 |
|

|
Uluslararası Adâlet Divanı’nın Kosova Kararı
ve Etkileri
Gözde KILIÇ YAŞIN
Kosova’nın bağımsızlığının uluslararası
hukuka aykırılığı konusunun Uluslararası Adâlet
Divanı’na (UAD) taşınması, dünyanın dikkatini
bir kez daha bu soruna çevirmiştir. Yargı
sürecinin sonunda Divan’ın tavsiye nitelikli bir
danışma görüşü sunacağından ve özellikle kararın
sâdece Sırplar ve Arnavutları ya da Sırbistan ve
Kosova’yı değil tüm dünyayı ilgilendiriyor
olmasından dolayı taraflardan her hangi
birisinin bir hüküm üzerinden zafer ilân
edebileceği kadar açık ifadelerin kararda yer
alması beklenmiyordu. |
|
| |
 |
|

|
Doç. Dr. Cüneyt YENİGÜN:
"Balkanlar’da Türkiye’nin Rakibi Yok"
2023-
Yugoslavya’nın parçalanması sonrasında
Balkanlar’da çok kanlı olaylar yaşandı.
Aradan geçen zamana rağmen acılar
unutulmadığı gibi Balkanlar’daki istikrarın
pamuk ipliğine bağlı olduğuna dair birçok
emare var. Öncelikli olarak Balkanlar’ın
genel bir fotoğrafını çekmenizi istek neler
söylersiniz?
|
|
| |
 |
|

|
Unutmadık
Ersin KÜÇÜKBARAK
11 Temmuz 2010…
Yer Srebrenitsa…
Potaçari Şehitliği…
Yüzlerce tabut yan yana…
Hiç bu kadar cenazeyi bir arada görmemiştim.
Sahi kaç kişi görmüştür ki?
774 tabut…
Kulakları sağır eden bir sessizlik
Tabutlar… Hepsi kuş kadar hafif…
|
|
| |
 |
|

|
Bosna Sorunu Kalıcı Çözülmelidir
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN
Vatikan’ın kurulmasından bu yana sürüp giden
Hıristiyan bir Avrupa yaratma idealinin
ortaya çıkardığı en önemli sorunlardan
birisi Bosna konusudur. On beşinci yüzyılda
Müslümanları ve Yahudileri Avrupa kıtasının
batı bölgesinden sürüp çıkartarak tüm kıtayı
bir Hıristiyan bölgesine dönüştürmeyi
hedefleyen Vatikan Hıristiyan merkezi,
Avrupa Hıristiyan nüfusunu yüzyıllardır
Müslümanlara ve Yahudilere karşı kullanarak,
tarihteki dinsizlik imparatorluğu olan Roma
devleti gibi bir Hıristiyan Avrupa
imparatorluğu yaratabilmenin ardında
koşmuştur.
|
|
| |
 |
|

|
Türkiye-Sırbistan İlişkilerine Dair Tarihsel
Bir Kesit
Prof. Dr. Esat ARSLAN
Güney Slav Birliği anlamına gelen “Eski
Yugoslavya” ayrımsallıkların özenle
kurumsallaştırıldığı bir birliktelikti. Bu
coğrafî bir birliktelikten ziyade, ayrımsal
kültürün şekillendirdiği bir yansımaydı.
“Üçüncü Dünya” lideri Tito, Osmanlı’nın
bırakmış olduğu bu coğrafyada
ayrımsallıkları kurumsallaştırmıştı. |
|
| |
 |
|

|
Avrupa’ya Yakın İnsanlıktan Uzak;
Bosna-Hersek ve Kıbrıs
Ayşe Meltem ÇEKİRDEKCİ
Dünyada
yaşanan soykırımlara baktığımızda sistematik
bir şekilde, istenmeyen ırkın, etnik grubun/
halkın zalimce öldürüldüğünü görüyoruz. II.
Dünya Savaşı’ndan sonra yaşanan en büyük
felâket olarak tarihe geçen Bosna-Hersek
savaşı ve hakkında Uluslararası Adâlet
Divanı’nın “soykırım” kararı bulunan
Srebrenitsa da bunlardan biridir. |
|
| |
 |
|

|
Güzel
Bosna’da Çirkin Oyun
Fadime DURAN-Orçun SABAY
Yugoslavya,
Slovenleri, Hırvatları, Boşnakları, Sırpları,
Slovenleri, Makedonları ve Arnavutları bir arada
tutan büyük ve bağlantısız bir ülkeydi. Josip
Broz Tito’nun eşit halklardan meydana gelen
federal bir topluluk olarak ilân etmesiyle
Yugoslavya, dünya tarihindeki yerini almıştır. |
|
 |
|

|
Balkan
Stratejisinde Milliyetçilik
İpek ÇİFTÇİ
İngiltere’de
Nisan ayından bu yana devam eden ve
Temmuz’da sonuçlanan Eyüp Ganiç dâvâsı, bizi
1992-1995 yılları arasında eski
Yugoslavya’nın mirası üzerinde yaşanan o
kanlı günlere geri götürdü. Etnik ve dinî
farklılıkları nedeniyle katledilen
insanların dramı ve Batı güçlerinin yanı
başlarında yaşanan bu vahşete seyirci
kaldığı günleri, ayları ve gerçekte yılları
bir kez daha hatırladık. |
|
 |
|

|
Medeniyetler Çatışması ve Bosna-Hersek
Zeynep LEBA
Soğuk savaşın
bitişi yeni bir dünya düzeninin başlangıcı
anlamına geliyordu. Soğuk savaş sonrası
dönem, Fukuyama’nın “tarihin sonu” tezinin
aksine Batı için düşmansız ve ötekisiz bir
dönem olmamış ancak yeni dünya düzeninin
formülasyonunda “medeniyetler çatışması” baş
köşeyi almıştır. |
|
| |
 |
|

|
Rusya’nın Balkanlar Politikasının Bazı
Hususları
Dr. Ali ASKER
Rusya’nın
Balkanlar politikası tarih boyu değişik
süreçlerden geçmiştir. Rusya İmparatorluğu,
Ortodoks ve Slav halkları korumak ve himaye
etmek adı altında Balkanlar’a yönelik
projeler gerçekleştirmişse de, Rusya’nın
istediği bir ortam bir türlü
gerçekleşmemiştir. |
|
| |
 |
|

|
Bosna-Hersek’in Avrupa Macerası
Mehmet ŞAHİN
Savaşlarla ve
insanlık dramlarıyla öne çıkan 20. yüzyıl,
son trajedisini ironik bir şekilde insan
haklarının en gelişmiş olduğu düşünülen
hatta “insanlığa karşı suçlar” kavramının
doğduğu coğrafyada yâni Avrupa kıtasında
yaşadı. Yugoslavya’nın dağılmasının ardından
Avrupa’nın orta yerinde meydana gelen
savaşların sonunda yeni devletler tarih
sahnesine çıkarken, bilhassa doğu
ülkelerinde “insan hakları” kavramının da
gerçekten bu sahnede olup olmadığı
tartışılmıştır. |
|
| |
 |
|

|
Balkanlar’dan Bosna-Hersek’e Amerikan
Politikası
Sinem DEMİRKIRAN
Amerika
Birleşik Devletleri ve Sovyet Rusya’nın,
İkinci Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan
milletlerarası kuvvet boşluğunu doldurma
çabaları, hiç şüphesiz ki dünyaya yepyeni
bir şekil vermiştir. Almanya tehdidine karşı
Sovyet Rusya ile yapmış olduğu askerî
işbirliği sonucu Avrupa’dan tekrar kendi
kıtasına çekilmeye hazırlanan ABD, Sovyet
Rusya’nın Orta Doğu, Avrupa ve Uzak Doğu
istikâmetinde harekete geçtiğini öğrenmesi
ile çeşitli stratejiler geliştirmeye
başlamıştır. |
|
| |
 |
|

|
Hiçbir Devlete Âit Olmayan Topraklar: Batı
Trakya’nın Hikâyesi
Mehmet Şükrü GÜZEL
Batı Trakya,
doğuda Meriç Nehri ile Türkiye'den, batıda
Mesta-Karasu Nehri ile Yunanistan
Makedonyası’ndan, kuzeyde Rodop dağları ile
Bulgaristan'dan ayrılmakta, güneyde Ege
Denizi ile çevrili bulunmaktadır. |
|
| |
 |
|

|
Batı’da ve Türk Toplumunda Yeni Dinsel
Hareketler
Prof. Dr. Orhan TÜRKDOĞAN
TGelenekli ve
tarihsel Türk toplum yapısı, çevre-merkez
diyaloguna dayalı uyumlu bir oluşumu temsil
etmektedir. Kültür tarihimizin verileri bize
bu gerçek uyum tablosunu açıklamaktadır.
Ancak,16. yüzyıldan itibaren bu armoni
kimliğini koruyamamış, çevre-merkez
diyebileceğimiz bir yapılaşmanın içine
girmiştir. |
|
| |