Irak Türkmen Cephesi (ITC) Türkiye Temsilci
Ahmet Muratlı ile Irak Seçimleri ve Yaşanan Gelişmeler Üzerine Söyleşi


Kerkük, Savaş Ganimeti Gibi Kürtlere Sunulmaktadır


Seçim Hilelerini Görmeyenler, “Nerede Türkmenler” Diye Soruyor

2023- Irak’ta ABD işgali sonrası yaşanan gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? ITC olarak Irak’ın geleceğine nasıl değerlendiriyorsunuz? 
Ahmet Muratlı- Irak’ın işgalinden sonra inanıyorum ki, tüm Iraklılarda bir umut vardı. Barış, demokrasi özlemi çekiyorduk. İnsanca yaşamak istiyorduk… Ama baskıcı bir rejimden kurtulduğumuza sevinemedik. Çünkü bu kez baskının aktörleri, türü ve dozu değişti Yok edilemesek de yok sayılmaya çalışılıyoruz.
Bugün Irak genel hatlarıyla üçe bölünmüş ve fiilen işgal edilmiştir. Savaş koşullarında ülkede bir bütünlük sağlamakta mümkün değildir. Eskiden; “Kerkük bir Türk şehri mi Kürt şehri mi? Irak’ın Kuzeyinde bir Kürt federasyonu kurulacak mı kurulmayacak mı? Biz Türkmenler, Kuzey’deki federasyona mı, Bağdat’taki merkezî otoriteye mi bağlıyız?” gibi kaygılarımız, “Türk müsün, Kürt müsün, Şiî misin, Sünnî misin?” gibi etnik ve mezhep ayrılıklarımız yoktu. Eskiden de sorunlarımız vardı ama çoğu aynı coğrafyada yaşamaktan dolayı ortak sorunlardı. Sorunlar, şimdi boyut değiştirmiştir. Gelecekten beklentilerimiz daha farklıdır. 
Kürtleri Araplara karşı kullanmak; Arapları mezhep bazında birbirine düşürmek; Türkmenleri de “bir gün Türkiye ile birleşmek isteyeceğini” düşünerek yavaş yavaş eritmeye çalışmak; ezeli bir politikadır. Hatta son zamanlarda Kürtlerle Türkmenleri karşı karşıya getirmeye çalışmaktadırlar. Biz bu oyunlara gelmedik ve gelmeyeceğiz. Artık, Irak'taki Türkmenlerin hakları, bazı kişi ve grupların insafına bırakılamaz. Tüm dünyanın bilmesi gerekir ki, Türkmenler, Irak'ta gerilim ve istikrarsızlıktan değil, aksine barış, huzur ve kardeşlikten yanadır. Türkmenlerin amacı; Irak'ın parçalanması, etnik temelde bölünmesi değil, aksine Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması, farklı etnik ve dinî gruplar arasında adâlet ve hoşgörü temelinde bir işbirliğinin kurulmasıdır. Bunun için ülkedeki tüm etnik ve dinî grupların haklarına saygı gösterilmesi zorunludur. Irak, ancak bu koşullarda barış ve huzura kavuşabilir. Irak'ın dirliği ve birliği için çalışan Türkmenler bugüne kadar çok büyük bedeller ödemişlerdir. Türkmenlerin artık tek dileği, demokratik, özgür ve güvenli bir Irak'ta yaşamaktır. Irak'taki Türkmen gerçeğinin artık sâdece Irak tarafından değil tüm dünya tarafından fark edilmesinin zamanı gelmiştir. Biz önümüzdeki dönemde bunu temin etmek için çalışacağız.

2023- Irak’ta yapılan seçimleri nasıl yorumluyorsunuz? Seçimler âdil miydi? 
Ahmet Muratlı- Irak'ta bugüne kadar yapılan her icraata, geçmişe atıfta bulunarak meşruiyet kazandırılmaya çalışılmaktadır. Bu açıdan baktığınız zaman Irak ilk kez seçimle tanışmış, Iraklı ilk kez sandık başına gitmiştir. Iraklı demokratik bir hakkını kullanmıştır. Iraklılarda buna lâyıktır ve bunu çok görmemek gerekir. Ama seçimi, usûl ve yönetim olarak değerlendirdiğinizde aynı şeyleri söylemek ve seçimi savunmak mümkün değildir. Seçim âdil olmamış ve adâlet de dağıtmamıştır. Seçimlerin geneline baktığınızda, geçici yönetimde söz sahibi olan Şiî ve Kürt gruplar arzu ettikleri sonucu elde etmiş görünmektedir. 
Özele indirgediğinizde ise seçimlerde en mağdur olan grup Türkmenler olmuştur. Ülke genelindeki seçim ihlâlleri Türkmen yöresinde yoğunlaşmıştır. Gerçek Türkmen oyları sandığa yansımamıştır. Bunda hem sandık hem de oy pusulası yetersizliğinin yanı sıra oyların mevcut olduğu sandıkların çalınması ve çoğu oyların değiştirilmesi etkili olmuştur. Ayrıca güvenlik mülâhazalarıyla sandığa gitmeyenler vardır. Bu arada Sünnî grupların seçimi boykotları da unutulmamalıdır. Sonuç olarak ABD’nin Irak’ı işgali ne kadar meşru ise seçim de o kadar meşrudur. 

2023- ITC’nin aldığı 93 bin civarındaki oy beklenen ölçüde miydi? Gerçek Türkmen nüfusuyla kıyaslandığında bu rakamlar neyi ifâde etmektedir? 
Ahmet Muratlı- Hayır, bu kadar düşük oy beklenmiyordu. Ancak sayımla, seçimi de karıştırmamak gerekiyor. Sayımın yapılamadığı bir ortamda baskın bir seçim, gerçek seçmen hakkında bir fikir vermez.
Biz bu oylarımızdan çok daha fazlasının çalındığını veya değiştirildiğini düşünüyoruz. Ayrıca mevcut nüfus ve seçmen sayıları matematiksel olarak karşılaştırıldığında, çalınmalar ve değiştirmeler hariç, sâdece nüfus hareketlerinden dolayı Kürtler lehine yüzde 15’lik bir fazla oy tespit ettik. Bu fazla oylar onlara minimum 11 milletvekilliği daha kazandırdı. Bir başka değişle biz 11 milletvekili daha çıkartamadık.
Türkmenlerin millî bilinçleri yerindedir ve çok gelişmiştir. Ama yıllarca baskı ve zülüm görmüş Türkmenlerin siyasî bilinçleri gelişmemiş olabilir. Bu nedenle hemen organize olamayabilirler. Kaldı ki bu ilk deneyimleri. Bu seçimlerde herkes kendisini sınadı Türkmenler de… Sonuçtan memnun olmasak da Türkmenlerin siyasî temsilcisinin ITC olduğu tescillendi.

2023- Tam olarak nasıl sıkıntılarla karşılaşıldı?
Ahmet Muratlı- Bir önceki sorunuzda belirttiğim sıkıntılar oldu. Ayrıca Güvenlik mülâhazalarıyla sandığa gidemeyenleri veya gitmek istemeyenleri de dikkate almak gerekir, seçim ihlâllerinin kurbanı olduk. Bunları “mazeret olsun” diye söylemiyorum. Çünkü, hiçbir mazeret başarının yerini tutmaz. Ama ihlâlin boyutlarını göstermesi bakımından tek tek mütalaa edilmeye değer. Ve bu ihlâllerin çoğunluğu Türkmenlere yöneliktir. Türkmeneli yöresinde cereyan etmiştir. Yapılan hiçbir itiraz da değerlendirmeye alınmamıştır. Yâni bu seçimleri tamamen olmasa bile kısmen dahi iptal etmeyi göze alamamışlardır.
Hatırlayacaksınız, ABD’li yetkililer, seçim öncesinde Kerkük’e akın akın Kürtler getirilip yerleştirilirken, bu konuyu gündeme getiren ITC yöneticilerine; “Sizde 100-200 bin Türkmen bulun gelin” demişlerdir. Seçimler sonrasında ise seçim ihlâllerinin gündeme getirilmesi üzerine de “Bizdeki Florida seçimlerinde de böyle şeyler oluyor” diyebilmişlerdir. 
Daha önce birkaç yerde daha yazdım söyledim. İsterseniz, ihlâlleri şöyle bir sıralayayım, sonuçları ne kadar etkileyeceğine okuyucu karar versin:
Özellikle Kerkük, Musul, Salahaddin ve Erbil illerinde şaibeli durumlar var. Bunlar arasında Türkmen yörelerinde sandık sayısının yetersizliği ve oy pusulalarının yetişmediği dikkati çekiyor. Ayrıca, bütün devlet dairelerinin olanaklarının (araç, polis vs.) Kürtler tarafından kullanıldığı, araç trafiği yasağına rağmen Erbil ve Süleymaniye güzergâhında yasağa uyulmadığı dolayısıyla binlerce Kürt’ün, Kerkük'e gelerek oy kullanıp geri döndüğü, seçmenlerin, 130 No’lu Kürt Koalisyonu’nun işaretlendiği hazır oy pusulalarını kullanmaya zorlandığı, 130 No’lu Kürt Koalisyonu’nun işaretlenmediği oy pusulalarının iptal edilmek istendiği, bazı sandıklardan koçan hâlinde 130 No'lu Kürt Koalisyonu’nun işaretlendiği pusulaların kullanıldığı, seçmenlerin bazı yerlerde kurşun kalemle oy vermeye zorlandığı, oy sandıklarının çalındığı, seçim sonuçları üzerinde oynandığı, bazı bölgelerde oy verme saatlerine riayet edilmediği, ölenlerin yerine bile oy kullanıldığı, parmakların boyanmadığı, boyananların da silindiği tespit edilmiştir. Bu konudaki itirazlarımızı seçim komisyonuna ilettik. Hiçbiri dikkate alınmadı…
Daha somut örnekler vermek gerekirse; Duhok'un nüfus 472.238 iken seçmen sayısının 393.655 olması size göre normal mi? Yâni şehir nüfusunun yüzde 83'ü seçmen olmuş.. Bağdat’ta, Yüksek Seçim Komisyonu’na teslim edilen sandıkların 300’ü kayboldu. Bunları nasıl izah edebilirsiniz?
Oy tasnifinde yapılan bir sahtekârlık örneği daha vereyim. Geçenlerde kendi yörelerinde Türkmen Cephesi’ne oy çıkmamasını kabullenemeyen bir aşiret, Meclis Başkanımızı ziyaret edip, “Biz hain değiliz” diye özür dilemişdir. 
Bütün bunları görmezden gelenler de “Nerede bu Türkmenler?” diye sormaktadır.

2023- ITC’nin üç milletvekili dışında, Irak Meclisi’ne başka partilerden giren Türk kökenli milletvekili var mıdır?
Ahmet Muratlı- Evet var… Şiî listesinde 5, Kürlerin listesinden de 4, Allawi ve Yaver’in listesinden birer olmak üzere toplam 11 Türkmen kökenli kişi daha milletvekili seçilmiştir. Dolayısıyla Meclis’teki Türkmen sayısı 14’tür. Bir çok konuda ortak hareket edeceklerini veya Türkmen sorunlarını önce gruplarına sonra da Meclis’e taşıyacaklarını umuyoruz.

Yeni Anayasa Türkmenlere Haklarını Vermelidir

2023- Irak’ın anayasasını hazırlamakla yükümlü bu Meclis’ten Türkmenlerin çatı organı olan ITC’nin beklentileri nelerdir? Nasıl bir anayasa yazılmasını istiyorsunuz? Taleplerinizi geçekleştirmek için izleyeceğiniz strateji nedir?
Ahmet Muratlı- Size yeni anayasadaki beklentilerimizi sıralamadan önce, hâlen yürürlükte olan Geçici Anayasa’yı anlatmam gerekiyor. Bu Geçici Anayasa, çok iyi incelenmiş ve irdelenmiş değildir. Size önce kusurlarını sayayım:
Geçici Anayasa, Irak devletinin tüm eski hukukî müktesebatını yok saymaktadır. Yâni kazanılmış tüm haklar devre dışı bırakılmıştır.
Dinî ve etnik temele dayanan federasyon reddedilirken, coğrafî federasyona yeşil ışık yakılmıştır. Oysa Irak halkının böyle bir isteği olup olmadığı bilinmemektedir ve kendisine de sorulmamıştır. 
Ortadoğu'daki devletlerin üniter bir yapısı vardır. Ancak bölgeye federasyon sistemi, Irak üzerinden getirilmek ve denenmek istemektedir. Bu durum, Irak'ın komşuları için ciddî bir tehdit unsurudur. Çünkü bir süre sonra bölge ülkelerinde de federatif sitemi gündeme getirecektir. Zaten ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi de çok uluslu bir federasyon yapısını içermektedir.
Türkmenlere de Geçici Anayasa’dan nasibini almıştır. Daha doğrusu alamamıştır. Çünkü Türkmenlere çok büyük haksızlıklar yapılmıştır. Bunları da üç başlık hâlinde toplamak mümkündür:
1- Türkmenler, Araplar ve Kürtlerin yanında 3. aslî unsur olarak kabul edilmemiş, Asuriler, Keldaniler gibi idarî ve kültürel bir azınlık gibi görülmüşlerdir.
2- Irak'ta Arapça ve Kürtçe resmî dil olarak kabul edilmiştir. Oysa Irak'ta çoğunluk Arap’tır. O hâlde Arapça resmî dil olarak kalmalıdır. Tek dil uygulamasından vazgeçilecekse o zaman Kürtçe’nin yanında Türkçe de Irak'ın resmî dilleri arasında yer almalıdır. 
3- Irak resmen Kürt ve Arap federasyonuna ayrılmıştır. Türkmen ağırlıklı yöreler de, Kürt federasyonuna terk edilmiştir. Kerkük'ün statüsünün ileride belirlenecek deniyorsa da yapılacak bir halkoylamasıyla her şey bir günde değiştirilebilir.
Hem Irak hem Türkmenler için bu kadar olumsuzluklar içeren bir Geçici Anayasa’nın hem âdil hem barışçı hem de birleştirici olması beklenebilir mi? Şimdi umudumuz yeni yazılacak kalıcı Anayasa’dadır. Hem 3. aslî unsur olarak Anayasa’da tescil edilmemiz hem de Türkçe’yi anadillerden biri olarak kabul ettirmemiz gerekiyor.
Bu süreç seçimler kadar önemlidir ve yeni Anayasa yeni huzursuzluklara nedeni olmayacak tarzda hazırlanmalıdır. Hedefimiz ve beklentimiz budur. 

2023- ITC’nin, Irak’ın bağımsızlığı ve federal bir Irak hakkındaki görüşlerinizi biraz daha açabilir misiniz?
Ahmet Muratlı- Ülke yaklaşık iki yıldır işgal altındadır ve yaklaşık bir yıldır Irak halkının onaylamadığı ve adına “geçici” denilen dayatma bir Anayasa ile yönetilmektedir. Dolayısıyla bu geçici Anayasa, aslında emperyalist güçlerin bölgede kurmak istenen yeni düzenin oluşumuna zemin hazırlamaktadır. Anayasanın meşru olması için o ülkenin kendi halkının gerçek temsilcileri tarafından hazırlanması gerekir. 
Geçici Anayasa da, 3+15 formülü uygulanarak Irak resmen Kürt ve Arap federasyonuna ayrılmıştır. Duhok-Erbil-Süleymaniye Kürt yönetimine, diğer 15 vilayet Arap yönetimine bırakılmıştır. Her iki federasyonun üzerinde ise merkezî Irak yönetimi bulunmaktadır. Zaten, ABD'nin Irak politikasında bugüne kadar Türkmenlerin adı yoktur. Savaş öncesinde Irak'ın geleceğine dair senaryolar yazılırken; Sünnî ve Şiî Araplar ile Kürtler dikkate alındığı hâlde, Türkmenlerin adı bile anılmamıştır. Durum savaş sonrasında da değişmemiştir.
İnancımız odur ki, Türkiye'nin savaşa katılmaması veya ABD'ye yardımcı olmamasının faturası Türkmenlere kesilmiştir. Bu nedenle, Türkmenlerin yaşadığı bölgelerin siyasî ve demografik yapıları değiştirilmek istenirken ABD sesini çıkarmamıştır. Buna rağmen Türkmenlerin en büyük dileği; Irak’ın bir an önce istikrara kavuşmasıdır. Irak’ta yaşanan insanlık trajedisi sona erdirilmelidir. Irak’ın toprak bütünlüğü sağlanmalı, Türkmenler, diğer etnik grupların istifade ettiği tüm haklardan yararlanmalıdır. 
Bize göre, Irak’ın dirliği ve birliği için etnik ve mezhep ayrılıkları bir tarafa bırakılarak, “Irak” üst kimliğinde birleşilmelidir. 


Kerkük İçin Tek Başımıza Mücadele Verdik

2023- Fakat Barzani ve Tabani bölgede bağımsız bir Kürt devleti kurmak istiyorlar. Bölgeyi yakından takip eden birisi olarak ABD’nin tavrı size göre nedir? 
Ahmet Muratlı- Geçici Anayasa'da bölgesel federasyona geçiş için yeşil ışık yakılmıştır. Oysa Irak halkının böyle bir isteği olup olmadığı bilinmemektedir ve kendisine de sorulmamıştır.
Ortadoğu'daki devletlerin üniter bir yapıda olduğu dikkate alınacak olursa, bölgeye federasyon sistemi Irak üzerinden getirilmek ve denenmek istemektedir. Bu durum Irak'ın komşuları için de bir tehdit unsurudur. Eninde sonunda bölge ülkelerde de federatif bir sitem gündeme getirilecektir. Zaten ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi de çok uluslu bir federasyon yapısını içermektedir. Unutmayın, Irak'ın geleceği, bölgenin geleceği demektir. Bu nedenle hazırlanacak yeni Anayasa, Türkiye için de çok önemlidir.
ABD'nin Irak ordusunun lağvederek peşmergelerle işbirliği yapması, Kürt liderlerin, Irak'ın bütünü üzerinde söz sahibi olmalarına neden olmuştur. Bunun için ülke yönetimine talip olmaları tesadüf değildir. Kerkük’te savaş ganimeti gibi Kürtlere sunulmaktadır. 
ABD’nin tercihi, tahminime göre; Irak’ın kuzeyinde bir Kürt oluşumu, güneyinde ise dinsel liderleri öne çıkaran, cemaatlere dayalı, askerî güçten yoksun bir yapı kurmaktır. ABD tercihi bana göre; kendi eyalet sistemine uygun olarak Irak’ı federal bölgeye ayırmak aralarında gevşek bir konfederal yapı kurmaktır.

202- Kerkük’ün işgal sonrası Irak’ta önemi ve pozisyonu nedir? Şu anda en önemli gündem maddesi olarak kamuoyunun tartıştığı Kerkük neden önemli? Kerkük’ün nüfus yapısı tarihî olarak nasıldı? Saddam’ın devrilmesinden sonra neler yaşandı? Bölgede bir çatışma çıkma ihtimali var mı?
Ahmet Muratlı- Bildiğiniz gibi Kerkük bir düğüm noktasıdır. İngilizlerin 20. yüzyılın başlarında Irak’a girmelerinin nedeni de Kerkük petrollerini ele geçirmektir. Bugün de bölgede oynanan oyun, bu petrollerin paylaşımından ibarettir. Çünkü Irak, dünyanın ikinci büyük petrol rezervine sahip ülkesidir. Irak’ın ekonomisi petrole dayanmaktadır. Ülkenin döviz gelirlerinin yüzde 95’i petrolden elde edilmektedir. Dünya’daki petrol rezervlerinin yüzde 10’u Irak’tadır. Irak petrol rezervlerinin yüzde 40’ı Kerkük’tedir. Kerkük, tek başına dünya petrol rezervinin yüzde 7’sine sahiptir. Irak’ın günlük petrol geliri 100 milyon dolardır. Bugün bu paranın nereye gittiği de bilinmemektedir… 
Saddam’ın devrilmesi ve Irak’ın düşmesinden sonra, Kerkük’e giren peşmergelerin öncelikle tapu ve nüfus dairelerini talan etmesi, son bir yıl boyunca Kerkük’ün demografik yapısını değiştirme çabaları, bu şehir üzerindeki emellerini açıkça ortaya koymuştur. Kafalarındaki modeli gerçekleştirebilirlerse, Kerkük’ü sözde Kürdistan’ın başkenti yapacaklardır. 
Bugüne kadar Kerkük için biz mücadele verdik ve yalnız kaldık.. Bakalım bundan sonra tek başına Kürtlerin kontrolüne bırakılmasına Araplar ne diyecektir?.. 

2023- Kerkük-İsrail bağlantılı yeni bir petrol boru hattı inşa projesinden bahsediliyor. Böyle bir projenin Kerkük meselesinde oynadığı rol nedir? 
Ahmet Muratlı- Irak’ın bütün sektörlerde çok büyük bir potansiyel vardır. Türkiye’yi bu kadar avantajlı bir pazardan uzak tutmak isteyen ülkeler ve gruplar olabilir. İşadamları kaçırılmakta, nakliyeciler korkutmak ve yıldırılmak istenmektedir. Öldürülen kamyon şoförleri Türk özel sektörüne bir gözdağıdır. Dikkatinizi çekerim, Türkiye’ye verilmek istenen zarar, Türk özel sektörüyle sınırlı değildir. Biraz daha geniş boyutta düşünecek olursanız, bazı güçler, Türkiye’yi Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattıyla da vurmaktadır. ABD’nin ülkeye müdâhalesinden sonra Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattı, sabotajlardan dolayısıyla doğru dürüst çalışmamaktadır. Burada da amaç Türkiye’yi devre dışı bırakmak, Türkiye’yi önemli bir gelirden mahrum etmektir. Peki bunun alternatifi nedir? İsrail devletinin kurulmasıyla âtıl duruma düşen Kerkük-Hayfa veya Kerkük-Trablus boru hatlarıdır. 
Bu gidişle yeni petrol hatlarının gündeme geleceği mutlaktır. Ancak dünyanın göz diktiği Irak petrolleri, hiçbir etnik grubun tekeline bırakılmamalı, Irak’ın doğal kaynakları olarak değerlendirilmelidir.

2023- Türkmenlerin Irak’taki diğer gruplarla olan ilişkileri nasıl? Özellikle Şiî bir iktidarı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ahmet Muratlı- Osmanlının Irak coğrafyası üzerindeki mutlak hükümranlığı 1520-1923 yılları arasında sürmüştür. Bu nedenle bizim Türklüğümüz konusunda hiçbir kuşkumuz yoktur. Ancak, Irak’ta yaşadıklarını ve Iraklı olduklarını da hiçbir zaman inkâr etmemişlerdir. Bazen unutulmuş, bazen ihmâl edilmişte olsalar da bir millet olma bilincini hiç kaybetmemişlerdir. Irak’ın 3 büyük (Arap-Kürt-Türk) aslî unsuru arasında, ülkelerinin toprak bütünlüğünü en çok savunan, vatan savunmasında da en ön safta çarpışan topluluk Türkmenler olmuşlardır. Dolayısıyla Irak’taki bütün gruplara eşit mesafede durmuş ve dayanışma içinde olmuştur. 
Irak’ı Iraklılar yönetmelidir. Irak’ta Şiîler de bir realitedir. Bunu inkâr mı edeceğiz? Önümüzde Cumhurbaşkanlığı, yardımcıları, Meclis Başkanlığı, Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu oluşumu vardır. Kırgınlıkları bir tarafa bırakarak yine devletimize sahip çıkacağız ve bütün oluşumlara destek vereceğiz.

2023- Türkmenler arasında Şiî ve Sünnî ayrımı var mı?
Ahmet Muratlı- Biz bugüne kadar bunları konuşmazdık. Kimin Şiî kimin Sünnî olduğuyla ilgilenmezdik. Ama bugün bunlar yükselen değerler gibi takdim edilmeye çalışılmaktadır. Türkmenler arasında, eşit oranda, Şiî de vardır, Sünnî de... Bugüne keder mezhep ayrılığı, bizim aramızda farklı duygu ve düşüncelere neden olmamıştır.


Türkmenler Şimdi de Kürtleştirme Politikalarıyla Karşı Karşıyadır

2023- Irak’taki Türklerin siyasî önderlerine yönelik saldırılar düzenlendi. En son Amerikan askerleri ITC’nin Telefar’deki bürosunu bastı. Bunları saldırıları nasıl açıklıyorsunuz?
Ahmet Muratlı- Tarih boyunca Türkmenler, millî kimliklerinin yok edilmesi ve ülkedeki varlıklarının sona erdirilmesi amacıyla, Irak’taki iktidarlar tarafından çeşitli baskı ve asimilasyona hareketlerine ve insanlık dışı uygulamalara mâruz kalmıştır. Bunların bedelini de Türkmen siyasî liderler hayatlarıyla ödemiştir. 
Türkmenlere yönelik katliamların tarihleri 1924’e kadar uzanır. Biliyor musunuz ilk katliamları da bugün “soykırıma uğradık” iddialarıyla dünyayı ayağa kaldıran Ermeniler gerçekleştirmiştir. 4 Mayıs 1924’te Ermeniler Kerkük’te Türkmenlere karşı büyük bir katliam yapmışlardır. 
Türkmenler, daha sonra sırasıyla; İngilizler, Kürtler ve Saddam yönetimi tarafından, çeşitli tarihlerde -1946, 1959, 1980, 1991 ve 1996- katliama uğramıştır. 16 Ocak 1980’deki katliam ise bir dönüm noktasıdır. Bu tarihte, Irak Türkmenlerinin liderlerinden Doç. Dr. Necdet Koçak, Türkmen Kardeşlik Ocağı Başkanı Em. Alb. Abdullah Abdurrahman, İşadamı Adil Şerif, Dr. Rıza Demirci ve onlarca önemli Türkmen aydın idam edilmiştir. Bu Türkmen - Türkiye ilişkilerinde tedavisi uzun yıllar alacak bir yara açmıştır. Bu tarihte Türkmenler, ilk kez Türkiye’den umutlarını kesmişler ve bir sahipsizlik duygusuna kapılmışlardır.
Saddam rejiminin uyguladığı zulüm, sâdece Irak sınırları içinde kalmamış, Türkiye’ye kadar uzanmıştır. 5 Nisan 1991’de Irak’ın İstanbul Başkonsolosluğu önünde sessiz bir protesto eylemi yapan bir grup Türkmen gencine, konsolosluktan Kalaşnikof silâhlarıyla ateş açılmış ve 3 Türkmen genci şehit edilmiştir.
Türkmenlere uygulanan baskı ve zulüm sâdece işlenen cinayetlerle de sınırlı değildir. Türkmenler, bir yandan ferdî ve toplu sürgünlere, bir yandan da haksız yere gayrimenkul istimlâklerine mâruz kalmışlardır. Bunlar hiçte küçümsenecek ve unutulacak olaylar değildir. 
Saddam zamanında Araplaştırma politikalarıyla karşı karşıya kalan Türkmenler, şimdi de Kürtleştirme politikalarıyla karşı karşıyadır. Bunlar da Türkmen toplumunu pasifize ve izole etmeye yöneliktir.
Bölgede ABD askerleri ve peşmergelerin keyfi uygulamaları söz konusudur. Bir avuç direnişçi için bütün bir kent bombalanmakta, harabeye çevrilmektedir. Bundan en son Telafer nasibini almıştır. Direnişçilerin, Türkmen yörelerini sızması ne kadar talihsizlikse, ABD askerlerinin ve peşmergelerin de bunu fırsat bilip Türkmen yörelerini vurmaya kalkması o kadar talihsizliktir. Bu ve benzeri bahanelerle, zaman zaman ITC ve hatta Türkmeneli TV büroları vurulmaktadır. Nerede bu insan hakları örgütleri? 

2023- ITC, tüzel kişilik olarak Irak devletinden maddî bir yardım almakta mıdır?
Ahmet Muratlı- ITC, bugüne kadar Irak devletinden hiç yardım almamıştır. Ama yeni hazırlanacak Anayasa’da siyasî partiler güvence altına alınır ve bir hazine yardımı söz konusu olursa, meclise giren bir grup olarak belki alabiliriz.

2023- ITC’nin basın, yayın ve halkla ilişkiler faaliyetleri ne düzeydedir? 
Ahmet Muratlı- Türkmenler, Irak’ın en temel ve elit etnik unsurlarından biridir. Okuma-yazma oranı en yüksek topluluktur. Eğitim ve kültür, kültür ve sanat Türkmenlerin bir yaşam tarzıdır. Basın-Yayın’a çok büyük önem veriyoruz. Irak’ta kendi matbaalarımızda, onlarca gazete-dergi yayınlanıyoruz.
Şimdi Kerkük’te bir de Türkmenli TV ve radyomuz oldu. Türksat 2A üzerinden yayın yapıyor. Ayrıca ITC Türkiye Temsilciliği bünyesinde bir internet sitemiz (www.kerkuk.net) var. Türkiye Temsilciliği olarak medya ile ilişkilerimize çok önem veriyor ve en üst düzeyde tutmaya çalışıyoruz. Çağımız iletişim çağıdır. Medyayı arkasına almayan, halkla ilişkilerini düzenleyemeyen hiçbir güç odağı başarıya ulaşamaz. Biz de bunun bilincindeyiz.

2023- Son olarak Türkiye’nin Irak politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’den beklentileriniz nelerdir?
Ahmet Muratlı- Türkiye’nin Irak politikasını Dışişlerinin değerlendirmesi daha doğru olur. Bu konuda konuşmak istemiyorum. Türkmen politikasına gelince, geçenlerde (4.3.2005) Türkiye'nin Irak Özel Temsilcisi Büyükelçi Osman Korutürk, CNN Türk’te açıkladı. “Türkmenler artık ayakları üzerinde durmalıdır” dedi.
“Türkiye’den beklenti” diye bir şey yok. Belki bugüne kadar vardı. Ama bugünden sonra yok. Çünkü artık Irak, Türkiye’nin güvenlik sorunu hâline gelmiştir. Türkiye sâdece biz olduğumuz için değil, sınırlarındaki tehlikeler için zaten Irak ile daha yakından ilgilenmek zorundadır.
   

Son Güncelleme Tarihi: 15.EYLÜL.2004
Bu Site 2023 Dergisi Tarafından Hazırlanmıştır
Webmaster: Mustafa Nazif