 |
|
Yıl:8
Sayı: 102 Fiyatı: 6.50 TL |

|
 |
 |
|

|
Kafkasya’da Bitmeyen Hâkimiyet Mücadelesi ve
Türkiye
Prof. Dr. Özcan YENİÇERİ
Farklılıklar
laboratuarı niteliğindeki Kafkasya’da SSCB’nin
çöküş sonrasında üç bağımsız devlet meydana
gelmişti. Bu devletler, henüz toparlanmadan
kendilerine bağlı özerk bölgelerin sorunlarıyla
yüz yüze geldi. Bu bağlamda Gürcistan için
Abhazya ve Osetya; Ermenistan ve Azerbaycan için
ise Dağlık Karabağ temel itilaf konusu oldu. |
|
| |
 |
|

|
Prof. Dr. Aygün ATTAR:
Türkiye-Ermenistan İlişkilerinde Amerika’nın
Telkinleri Etkilidir
E. Dursun-
Türkiye ile Ermenistan arasında parafe
edilen ve 10 Ekim’de imzalanacağı açıklanan
protokollere ilişkin olarak gelinen noktayı
nasıl değerlendiriyorsunuz? Özellikle ikinci
protokolde protokollerin kabul edilmesinden
2 ay sonra sınır kapılarının karşılıklı
açılması planlanıyor. |
|
| |
 |
|

|
Kapılar Kimin İçin Açılıyor?
Yrd. Doç. Dr. Yalçın SARIKAYA
Türkiye ve
Ermenistan, 10 Ekim 2009 günü Türkiye saati
ile 21.00’de diplomatik ilişkileri kurmaya
ilişkin protokolü Zürih’te, ABD, Rusya,
Fransa, Slovenya ve İsviçre Dışişleri
Bakanlarının katıldığı bir törenle imzaladı.
Bu protokolün iki ülke meclislerinde kabulü
bir prensip olarak benimsenerek zorunluluk
hâline getirildi. |
|
| |
 |
|

|
Türkiye’nin Normalleşme Arayışları Işığında
Güney Kafkasya
Araz ASLANLI
Türk dış politikası açısından Ekim 2009’a,
Güney Kafkasya’ya ilişkin olarak iki önemli
gelişme beklentisi ile girilmişti. Bu
beklentinin birincisini, Moldovya’nın
başkenti Kişinev’de gerçekleştirilen BDT
Devlet Başkanları Zirvesi sırasında, 8
Ekim’de Azerbaycan ile Ermenistan arasında,
Karabağ sorununa (Azerbaycan topraklarının
Ermenistan tarafından işgali sorununa)
ilişkin anlaşma, diğerini ise, 10 Ekim’de
İsviçre’de “Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin
normalleşmesine” ilişkin daha önce paraf
edilmiş protokollerin imzalanması
oluşturmaktaydı.
|
|
| |
 |
|

|
Karabağ Ermenilere Verilemez
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN
Son
zamanlarda sürekli “açılım”lara doğru
sürüklenen Türkiye’de, en önemli
açılımlardan birisi olarak da, “Ermeni
açılımı” olarak isimlendirilen yeni
girişimler gündeme getirildi. Devletin en
tepesindeki yöneticilerin başlattığı süreçle
birlikte Türk kamu görevlileri şimdiye kadar
bilinen çizginin dışında hareket etmeye
başladı. |
|
| |
 |
|

|
Temel Dayanaktan Yoksun “Ermeni
Protokolleri”
Prof. Dr. Esat ARSLAN
Perde
arkasındaki Ermenistan’ın emelleri
bağlamında ABD Dışişleri Bakanlığı’nda
çerçevesi ve içeriği çizilen, Türkiye’nin
çokça dahil edilmediği, sâdece Ermenistan ve
ABD arasında aylar süren ince eleyip sık
dokunan müzakerelerin ardından, 31 Ağustos
2009 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin
sâdece parafının alınmasıyla Protokoller
oluşturuldu.1 |
|
| |
 |
|

|
Azerbaycan ile Türkiye Arasında Bilimsel ve
Eğitim Alanlarında İşbirliği
Lale KERİMOVA
Azerbaycan
ile Türkiye arasındaki işbirliği üzerine
çalışmalar yapılırken genellikle konunun
siyasal, ekonomik ve askerî boyutları üzerinde
daha fazla durulmaktadır. Tabiî ki, ikili
ilişkiler açısından bu alanlar büyük önem
taşımaktadır. |
|
 |
|

|
Avrasya’da İşbirliği ve Kalkınmanın Öncüsü:
Nazarbayev Asya’nın Yükselen Yıldızı:
Kazakistan
Dr. Hasan Ali KARASAR
1991 yılının
Ağustos ayında gerçekleşen bir darbe sonucu
Rusya Federasyonu Sovyetler Birliği’nden
bağımsızlığını ilân ettiğinde, fiilî olarak
soğuk savaş yıllarının bu süper gücü tarih
sayfalarına karışmış oluyordu. |
|
 |
|

|
Dengesiz Güçler Merkezi Avrasya
Haktan BİRSEL
Ahmet Reşit’in “Büyük Oyunu’nun İkinci
Perdesi”, ABD eski Başkanı (Baba) Bush’un,
“Yeni Dünya Düzeni” şeklinde isimlendirdiği
Avrasya güç mücadelesinin 1990 sonrası yeni
şekli, günümüze kadar geçen süre içinde ne
yazık ki Avrasya’nın yerli halklarının
lehine bir gelişme doğurmamıştır. |
|
| |
 |
|

|
Türk Kültür Birliğinin Önemi ve Türk Dünyası
Jeokültürüne Yönelik Stratejik Öngörü
Dr. Hakan KANTARCI
Türk
varlığının bugüne değin sürekliliğini ve
dinamikliliğini sağlayan, Türk kimliğini
anlamlaştıran ve millet benliğini oluşturan
olgu, “temel değerler” olmuştur. Bu temel
değerler, Türk kültürünü merkeze alan öz
değerlerdir. |
|
| |
 |
|

|
Günümüz Siyasal Oluşumları: Kürt Sorunu mu?
Türk Sorunu mu?
Prof. Dr. Orhan TÜRKDOĞAN
Günümüz Türk
toplumunun en önemli dinamiklerinden biri
Güneydoğu sorunudur. Bunun da temelinde
etnisite sorununa dayalı oluşumlar
yatmaktadır. Şu anda aydınlar, yöneticiler,
siyasal partiler, sivil toplum örgütleri,
akademik kuruluşlar ve basın-yayın organları
kendilerine özgü çözüm yollarını ileri
sürerek, eylemlerde bulunmaktadırlar. |
|
| |
 |
|

|
Türkiye-Azerbaycan Diplomatik İlişkilerinde
Stratejik Bir Obje Olarak Kültürün Yeri ve
Rolü
Dr. Yaşar KALAFAT
Günümüz Türk
toplumunun en önemli dinamiklerinden biri
Güneydoğu sorunudur. Bunun da temelinde
etnisite sorununa dayalı oluşumlar
yatmaktadır. Şu anda aydınlar, yöneticiler,
siyasal partiler, sivil toplum örgütleri,
akademik kuruluşlar ve basın-yayın organları
kendilerine özgü çözüm yollarını ileri
sürerek, eylemlerde bulunmaktadırlar. |
|
| |
|
 |