle ülkelerde -meselâ Filipinler, Portoriko- insanların kendi yiyeceklerini yetiştirecek bir karış toprakları kalmaz ve aç kalırlar. Türkiye'de sonunda bu aşamaya gelinmiştir.


Tarım ve Köyişleri Bakanı
Prof Dr. Hüsnü Yusuf GÖKALP İle Söyleşi:
Çiftçiyi Desteklemek İçin Kullandığımız Tek Enstrüman Doğrudan Gelir Desteği Değil

Yüksek verim olmadan siz hangi projeyi uygularsanız uygulayın, başarı elde edemezsiniz. Elde edilen çok kısıtlı miktardaki ürüne fiyat verilmeye çalışılmış, başka bir politika yok. Verim düşük olduğu için, bu kadar geniş araziye ve bu kadar çalışan nüfusa rağmen elde edilen ürün miktarı çok sınırlı. ABD'de nüfusun %3'ü tarımda çalışıyor, hem kendisini besliyor fevkalâde şekilde, hem de geriye kalan %97'yi besliyor. Avrupa'da da %5 ve altı tarımda çalışıyor, hem kendisini besliyor, hem geri kalan %95'i besliyor, hem de dışarıya satıyor. Ama Türkiye'de çalışan nüfusun %45'i tarımda çalışıyor ve hem kendisini besleyemiyor, insanca hem de geri kalanı. İşte manzara bu. Bu kadar nüfus çalışmış olmasına rağmen elde edilen miktar çok az. Sen bir dekardan 150 kg buğday alıyorsun Avrupalı 600 kg, sen bir hayvandan 800 kg süt alıyorsun Avrupalı 7 ton süt alıyor..


Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teşkilatlandırma
Genel Müdürü Hikmet YILMAZ ile Söyleşi:
Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikler
Üzerindeki Siyasî Gölgeyi Kaldırdık

Bu kooperatiflerin amacı çiftçilerin hak ve hukukunu korumak, ürünlerini değerlendirmek, çiftçilerin daha iyi gelir sağlamasını temin etmektir. Dünyanın birçok yerindeki benzeri örgütlerde aynı amacı taşımaktadır. TSKB kurulurken devletin kontrolünde ve yönlendirmesiyle kurulmuştur, bu anlamıyla biraz tavandan tabana bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Fakat ona rağmen çok ciddî fonksiyonlar ifâ etmiştir. TSKB özellikle büyüklerini dikkate aldığımızda (Tariş, Fiskobirlik, Çukobirlik gibi), bunların her birinin büyük birer holding gibi olduğu söylenebilir. Bunların işletmeleri, iştirakleri, ortakları var ve ortaklarının da kendine ait işletmeleri var. Hatta Tarım Satış Kooperatifleri'nin her birini büyük bir KOBİ olarak düşünmek mümkündür Ülkemizdeki KOBİ tanımına giren istihdam, üretim, yatırım kriteri açısından birliklerin her biri orta ve büyük işletmeleri olan, her kooperatifte orta ve küçük işletmeleri olan yapılar olarak değerlendirilebilir


Türkiye Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı
Prof. Dr. Gürol ERGİN ile Söyleşi:
Türk Tarımı Reji İdaresine
Mahkum Edilmeye Çalışılıyor

80'li yılların başında alınan kararların bugün uygulanmak istenen politikaların başlangıcını teşkil ettiğini görüyoruz. Yani birbirinden kopuk değil. Bütün politikaları birleştirdiğinizde Türkiye'nin bugünlerde değil 80'li yılların başından itibaren bir yönlendirmenin içinde olduğunu görüyoruz. Örneğin Tarım Bakanlığı'nın çok önemli genel müdürlüklerinin kapatılması, üretimde geriye gidişin ortaya çıkması, teşviklerin azalmış olması ve özellikle kamu yatırımlarının yarı yarıya düşmüş olması bütün bunların bilinçli hareketler olduklarını biz yıllar geçtikten sonra gördük. O zamanlar bu politikaları yapılan yanlışlar olarak değerlendiriyorduk ama bugün görüyoruz ki bunlar yanlış karalar değil belli bir politik çizginin başlangıç aşamalarıymış. İşte bütün bu değerlendirmeleri bir arada ortaya koyduğumuzda sonuç Türkiye'nin tarımda bugün çok ciddî sıkıntılar yaşadığı ve gelişme trendinin sürekli olumsuza gidişi nedeniyle de bundan sonrada daha büyük sıkıntılar yaşayacağıdır.


Ulusal Tarım Politikalarının Tasfiyesi
Prof. Dr. Oğuz OYAN

Aralık 1999 ile Aralık 2000 arasındaki bir yıllık süreçte 2000-Programı çerçevesinde IMF ve Dünya Bankası'na verilen toplam 5 niyet mektubunda tarıma ilişkin taahhütlerin Türkiye için nasıl bir gelecek hazırladığı, bu yazının ana tartışma konusunu oluşturacaktır. Çöken 2000 Programı sonrasında 2001 Programı'ndada tarıma ilişkin yapısal düzenlemelere aynı ağırlıkla yer verilmiştir. 15 Mart 2001'de açıklanan "Programın Genel Stratejisi" metninde olsun, 14 Nisan 2001'de açıklanan "Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı" metninde olsun, son niyet mektubu bakımından olsun, "âcil yasal düzenlemeler" veya diğer başlıklar altında tarıma ilişkin düzenleme niyetlerinin önceki niyet mektuplarındaki taahhütlerden temel bir farkı olmadığı için, bunların ayrıntılı bir tahlili bile gereksiz olmaktadır.

Türk Kimliği Kuramı Denemesi
Doç. Dr. Hasan BACANLI

Türk toplumu tüm dünya ile paralel olarak bir süredir bir kimlik problemi yaşamaktadır. Türk kimliğinin hangi ölçüt temel alınarak oluşturulacağı ile ilgili tartışmalar, yakın bir zaman içinde sonuca ulaşabilecek gibi görünmemektedir. Türk kimliği araştırmaları çeşitli bilim dalları çerçevesinde gerçekleştirilebilir: Türk kimliği bir tarih sorununa indirgenebilir ve kimliğin tarihî kökenleri araştırılabilir, bu tarihçilerin işidir. Türk kimliği toplumsal bir bütünlük sorunu olarak ele alınabilir ve toplumsal kimliğin oluşma ve sürdürülme mekanizmaları Türk toplumu bağlamında incelenebilir, bu sosyologların işidir. Türk kimliği bir kültür problemi olarak değerlendirilebilir ve Türk kültürünün ne olduğu irdelenebilir, bu antropologların işidir. Türk kimliği, Türk toplumunda kişiler arası ilişkiler sorunu olarak ele alınabilir, bu bağlamda sorunu çözmek sosyal psikologların işidir. Türk kimliği tek tek bireylerin yaşadıkları bir sorun şeklinde ele alınabilir, bu kişilik ve eğitim psikologlarının işidir. Kuşkusuz çözüme, bu yaklaşımların tümünün birlikte ele alınmasıyla ulaşılabilir. Bu yazıda ise, son perspektif kullanılacaktır.

 

İÇİNDEKİLER
OCAK 2002 - Sayı 9
Teknoloji
Küresel Tarım Politakaları ve Türk Tarımı
Tarım ve Köyişleri Bakanı
Prof Dr. Hüsnü Yusuf GÖKALP İle Söyleşi:
Çiftçiyi Desteklemek İçin Kullandığımız Tek Enstrüman Doğrudan Gelir Desteği Değil
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teşkilatlandırma
Genel Müdürü Hikmet YILMAZ ile Söyleşi:
Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikler
Üzerindeki Siyasî Gölgeyi Kaldırdık
Türkiye Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Prof. Dr. Gürol ERGİN ile Söyleşi:
Türk Tarımı Reji İdaresine
Mahkum Edilmeye Çalışılıyor
Toplumsal Evrim Sürecinde Tarım
Kâzım ÜTÜK
Ulusal Tarım Politikalarının Tasfiyesi
Prof. Dr. Oğuz OYAN
Millî Eğitimden Küresel Kraliyetçilere
Türk Aynştaynı Prof. Dr. Oktay SİNANOĞLU ile Söyleşi: Dili Yok Olan Milletler Tarih Sahnesinden Silinir

Türk Kimliği Kuramı Denemesi
Doç.Dr. Hasan BACANLI

Teknoloji, İktidar, Zorbalık ve
Kirlenme Üzerine
Doç. Dr. Özcan YENİÇERİ

İnsan Genetiğine Müdahale
Rachel MASSEY
Okuma Salonu
Hazırlayan: Mehmet KUTAY

 


11 Eylül Petro-Politik İçin Bahane miydi?

11 Eylül'de gerçekleştirilen saldırıların ardından yaşanan gelişmeler, birçok soru işaretini de beraberinde getirmiştir. Özellikle ABD gibi istihbarat ağı geniş bir ülkenin böyle büyük bir organizasyondan haberdar olmaması ve saldırı ardından yapılan tutarsız açıklamalar, olay üstündeki şüpheleri giderek artırmıştır.

2023 dergisi olarak saldırının ardından çıkardığımız sayılarda 11 Eylül'ün değişik yansımalarına -Ekim ayısında küresel hegemonya arzusunun doğurduğu nefret ve bununla gelen felsefî açmazlar, Kasım sayısında işin gerisinde bulunan petro-politik unsuru, Aralık sayısında ise Türkiye'nin yeniden şekillenen düzende alması gereken rol- dikkat çekerek, bu olayın kimler tarafından gerçekleştirildiğinden çok ne anlama geldiğini ve geleceği nasıl etkileyeceğini tahlil etmeye çalıştık. Bu amaca yönelik olarak çıkan Ekim, Kasım ve Aralık sayılarımızda yer alan makalelerde değinilen hususların bazıları, şimdilerde dünya kamuoyu ile birlikte ülkemizde de gündeme gelmektedir.

Kasım 2001 tarihli 7. sayımızın kapak konusu olarak "Afganistan, Hazar ve Türkiye Ekseninde Petro-Politik"i ele almış ve ABD'nin Afganistan'a yönelik saldırısında enerji kaynaklarının önemine dikkat çekmiştik. Özellikle bazı ABD firmalarının Taliban ile anlaşma yolu deneyerek Hazar'daki enerji kaynaklarının kontrolünü ele geçirmek için uğraştıklarına ve Türkiye'nin bölgesel etkinliğini yitirmemesi için daha aktif roller üstlenmesi gerektiğine işaret etmiştik. Bu konuda dünya kamuoyunda dile getirilen iddialar ve yeni Afgan Hükümeti'nin başkanının adı geçen firmanın danışmanı olduğuyla ilgili haberler, bizim işaret ettiklerimizin doğruluğunu teyit eder niteliktedir. Bu konuda CNN-Türk'te ve benzer birçok kanalda konuşan uzmanlar aynı paralelde görüşler ifade etmişlerdir. Son olarak Fehmi Koru "Kulis" köşesinde bir Alman politikacının görüşlerine yer vererek bizim sorduğumuz soruyu yinelemektedir: 11 Eylül Petro-Politik için bahane miydi?


 
ESKİ SAYILAR
Aralık 2001 - Sayı 8

Taşlar Yerinden Oynarken
Türkiye Stratejisini Arıyor
Prof. Dr. Ahmet DAVUTOĞLU İle Söyleşi
Kuzey-Güney, Doğu-Batı Ekseninde
Türkiye'nin Stratejik Derinliği


Kasım 2001
- Sayı 7

TÜRKİYE, HAZAR VE AFGANİSTAN EKSENİNDE
PETRO
POLİTİK

Alev ALATLI İle Söyleşi
Ergenekon'dan Kızılelma'ya
Bir Rüya'ya Yeniden Uyanmak


Ekim 2001 - Sayı 6

3. Dünya Savaşı Tehdidi Altında Tercihimiz:


NEFRETİN SAVAŞI MI?
SEVGİNİN BARIŞI MI?

 

Eylül 2001 - Sayı 5

Türkiye Ne Kadar Güvenlikte?...

Bilge Kağan Hazinesi
Tika Başkanı Dr. Öner Kabasakal ile Söyleşi

İş ve Zihniyet Dünyasının Kimyası Değişirken

Ağustos 2001 - Sayı 4

Kâzım Mirşan: Türk Tarih Tezi Üzerinde Yeniden Düşünülmeli

Deprem

Uzgörü

İklim

Temmuz 2001 - Sayı 3

The Türkçe

Prof. Dr. Mehmet Aydın ile "Din Felsefesi Üzerine sohbet

Yeniden Doğan Vatan: Kırım

Türkiye Kıbrıs Politikasını Gözden Geçirmelidir

Haziran 2001 - Sayı 2

Uyanan Ejderha: ÇİN

Dış Ticaret Müsteşarı Kürşad Tüzmen'le Röportaj

İhanet İdeolojisi

Biz milenyumlular

Mayıs 2001 - Sayı 1

Dünya dönüyor...
Kimin için?

Alev Alatlı ile İkinci Aydınlanma Çağı

Bilgi Toplumunda Savaş

Ekonomik Gelişmeler ve İktisadi Kriz

 

 
Bu sitenin yapımı ve internet hizmetleri FORSNET tarafından sağlanmaktadır