:: Adres ve Telefon Değişikliği ::
  
Ceyhun Atıf Kansu Caddesi 195/1
   Balgat / ANKARA
   tel: 0 312 287 23 63 - 64
   belgegeç: 0 312 287 04 24

27. Sayımız 15 Temmuz 2003'den İtibaren
    Gazete Bayii ve Kitabevlerinde...



>">

Irak’ın işgalinin ardından ABD’nin Ortadoğu’da şimdi hangi ülkeyi “özgürleştirileceği” konusunda kamuoyunda bir mutabakata varılmış gibi gözükmektedir: İran... Tahran’da rejim muhalifi öğrencilerin yaptığı gösterileri “alkışladığını” açıklayan ABD, İran’a ilişkin niyetlerini pek gizliyor da sayılmaz. İran’ın nükleer santral kurma gayretlerini sürdürmesi ve BM Silâh Denetçileri’nin nükleer silâhların denetimine ilişkin taleplerine olumsuz cevap vermesi, Irak’taki prosedürün bir benzerinin İran içinde devreye sokulmaya çalışıldığının işaretlerini veriyor. AB ve Türkiye’den de İran’a yönelik tasarrufları için destek almaya çalışan ABD, Irak’takine benzer bir dışlanma ile karşı karşıya kalmak istemeyen Ankara ve Brüksel’in şimdilik desteğini almış gibi... Bu ise sürecin işletilmeyle başladığının bir göstergesi olsa gerek. Fakat uzmanların üzerinde anlaştığı bir diğer konu da İran’ın Irak’a benzemediği.. Uzmanlar, ABD’nin İran’a kolaylıkla savaş ilân edemeyeceğini, savaş açması hâlinde de Tahran’a Bağdat’a girdiği gibi elini kolunu sallayarak girmesinin hayli zor olduğunu ifâde ediyorlar. Bu çerçevede, uluslararası câmiadan İran’ın dışlanması ve İran’a yönelik yaptırım kararlarının alınmasının ardından, ABD’nin “özgürleştirme” harekâtını rejim muhaliflerini ve İran’daki etnik grupları tahrik ederek sağlamaya yönelik bir plânı olduğu ve plânı uygulamaya koymak için fırsat kolladığı, bu çevreler tarafından ağırlıklı olarak dile getiriliyor.
 
devam


Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN ile Söyleşi

Mâdem Ürdün Filistin Olacak,
Lübnan da Ermenistan Olabilir


Türkiye-Azerbaycan Bütünleşmesi
Bölgesel Plânları Bozar



ayrıntılar


Azerbaycan 2015

Prof. Dr. Nasib Nasibli

Azerbaycan Cumhuriyeti bugün çetin bir geçiş devrini yaşamaktadır. Müstakillik (bağımsızlık), demokratikleşme ve pazar ekonomisine 12 yıldır devam eden geçiş süreci henüz bu unsurların vazgeçilmezliğini temin etmemiştir. Geçiş devrinin ne kadar zaman alacağı ise hâlâ müzâkere konusu olarak duruyor.



ayrıntılar


Azerbaycan Devletçiliyi ve Millî Azınlıkların Sorunları

Fazıl Gazenferoğlu

Batı’dan alınan, bilimsel teorilere dayanarak kavmiyet, milliyet ve millet gibi tercüme edilen Nation/Natsion- Natsionalitet mevhumlarını Türklük için, özelliklede Azerbaycan Türklüğü için tatbik etmemiz gerekirse, Fransa’da ve ya Almanya’da anlaşıldığı mânâya yaklaşabileceğimizi düşünmek zordur. Çünkü Avrupa’daki devlet-millet sentezinin, sabit devlet modelini tamamlamamış, Azerbaycan gibi devletlere ve bu topraklarda yaşayan millî unsurlara tatbik etmenin objektif sorunları olduğu inkâr edilemez. 



ayrıntılar


Azerbaycan’da Mevcut Siyasî Durum
ve Devlet Başkanlığı Seçimi

Araz ASLANLI

Azerbaycan’da, 15 Ekim 2003’te yapılacak devlet başkanlığı seçimi, şimdiden bölge açısından en önemli gündem maddelerinden birisini oluşturmaya başlamıştır. Bunun çeşitli nedenleri bulunmaktadır. Bu, öncelikle Azerbaycan’ın jeopolitk ve stratejik öneminden kaynaklanmaktadır. Azerbaycan, demokrasi konusunda ciddî sıkıntılar yaşamakta olan Kafkasya’nın bir parçasıdır. Azerbaycan, Batı ile, bazılarında kısmî demokrasi olsa da bazıları monarşi benzeri yönetime, bazıları katı diktatörlüğe sahip olan Türkistan cumhuriyetleri arasında bir köprüdür. Azerbaycan’ın konumu nedeniyle, önümüzdeki devlet başkanlığı seçimi Kafkasya ve Türkistan cumhuriyetleri için örnek teşkil edebilecek niteliktedir.



ayrıntılar


Azerbaycan Yeniden Hassas
Bir Sürece Girmiştir

YASİN ASLAN

Geçmişte iktidar kavgalarından büyük zarar gören Azerbaycan’da, 15 Ekim 2003’te Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacaktır. İktidar değişikliğinin eşiğinde bulunan Azerbaycan, yeniden hassas bir sürece girmektedir. İktidar mücadelesine yönelen siyasî gerginlik, tırmanmaya başlamıştır. Bu gelişmeye paralel olarak siyasî güçler arasındaki mücadele şiddetlenmektedir.



ayrıntılar


Gündem İran: Azerbaycan'da
ABD'ye Güvenmenin Riskleri

Yalçın SARIKAYA

İçinde bulunduğumuz günlerde, ABD’nin Irak’tan sonraki ikinci hedefinin İran olduğu yönünde güçlü bir kanaat oldukça yaygın. Bu durum, İran’ın ve genel olarak bölgenin yeniden analiz edilmesini gerektirmektedir. İran’a bir ABD operasyonu olsa da, olmasa da İran ve bulunduğu coğrafya uluslararası politika bakımından sürekli bir önem taşımaktadır. Jeopolitik ve tarihsel sebeplerden kaynaklanan bu önem, en fazla bu coğrafyaya komşu bölgeler / devletler bakımından söz konusu olabilir.



ayrıntılar

  

Azerbaycan'ın Ekonomik Yapısı ve
Enerji Kaynaklarının Ekonomik Önemi


Dr. Osman Nuri ARAS

Ülke içinden geçen uluslararası kervan yolları nedeniyle Azerbaycan, eski tarihlerden beri dünya devletlerinin dikkat merkezinde oldu. Batı ile Doğu arasında “altın köprü” rolüne sahip olan Azerbaycan, 1813’de Gülistan ve 1828’de Türkmen Çay anlaşmaları ile Kuzey ve Güney Azerbaycan olmak üzere ikiye ayrılarak Rusya ve İran tarafından paylaşıldı. 1917 Bolşevik İhtilâli’nden sonra 28 Mayıs 1918’de Mehmet Emin Resulzâde başkanlığında kurulan “Demokratik Azerbaycan Cumhuriyeti” 27-28 Nisan 1920 gecesi Ruslar tarafından işgal edildi. 1922’de Kafkasya Ötesi Federal Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ne katıldı, 1936’dan sonra ise Azerbaycan SSCB adını aldı. SSCB’nin dağılmasının ardından ise 18 Ekim 1991’de bağımsız bir devlet oldu.



ayrıntılar

  

Güney Azerbaycan Gerçeği ve İran'daki Siyasi Gelişmelir

Yrd. Doç. Dr. Selma YEL

Son haftalarda kamuoyunun dikkatini çeken hususlardan biri, İran’daki iç karışıklıklar ve buradaki Azerî ve Türkmen nüfusunun mevcudiyetidir. Konunun uzmanları ve meraklıları haricinde çoğu kimsenin ilk defa duyduğu bu haberlerde belki de en şaşırtıcı olan, İran dahilindeki Azerbaycan Türkü nüfusunun Türkmenler hariç yaklaşık 30 bin civarında gösterilmiş olmasıdır.



ayrıntılar

  

Güney Azerbaycan Türklerinin
Sosyo-Kültürel Faaliyetleri


Dr. Bilgehan A. GÖKDAĞ - M. Rıza HEYET

Güney Azerbaycan, tarihî coğrafya açısından günümüz İran’ının kuzeybatısı ve batısındaki Doğu Azerbaycan, Batı Azerbaycan, Erdebil, Zencan ve Hemedan eyaletlerinden oluşurken, etnik bakımdan İran’ın başkenti Tahran’a kadar kesintisiz olarak uzanan büyük bir coğrafyayı kapsamaktadır. Güney Azerbaycan coğrafyası dışında özellikle de Fars eyaletinde yaşayan Kaşkay ve Eynallu Türkleri de lehçe özellikleri açısından Azerbaycan Türkleri ile birlikte araştırılırlar.

ayrıntılar

  

AB-Türkiye İlişkilerinin Antomisi ve
Teslimiyetçiliğin Kutsallaştırılması


Dr. Esat Öz

Türk milletinin son iki yüzyıllık modernleşme macerasında “Avrupa güzergâhı”, bazen “dönüşü olmayan yolu”, bazen de “tuzaklarla dolu bir yolu” ifâde etmektedir. 19. yüzyıla gelindiğinde millî dinamik ve değerler merkezli yenilenme kabiliyetini büyük ölçüde kaybeden Osmanlı/Türk toplumunun arayışları ve dış tesirlere açıklığı giderek hız kazanmıştır. Bu süreç, Osmanlı Devleti’ni hâkim bürokratik ve entelektüel elitin öncülüğünde Batı medeniyetinin çekim ve cazibe alanının yörüngesine oturtmuştur. Elit içi mücadele ise, bu tercih ve eğilimin reddedilmesinden çok, benimseme ve örnek alma derecesi (yöntemleri) arasındaki farklılaşma ve çatışmayı yansıtır. Bu arayış ve yönelişin altında, Batı’nın özellikle 17. yüzyıldan itibaren ekonomik ve askerî üstünlüğü ele geçirmesi, özünde ise dünyanın yenilikçi önderlik vasfını kazanması yatmaktadır.

ayrıntılar


Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN ile Söyleşi
Mâdem Ürdün Filistin Olacak, Lübnan da Ermenistan Olabilir
Türkiye-Azerbaycan Bütünleşmesi
Bölgesel Plânları Bozar


Azerbaycan 2015
Prof. Dr. Nasib NASİBLİ

Azerbaycan Devletçiliği ve
Millî Azınlıkların Sorunları

Fazıl Gazenferoğlu

Azerbaycan'da Mevcut Siyasî Durum ve Devlet Başkanlığı Seçimi
Araz ASLANLI

Azerbaycan Yeniden Hassas Bir
Sürece Girmiştir

Yasin ASLAN

Gündem İran: Azerbaycan'da ABD'ye Güvenmenin Riskleri
Yalçın SARIKAYA

Azerbaycan'ın Ekonomik Yapısı ve Enerji Kaynaklarının Ekonomik Önemi
Dr. Osman Nuri ARAS

Güney Azerbaycan Gerçeği ve İran'daki Siyasî Gelişmeler
Yrd. Doç. Dr. Selma YEL

Güney Azerbaycan Türkleri'nin Sosyo-Kültürel Faaliyetleri
Yrd. Doç. Dr. Bilgehan A. Gökdağ
M. Rıza HEYET

AB-Türkiye İlişkilerinin Anatomisi ve Teslimiyetçiliğin Kutsallaştırılması
Dr. Esat ÖZ

Okuma Salonu


2023 e-grubuna
üye olmak için aşağıdaki
boşluğa e-mailinizi yazıp
onaylayınız.

    




Stratejik Açıdan
Doğu Akdeniz ve Kıbrıs

Yazar: Prof. Dr. Osman Metin Öztürk
Yayınevi: Altınküre 

1990 öncesinin gözlüğü ile olaylara bakıldığında, belki Kıbrıs’ta son dönemde yaşananlar sıradan, kanıksanmış ve artık bıkkınlık veren gelişmeler gibi görülebilir. Bu bakış açısı, 1990’lı yılların başında ortaya çıkan değişim sürecini, barış içinde bir arada yaşamayı öngören yeni bir düzen olarak kabul etmekte ve Kıbrıs sorununu da, bu bağlamda, 1990 sonrasında ortaya çıkmış bu yeni düzeni sabote eden, bölgede huzuru bozan bir sorun olarak görmektedir. Uluslararası ilişkilerin doğasındaki çıkar olgusunu ve çıkar çatışmasının son 10 - 15 yıl içinde nasıl daha acımasız hâle geldiğini görmezden gelen bu bakış açısı, 1990’lı yılların başında kalmış gözükmektedir. Bu algılama, değişim rüzgarlarının ilk hissedildiği yılların beraberinde getirdiği bir algılama olup, sonradan ve giderek değişmiş, değişim rüzgarlarının yeni bir düzeni değil, düzensizliği getirdiği her gün biraz daha fark edilmiştir.
Bugün ülkeler, uluslararası politikadaki mevcut konumlarını korumak ve uluslararası politikada öne çıkma adına çok ciddî bir rekabet içerisine girmişlerdir. Bu rekabet, acımasız ve sert olması bir yana, aynı zamanda giderek daha çok teknoloji yoğun ve uzayı kullanmayı içeren bir boyut da kazanmaktadır. Bu durum, enerji konusunun her zamankinden daha çok önemli olacağı anlamına gelmektedir. Doğu Akdeniz ve Kıbrıs Adası’nı, öncelikle bu açıdan görmek gerekir…


devam
  









Son Güncelleme Tarihi: 16.TEMMUZ.2003
Bu Site 2023 Dergisi Tarafından Hazırlanmıştır
Webmaster: Mustafa Nazif