Prof. Dr. Saadettin GÖMEÇ:

“Türkler, Tanrı’nın Yeryüzündeki Hizmetkârlarıdır”


Hunlardan Beri Türk İsmi Var

2023- Öncelikle Türk adının tarihsel kökenine değinmek isteriz, Türk adına hangi tarihi kaynaklarda rastlamaktayız?

S. Gömeç-
Türk adına bildiğimiz şekliyle en eski olarak Çin kaynaklarında rastlıyoruz. İlk defa Hunlar çağında bir unvan şeklinde, Türk devletinin içinde hâkimlik yapanlara verilen bir isim olarak ortaya çıkmaktadır, Türk kavramı. Bilindiği üzere “Türk” kelimesinin etimologlara göre güçlü, kuvvetli ve töreli gibi birçok anlamı bulunmaktadır. Türk’e “töreli-yasalı kanun sahibi” anlamının verilmesi ise buradan kaynaklanmaktadır. Hun Devleti’nde Türk unvanını taşıyanlar belirli bir çağda adâlet işlerine bakıyor ve düzenliyorlar, daha sonra bir kavim yahut da halk adına dönüşüyor. Eski Türklerde, boy isimleri olarak şahısların isimlerinin veya unvanlarının alındığı görülmektedir. Daha sonra bu isim genişliyor, büyüyor ve arkasından bir milletin adına dönüşüyor. Çin kaynaklarında Türk isminin tarihsel süreci budur. Tabiî Çin kaynakları dışında İslâm kaynaklarında ve Yahudi kaynaklarında -Tevrat’ta- da Türk ismi geçiyor, ancak bunların birçoğu tevatür. Yâni Yahudi kaynaklarına pek güvenmemek lâzım onlar birçok kavramı iç içe geçirmek, benzeştirmek yoluna gidiyorlar. Bu bakımdan bu gibi kaynaklara ilmî bir dikkat göstermek lâzım.

Türkçe kaynaklara bakıldığında ise Türk ismi ilk defa Köktürk yazıtlarında geçiyor. İki heceli ve tek heceli hâliyle, hem “Türük” hem de “Türk” hâliyle. Bununla alâkalı olarak etimologların çeşitli iddiaları var: Tek heceliden iki heceliye mi geçti, iki heceliden tek heceliye mi döndü şeklindeki tartışmalar söz konusu. Ama bugün tek heceli hâlini bütün Türk dünyası kullanıyorsa, iki heceliden tek heceliye döndüğünü söylemek mümkündür.

Tarihî sürecini kısaca bu şekilde izah edebiliriz. Ama bunun kesinlikle şu tarihte ortaya çıktığını söylemek mümkün değil. Çünkü Çin kaynaklarına baktığımızda Türklere âit bilgilerin MÖ. 2200’lerden itibaren başladığını görmekteyiz. Kuzeylerinde yer alan bu kavim dikkatlerini çekiyor ve esasında kendi tarihleriyle beraber Türk tarihini de başlatıyorlar. Fakat kesin tarih verebilmemiz mümkün değil. Çin kaynaklarındaki veriler, Köktürk kitabelerindeki tarihlendirmeler söz konusu olduğunda böyle bir şey tespit etmek mümkün. Ama kuşkusuz bundan önceki tarihlerde de Türk ismi vardı.


Türklerin Millî Bir Alfabesi Vardır

2023- Hocam, tarih araştırmaları bakımından yazının bulunuşu ve toplumlar tarafından kullanılışı büyük bir önem taşıyor. Türk tarihiyle yazılı kaynaklar ya da yazı arasındaki bağı kısaca bize açıklar mısınız?

S. Gömeç-
Tarihçiler olarak, biz tarihi yazının bulunuşuyla başlatıyoruz. Tarih yazıyla başlar diye, halk arasında da tarihçeler arasında da bir görüş var. Tarih yazıyla başlıyor ise Türk milleti ayrıcalıklı bir millet. Dünyada kendisine âit alfabesi olan ender milletlerde biriyiz. Tarihte birçok alfabe gelip geçmiş, Mısır hiyerogliflerini biliyoruz, Hitit, Asur ve Sümer yazılarını biliyoruz, Finike yazısını biliyoruz. Fakat bu yazıların sahiplerinden bugüne kadar kalan kimse yok. Ya yok olmuşlar ya da başka milletlerin içinde eriyip gitmişlerdir. Kendine âit yazılarıyla tarih sayfasına çıkıp bugüne kadar gelen ender milletlerden birisiyiz biz. Kendimize âit bir yazımız var.

Köktürk alfabesi, zaman zaman Orkun alfabesi de dediğimiz işaretlerin çoğu günlük hayatta kullanılan işaretlerden türemiştir. Bu alfabenin menşeiyle alâkalı çeşitli tartışmalar var. Özellikle bazı Batılı ilim adamlarının, Türklerin bu alfabeyi Soğdlardan, Fenikelilerden, İbranilerden alındığı ya da eski Roma alfabesinden türettiği şeklinde birtakım iddiaları var. Ancak biraz evvel belirttiğimiz üzere bu alfabe kullanılan harfler Türklerin günlük hayatta kullandıkları birçok nesnelerin sembolleştirilmiş şekilleridir. Belki yabancı milletlerin alfabelerinden de bazı harfler girmiş olabilir, bu da gayet normaldir. İnsanlık tarihi boyunca kültürler arası iletişim ve alışveriş her zaman olagelmiştir. Ancak ortada Köktürk alfabesi dediğimiz bir millî alfabemiz var. Özellikle güney Kazakistan’da 1976 yılında yapılan kazılarda ortaya çıkan Isık Kurgan mezarındaki buluntular arasında yer alan bir tabağın altındaki yazının tarihlendirmesi, MÖ 5. asra kadar götürülüyor. Burada 26 harflik bir yazıt söz konusu. Milâttan önceki zamanlardan itibaren kullanılan bu yazı gelişe gelişe Köktürk Yazıtları’na kadar ulaşıyor. Köktürk Yazıtları bildiğimiz gibi mükemmel bir edebî dille yazılmış bir eser. Bazen Köktürk alfabesinin tarihlendirilmesi hususunda 8. yüzyıldaki bu yazıtlar örnek gösteriliyorsa da, bu metinler gelişmiş metinler, bunların bir öncesi olması lâzım. Tabiî bunların yanında Arap, Bizans ve Çin kaynaklarında Türklerin kendilerine âit bir alfabelerinin olduğundan, bazı dinî metinleri kendi alfabelerine çevirip, okuyup-yazdıklarından bahsetmektedir. Özellikle Hıristiyanlığa ilişkin metinleri Türklerin kendi alfabelerine çevirdiğini Bizans kaynaklarından öğreniyoruz. Batılı bir kısım tarihçilerin kültürsüz, medeniyetsiz göçebeler olarak adlandırdığı Türklerin kendilerine âit bir millî bir alfabesinin olması göz ardı edilmeyecek bir husus değildir ve bir medeniyetin olduğunun işaretidir.


|Devamı 2023 Dergisi'nde|                                                                             |Abone olmak için tıklayınız|
   


Son Güncelleme Tarihi: 15.MAYIS.2013
Bu Site 2023 Dergisi Tarafından Hazırlanmıştır
Webmaster: Davut Merzifonluoğlu