İsrail’in Gazze’ye Saldırısının
Ortadoğu Jeopolitiğine Yansımaları

Dr. Hakan KANTARCI


Giriş

Bulunduğu coğrafyada yaşayabilmek için Arap ve Filistin halkıyla tamamı kendi lehinde bitmiş savaşlara giren İsrail, Ortadoğu’da ABD’nin stratejik ortağı olması dolayısıyla başta ABD olmak üzere Batı dünyasını arkasına alıp, Siyonist Devlet stratejisinin gereği, bölgede kararlılığını sergilemek istemektedir. Özellikle Hamas’ı destekleyen İran, Suriye ve Lübnan’daki Hizbullah örgütü hariç diğer Arap ülkeleri ve Arap Birliği geçmişten aldıkları derslerden (yenilgiler ve başarısızlıklar) ve Hamas’a olan husumetlerinden dolayı İsrail’in bu son harekâtına dişe dokunur bir tepki vermedikleri gibi arabulucu ve ateşkes çağrısında da istekli olmamışlardır. Arap ülkelerinin; ABD tarafından her alanda desteklenen İsrail ile diplomatik, siyasî, ekonomik ve askerî açıdan mücadele etmeye, kınamaya veya barışa davet etmeye gönüllü olmadıkları, Gazze’nin İsrail tarafından işgalinde ortaya çıkmıştır.

Hamasın Kuruluşu, Yükselişi ve Stratejisi

Hamas (İslami Direniş Örgütü), sâdece silâhlı direniş örgütü değildir. Hamas, 1987’de, Birinci Filistin İntifadası’nda (başkaldırı) kurulmuş, sosyal ve ekonomik kollarının yanı sıra askerî kanadı olan bir örgüttür. Mısır kökenli Müslüman Kardeşler örgütünün bir kolu olarak, Gazze Şeridi’nde 1973’de kurulan, “İslamî Merkez” adlı örgüt, Hamas’ın öncülü olarak kabul edilmektedir. Bu örgüt, Gazze ekonomik, idarî, dinî ve eğitsel amaçlı bir üs durumuna gelmiştir. 1970’lerin sonundan itibaren dinî merkezler ve camiler vâsıtasıyla bir ağ oluşturarak, Filistin halkının ihtiyaçlarını karşılamaya ve güvenini kazanmaya başlamıştır. Bu ilişkiler, günümüzde Hamas militanlarına dönüştürülen kişilerin örgüte katılmasına da zemin hazırlamıştır. Hamas’ın örgüte dönüşmesi 1987 yılında gerçekleşmiştir. Bu tarihten itibaren İntifada’nın başlamasıyla, İsrail ile mücadele de ön plana çıkmıştır.

Hamas’ın stratejisi; “İsrai’i, işgal edilmiş Filistin topraklarından çıkarana kadar mücadele” üzerine kurulmuştur. Örgütün mâlî kaynaklarını; Filistin içindeki faaliyetleri ve vakıflar aracılığıyla gelen bağışlar oluşturmaktır. Hamas’ı mâlî olarak destekleyen ülkeler arasında Suriye ve İran başı çekmektedir.
Hamas ile El Fetih örgütü arasındaki temel fark; İsrail ile ilişkilerde ortaya çıkmaktadır. El Fetih İsrail ile görüşmelerden yana tavır alırken, Hamas belli koşullar dışında görüşmelere karşı çıkmaktadır. Hamas; Lübnan Hizbullah’ı, Suriye ve İran ile bağlantılı radikal İslâmcı bir örgüttür.

İsrail’in Hamas’a Bakış Açısı ve Hamas’a Yönelik Politikaları

İsrail, Gazze’de güçlü bir Hamas’ın varlığını kendi geleceği açısından tehdit olarak algılamaktadır. 2006 seçimleriyle Gazze’de yönetimi ele geçiren Hamas yasallaşmış, El Fetih ise yıpranmıştır. İsrail ile görüşmelere açık olan El Fetih’in Gazze’de tasfiye edilmesi, İsrail açısından bir tehdit oluşturmuştur. Ekonomik ve istihdam olarak İsrail’e bağımlı Gazze Şeridi, İsrail tarafından abluka ve ambargo altına alınmış; Hamas’ın gücü zayıflatılmak istenmiştir. 19 Aralık 2008’de biten ateşkes sonrası, Hamas militanlarının İsrail topraklarına roketle saldırıları, İsrail’e beklediği fırsatı vermiştir. 27 Aralık 2008’de, İsrail önce havadan ve denizden, daha sonra da 02 Şubat 2009’da da kara harekâtıyla Hamas’ın tesislerini, mevzilerini, karakollarını, resmî binaları, camileri ve hastaneleri ve hatta BM göçmenlere tahsis ettiği binayı vurarak, 600’den fazla insanı öldürmüş, üç bine yakınını da yaralamıştır.

İsrail, Gazze’nin alt ve üst yapısını, tünelleri, kurumlarını yıkarak, Hamas’ı etkisizleştirmek istemektedir. Ancak, Hamas militanları ile Filistinli sivillerin iç içe olduğu meskûn mahallerde meydana gelen kıyım Hamas’ı zayıflatmamakta, bilakis güçlendirmektedir. Ancak ekonomik yıkım, altyapının imhası, işsizlik, yoksulluk ise Hamas yönetiminin açmazıdır. Bu durum, İsrail ve Hamas’ın karşılıklı oturup anlaşmasını gerektirmektedir. Bu bağlamda; İsrail için güvenlik ön planda iken Filistinliler için de huzur, refah ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi öne çıkan hususlardır.

İsrail’in Gazze Operasyonunun Geri Planı ve Gazze Harekâtı

Batıda Akdeniz, kuzeyde ve doğuda stratejik tepelere, hayatî su kaynaklarına hâkim konumdaki İsrail, bulunduğu bu coğrafyada, 1948 tarihinde, BM tarafından tanınan Tel Aviv merkezli, Siyonist devlet olarak kurulmuştur. Bunun sonucunda, İsrail, bu toprakların esas sahibi Arap ve Filistin halkını ise belli bölgelere sıkıştırmış, su kaynaklarını ele geçirmiş, özellikle Filistin halkının çoğunluğunu Gazze’de mülteci durumuna düşürmüştür. Bu başarısının temelinde; Batı’nın tam desteği, yüksek ve ileri teknoloji, modern harp silâh araç ve gereçleri ve Siyonist ideolojisi bulunmaktadır. Arap dünyasının çok sesliliği ve İsrail ile mücadelede yetersizliği, İsral’in üzerinde yer aldığı bu coğrafyayı ve jeopolitik ortamı kendi lehine çevirmesiyle sonuçlanmıştır.


|Devamı 2023 Dergisi'nde|                                                                             |Abone olmak için tıklayınız|
   


Son Güncelleme Tarihi: 15.OCAK.2009
Bu Site 2023 Dergisi Tarafından Hazırlanmıştır
Webmaster: Davut Merzifonluoğlu