 |
|
Yıl:6
Sayı: 74 Fiyatı: 6.5 YTL |

 |
Dış
destekli PKK – Kongra Gel terörünün ülkemiz genelinde
oluşturduğu öfke, terörle mücadeleyle geçen 25 yılın
tesiriyle zaman zaman yerini sükûta bırakmışsa da,
hiçbir zaman dinmemiş ve terör faaliyetinin maksadının
hâsıl olacağı bir yılgınlık, bıkkınlık ortamı Türkiye’de
oluşturulamamış / oluşturulamayacaktır. Türk toplumu
geçen süre zarfında sergilediği kararlı ve sağduyulu
tavrıyla, Türkiye’nin terör vâsıtasıyla teslim
alınmasına, dönüştürülmesine müsaade etmeyeceğini, oyunu
kuran çevrelere göstermiştir. Tabiî ki geçen süre
zarfında Türk toplumunun olayı algılaması ve verdiği
tepkilerde bir değişim olmuştur; ama bu değişim,
Türkiye’nin üniter yapısından taviz verilmesi yönünde
bir kanaate doğru değil bilakis üniter yapının
korunmasına ilişkin artan bir hassasiyete doğru
evrilmiştir.
PKK – Kongra Gel terörünün Türkiye’deki toplumsal
dinamiklerden, sosyal ve iktisadî sorunlardan beslenerek
varlığını sürdürdüğü, bu yönde atılacak olumlu adımlarla
terörün önüne geçileceği yönündeki söylemler, son 5-6
senede atılan adımların netice vermemesiyle
inandırıcılığını yitirmiştir. Bu söylemi
dillendirenlerin AB’ye üyelik yolunda yürümeyi reçete
olarak sunması ve toplumu da bu yönde belirli oranda
ikna etmeleri, zaman zaman oluşan sükûtun başka bir
izahıdır. Fakat, AB’ye üyelik yolunda atılan adımların
Türkiye’nin sorunlarının alt edilmesine değil
derinleşmesine yol açtığı; AB’nin, kat edilen mesafe
nispetinde, Türkiye’ye karşı tavrının menfileştiği
görülmüş ve bu proje uyarınca yapılması gerekenlerin,
terör başta olmak üzere, Türkiye’nin sorunlarına merhem
olmayacağı toplumun geniş kesimleri tarafından
anlaşılmıştır. Muhakkak ki, PKK – Kongra Gel terör
örgütünün çökertilmesi için alınması gereken sosyal ve
iktisadî tedbirler olmalıdır, fakat bunlar çözümün
sâdece bir ayağını oluşturmaktadır.
.

|
|
 |
 |
|

|
Siyasî Karara Gereksinme Duyulmadan
Türkiye’nin Irak’a Askerî Müdâhale Yapması
Kaçınılmazdır
Prof. Dr. Esat ARSLAN
Birinci Dünya
Savaşı’nın sona ermesinden itibaren üzerinde
durulan en önemli noktalardan birisi Irak’ın
barışa kavuşturulmasıydı. Daha Kahire
Konferansı’nda, Irak’ı barışa kavuşturma sorunu
ele alınmıştı. Barış bu bölgeye nasıl
getirilecek, insanlar barışa nasıl
kavuşturulacaktı? |
|
| |
 |
|

|
PKK
Terörü: İktidar, ABD ve Barzani
Prof. Dr. Özcan YENİÇERİ
Soğuk savaş sonrası bütün dünyada büyük bir
ayrışma yaşanmaktadır. Ülkeler, inançlar ve
ideolojiler kendi içinde ayrıştırılmaktadır. Etnisite
ve din bu ayrıştırmada kullanılan en önemli
maniveladır. |
|
| |
 |
|

|
Irak’ın
Kuzeyinde Barışçı Çözüm
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN
Türkiye
Cumhuriyeti bir yandan genel seçimlere
giderken, diğer yandan giderek tırmanan PKK
merkezli terör nedeniyle Irak’ın kuzeyine
bir askerî müdâhale yapıp yapamama sorunu
ile karşı karşıya kalmıştır. Ülke, genel
seçimlerin sağlıklı yapılabilmesi için barış
ortamı ararken, giderek tırmanan bir terör
olayı ile karşılaşması seçim güvenliği için
Irak’ın kuzey bölgesine müdâhale konusunu
âcilleştirmiştir. |
|
| |
 |
|

|
Irak’a
Müdahalenin “G” Günü Geldi mi?
Doç. Dr. Celalettin YAVUZ
Son haftalarda PKK terör örgütünün, iklimin
elverişliliğinden istifadeyle terör
faaliyetlerini artırması, şehit
cenazelerinin Genelkurmay Başkanı’nın bile
gözlerinden yaş akıtacak derecede derin
yaralar açması üzerine, Irak’ın kuzeyine
askerî müdâhale seçeneği çok konuşulmaya
başladı.
|
|
| |
 |
|

|
Terör,
Kontrollü Gerilim Stratejisi ve Psikolojik
Harp
F. Prof. Dr. Nurullah AYDIN
Aynı kişinin aynı fiilden dolayı bir ülkede
özgürlük savaşçısı bir kahraman, sınır
ötesinde affedilmez suç işleyen hain olarak
görülmesi, bir eylemin gerekli ya da facia
olarak tanımlanması, terör ve terörizm
konusunda ortak kabulü olanaksız hâle
getirmiştir. |
|
| |
 |
|

|
“Cumhuriyet Mitingleri” ve Toplumsal
Boyutları
Prof. Dr. Orhan TÜRKDOĞAN
Nisan ve
Mayıs aylarında, ülkemizin Ankara, İstanbul,
İzmir, Manisa, Çanakkale, Samsun ve Denizli
gibi kültürel dinamikleri yüksek olan
illerimizde, ardı arakası kesilmeyen yüz
binlerin katıldığı kitlesel “Cumhuriyet”
mitingleri yanında, pencerelerden kutsal
Türk bayraklarının, 22 Temmuz seçim
sonuçlarına kadar, “Cumhuriyeti” potansiyel
olarak temsil eden “Resmî Parti”nin zaferi
için sallandırılması ve bazı iletişim
organlarında sürekli kitleleri bu doğrultuda
şartlandırma kampanyalarının sürdürülmesi,
öylesine gelip geçici sıradan olaylar
değildir. |
|
| |
 |
|

|
Stratejik Bir Olgu Olarak “İlaç”: İlaç
Dünyasının 21. Yüzyılı ve Türkiye
Prof. Dr. Hakan Hadi KADIOĞLU
İnsanoğlunun
sâhip olduğu en değerli varlığı hayatıdır. Buna
dayanarak yaşama hakkı en kutsal hak olarak
kabul edilmektedir. İnsanın sağlığının hayatının
herhangi bir döneminde bozulması muhtemeldir. |
|
 |
|

|
Arka Bahçe Stratejileri
Haktan BİRSEL
Dünyada,
yayılmacılık ve emperyalizm başladıktan sonra,
kıta içi ve kıta dışı hammadde, insan ve toprak
merkezli hâkimiyet oluşturmak isteyen bütün
güçler için “arka bahçeler” var olmuştur. Büyük
güçlerin etkinliklerinin zamana bağlı olarak
azalması veya etkin güçlerin yer değiştirmesi
sonucunda arka bahçelerin kontrolünde değişimler
olmuş, fakat coğrafî ve etnik özelliklerin zaman
içerisinde değişmemesi sonucu, her boyutta
hâkimiyet tesis eden veya etmek isteyen güç
merkezlerinin arka bahçe mücadeleleri sürekli
olarak var olmuştur. |
|
 |
|

|
İstihbarat ve Bilgi Yönetimi-I
Mehmet TORUNLAR
Fizikî bir yönü olmayan, ama güç faktörü olarak
da önemli bir konuma sâhip bilginin günümüzde
etkinliği giderek artmakta, bilginin akılcı ve operasyonel
kullanılması maksadıyla yönetilmesi yeni
dinamikleri ortaya çıkarmaktadır. Bilginin
güç olduğunu artık kabul etmeyen yoktur. |
|
 |
|

|
Eğitim ve Yabancılaşma
Şerif BUDAK
Yerleşik norm ve alışkanlıkların dışında
arayışlar içinde olan gençliğin toplumla
bütünleşememesinin “yabancılaşma” olgusunu
gündeme getirdiğini belirten Tezcan’a göre
yabancılaşma, gençlik için kuşaklar arası
çatışmaya neden olabilecek boyutta önemli bir
sorundur (Tezcan,1997:183). |
|
| |
|
 |